MEHMET ŞERİF TOPRAK

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çiğli Tramvayı temel atma töreninde yaptığı konuşmada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazineden daha uygun şartlarda ve daha düşük faizle kredi/borçlanma sağladığını söylemesinin ardından tartışmalar sürüyor. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da 10 Şubat 2021 tarihli grup toplantısında yaptığı konuşmada konuyu gündeme aldı ve Kılıçdaroğlu’na yanıt verdi. Erdoğan açıklamasında, “Bunları görünce bir anda 1994 yılında İstanbul Belediye Başkanlığına seçildiğimiz günleri hatırladık. Hazine ve Maliye Bakanlığı herhangi bir tahvil müsaadesi vermedikten sonra hiçbir belediye bu şekilde borçlanmaya gidemez. Bu sonunda bana gelir, benim de onaylamam gerekir. Ben onamadan bu dış borçlanmayı yapamaz. Hatta eski belediye başkanı Aziz Bey’e sor sana anlatsın” ifadelerini kullandı.

İFTİRALARINIZ BİTİNCE...

Erdoğan’ın bu mesajlarının ardından CHP İl Başkanı Deniz Yücel’den de önemli mesajlar geldi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yücel, “Anlaşılan, bakanından genel başkanına kadar AKP’liler, Büyükşehir belediyemizin İzmir’deki ulaşım altyapısına yaptığı yatırımlardan ve istediği anda düşük faizle kredi bulabilmesinden çok rahatsız olmuş..." derken, sel siyaseti ve Cumhurbaşkanlığı kimliği üzerinden de eleştirilerde bulundu. Yücel, “Hakaretleriniz, iftiralarınız bitince kafanızı kaldırın da milletin yoksulluğuna işsizliğine, esnafın içler acısı haline, hak arayan gençlerin uğradığı şiddete bir bakın diyeceğim ama sizin milletle ne işiniz olur ki?” ifadelerini kullandı.

YASAL OLMAYAN KREDİYLE...

Gelinen aşamada AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli de açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşımlar yapan AK Parti İl Başkanı Sürekli şunları söyledi: “İzmir’e çakılan tek bir çivi bizi mutlu eder! Kabul edemediğimiz; boş, dayanaksız savunma ve saldırılardır! Görünüyor ki CHP; ulaşıma bir türlü yapamadığı yatırımlar için, yasal olarak almaları mümkün olmayan krediyle övünüp, bu meseleden medet umarken idrak sorunu yaşamaktadır. Siyaseti, sorumluluktan, özeleştiriden kaçarak topu çevirmeye indirgeyen bu zihniyet; çözüm üretmek yerine suyu bulandırmaya çalışmaktadır. Cumhurbaşkanımızın milletin yarısından çoğunun oluru ile yürüttüğü görev ve yetkilerini kışkırtıcı bir üslupla tartışmaları da bundandır! CHP’nin gözünü, kulağını gerçeklere; İzmirlilerin Genel Başkanlarına verdiği mesaj ‘Artık bizde krediniz bitti’ isyanına çevirmesi elzemdir.Onlar, üstesinden gelemediği sorunların faturasını bize kesmeye çalışadursun;milletimiz kiminle işi olup olmayacağının mesajını vermiştir!”

BÜYÜKŞEHİR’DEN ERDOĞAN’A YANIT

Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İzmir’in içme suyu sorununun kendisinin DSİ’ye verdiği talimatla çözüldüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesinin iki buçuk katı borçlu olduğu için borçlanma hakkının bulunmadığı ve kent altyapısına hiçbir yatırım yapılmadığı yönündeki ifadelerine detaylı cevap verdi. Yazılı olarak yapılan açıklamada, “Geçen hafta tüm barajları dolduran rekor yağışlara rağmen Gördes Barajı’nda doluluk oranı bugün itibariyle hala yüzde 4,5 seviyesindedir. Çünkü ortada çok büyük bir sorun vardır. Gördes Barajı su tutmamaktadır! Bu dibi delik baraja rağmen DSİ, geçtiğimiz 10 yıl süresince hatta hiç su vermediği 3,5 yıl da dahil olmak üzere ve sanki kendi taahhütlerini yerine getirmiş gibi İZSU’dan tahsilat yapmaktadır. Yani İzmirliye kullanmadığı suyun bedelini ödetmektedir. İZSU’nun Gördes Barajı için bugüne kadar ödediği miktar 55 milyon 611 bin TL’dir. Ama bunu da yeterli görmeyen DSİ, taahhüt ettiği ama veremediği suyun bedelinin yaklaşık 21 milyon lira tutan faizini de talep etmektedir. Kısacası Gördes Barajı, İzmir için bir lütuf değil, bir yük olmuştur” denildi.

KREDİ VE ALTYAPI AÇIKLAMALARI

Açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi: “İzmir Büyükşehir Belediyesi iddia edildiği gibi bütçesinin 2,5 katı değil yüzde 59’u kadar borçludur. Güçlü mali yapısı sayesinde uluslararası piyasalardan çok uygun koşullarda bulduğu yatırım finansmanını devletin resmi kurumlarının onayıyla kente getirmektedir. Elbette bir takım eksikliklerimiz bulunmakla birlikte bugün de İzmir’i dirençli bir kent haline getirmek için altyapı sorunlarını öncelikli bir mesele olarak ele alıyoruz. Gerek deprem gerekse sel gibi doğal afetlere karşı hemşehrilerimizin mağdur olmaması için 2021 yılı bütçemizin yüzde 42’sini yatırımlara ayırmış bulunmaktayız. İzmir kenti altyapı yatırımlarında yeteri kadar hükümet desteği almamaktadır. Örneğin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde metro bulunan kentlerimizin tamamında, metro inşaatlarında hükümet desteği olmasına karşın, İzmir’de hükümetimizin 1 metre tüneli bulunmamaktadır. Hükümetin yapmayı taahhüt ettiği Halkapınar-Otogar metro projesi de 7 yıldır bakanlıkta beklemektedir. Buna rağmen belediye ile hükümetin aynı Devletin kurumları olduğu bilinciyle azami düzeyde uyumlu çalışma iradesini koruyor ve bu kentin hak ettiği yatırımları el birliğiyle gerçekleştirecek olmanın umudunu taşıyoruz.”