İZTO Meclis toplantısında ekonomi gündemine dair önemli açıklamalarda bulunan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Özgener, İzmir’de 2021 yılına göre 2022’de ticaret hayatına başlayan şirket sayısında yüzde 22 oranında artış yaşandığını söyleyerek, “Kente yabancı yatırımcı oranında yüzde 64’lük bir artış var” dedi

NURETTİN BAKİ

İzmir Ticaret Odası (İZTO) ocak ayı olağan meclis toplantısı odanın meclis salonunda Meclis Başkanı Selami Özpoyraz başkanlığında gerçekleştirildi. Ülke ve dünya ekonomisinin gündeme getirildiği toplantıda oda hesaplarının 2022 aralık ayı sonu itibariyle durumlarını gösterir mali, finansal tablolar ve hesapları inceleme komisyonu raporu, meclisin onayına sunuldu. Odanın 2022 yılı kesin hesabı ve bilançosuna dair yönetim kurulu teklifi ve hesapları inceleme komisyonu raporu ibra edildi. Yönetim kurulunun ibra edilmesi sonrası kürsüye çıkan Başkan Özgener, meclis üyelerine teşekkür konuşmasında 2022 bütçe harcaması ve 2023’te harcanacak bütçe ilgili bilgi verdi.

TÜRKİYE 2023 BÜYÜMESİ SABİT KALDI

Konuşmasına dünya ve ülke ekonomisinde yaşanan son gelişmeleri değerlendirerek başlayan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Dünya ekonomisi tahminlerden daha fazla yavaşlıyor. Uluslararası finans kuruluşları, 2023 yılı küresel büyümesinin 2022’nin altında kalacağına yönelik tahminler yayınlıyor. OECD, G-20 ülkeleri arasında 2022’de %3,1 olan büyümenin 2023’te %2,2’ye ineceğini öngörüyor. OECD’nin 3. Çeyrek Küresel Görünüm Raporu’nda, Türkiye’nin 2022 yılına ilişkin büyüme tahmini %5,4’ten %5,3’e revize edilirken, 2023 yılı büyüme tahmini %3 olarak sabit tutuldu. Ülkemiz ekonomisinin 2024 yılında ise %3,4 büyüme kaydetmesi bekleniyor. Avrupa Merkez Bankası ise Euro bölgesi için 2022 büyüme tahminini %3,4, 2023 için ise %0,5 olarak açıkladı. 2022’nin son çeyreği ve 2023’ün ilk çeyreğinde Euro bölgesi ekonomisinde kısa süreli bir daralma yaşanabileceği tahminleri yapılıyor. Diğer yandan Dünya Ekonomik Forumu’nun yakın zamanda yayınladığı Global Risk Raporu’nda, 2025’e kadar küresel ekonomiyi etkileyecek riskler arasında toplumsal kutuplaşma, ülkeler arası ticari savaş, iklim eylemi, artan yaşam maliyeti ve resesyon ön sıralarda yer alıyor” dedi.

IMG-20230125-WA0016

ENFLASYON MEVCUT KOŞULLARDA DÜŞMEZ

Mevcut ekonomik koşullarda enflasyonun düşmeyeceğini belirten Başkan Özgener, “Enflasyonun mevcut ekonomi politikalarıyla düşmesinin mümkün olmadığını geçtiğimiz Meclis konuşmalarımda birçok defa sizlerle paylaşmıştım. Aralık ayının baz etkisiyle yüzde 64,27 olarak gerçekleşen yıl sonu enflasyonunda önümüzdeki 3 ayda da düşüşlerin yaşanabileceğini öngörüyoruz. Bu nedenle, 2023’te daha çok kamu finansmanı hesabı, KKM (Kur Korumalı Mevduat) etkileri ve EYT ile düşen işgücüne katılma oranı sonuçlarını konuşacağımızı düşünüyor, enflasyon, kur, cari işlemler açığı ve finansmanının seçime kadar takip edilmesi gereken ana maddeler konumunda olduğuna inanıyorum. Seçim sonrası enflasyon politikasının yönünü şimdiden öngörebilmemiz gerekiyor. Çünkü özel sektördeki fiyat ayarlamalarının Aralık sonu enflasyonuna göre yapıldığını görüyoruz. Bu ayarlamalarla, enflasyonun 2023 sonunda Hükümet’in tahmini olan yüzde 30’un altına düşmesi için, yılın ikinci yarısında talebin ciddi bir şekilde daralması gerektiğini görüyoruz” diye konuştu.

FİNANSMANA ERİŞİMDE SIKINTI YAŞIYORUZ

Konuşmasının devamında Başkan Özgener, “Seçim sonrası ekonomide olası yavaşlama etkisinin, banka ve şirket bilançolarında yaratacağı sonuca bakarak hesaplanması gerektiğine inanıyorum. İthalattaki artış ve cari işlemler açığının nasıl azalacağı konusuna da açıklık getirilmesi, belirsizliğin giderilmesi konusunda etkili olacaktır. Mevcut programın cari işlemlerdeki yapısal açığı azaltma hedefi şu ana kadar tam olarak gerçekleşmedi. Yapısal olarak cari işlemler açığını düzeltmek için seçim sonrasında ne gibi adımlar planlandığını da bilmemiz gerekiyor. Uluslararası kaynaklı gelebilecek negatif etkilere karşı, enflasyon-cari açık-büyüme üçgeninde alternatif senaryo çalışmalarının hayata geçirilmesi gerektiğinin önem taşıdığını düşünüyorum. Çözüm olarak; düşük enflasyon ve makroekonomik istikrarı önceliklendirerek, sıkı para politikası ile kısa vadede yavaşlayan büyüme hızı görebiliriz, ama bu yaklaşımın karşılığında fiyatlama koşullarındaki anomalilerin ortadan kalkacağını, kredibilitenin artacağını ve finansman kalitesinin iyileşeceğini düşünüyoruz. Ülkemiz ekonomisine yönelik öngörülebilir politikalar uygulamamız gerektiği kanısındayım, çünkü ekonomik parametreler birbirini açıklamıyor ve bu nedenle ekonomik tahminlerdeki yanılma payımız yüksek. Pek çok firmamızın finansmana erişiminde ciddi sıkıntılar yaşamaya başlaması ve kredi alma koşullarının gittikçe ağırlaşması birçok defa dile getirdiğimiz başlıca konular arasında yer alıyor. Bu nedenle, işletmelerimizin en büyük sorunu olan finansmana ulaşmada yaşanan zorlukların çözümü noktasında açıklanan 14 aşamalı KGF Paketini olumlu buluyoruz. Özellikle bankalar tarafından şubelere tahsis edilen miktarlar nedeniyle limit olmadığına dair bilgi alan üyelerimizin bize başvurmalarını diliyoruz” ifadelerine yer verdi.

İZMİR’DE ŞİRKET SAYISI YÜZDE 22 ARTTI

İzmir’de 2022 yılında ticaret hayatına başlayan şirket sayısında yüzde 22 oranında artış yaşandığını belirten Başkan Özgener, “Sizinle kentimiz adına bizleri sevindiren bazı verileri de paylaşmak istiyorum. Şehrimizde 2021 yılına kıyasla 2022’de ticaret hayatına başlayan şirket sayısı yüzde 22 oranında artış gösterdi. Açılış gerçekleştirilen 8.136 şirketin toplam sermayesi 2 kat artış ile 5,7 milyar Lira olarak gerçekleşti. Bununla birlikte, yabancı sermaye konusunda da pozitif bir gelişme yaşıyoruz. 2021 yılında 332 yabancı sermayeli şirketin yatırım gerçekleştirdiği kentimize 2022 yılında 545 yabancı sermayeli şirket 259 milyon Türk Lirası değerinde yatırım gerçekleştirdi ve yüzde 64 oranında artış sağlandı. Bu olumlu sürecin, iş ve yatırım ikliminin geliştirilmesi konusunda atılacak adımlarla birlikte daha da zenginleşeceğini düşünüyorum. Devletimizin ihtisas teknopark ve serbest bölge gibi alanlarda attığı adımların, Bilişim Vadisi İzmir’in devreye girmesiyle seviye atlayacak İzmir teknoloji ekosisteminin yatırım dostu paketlerle desteklenmesi halinde kentimiz ekonomisinin ülkemiz ekonomisine vereceği katkının giderek artacağına inanıyoruz” dedi.

ÖZPOYRAZ’DAN KURAKLIK VURGUSU

Türkiye Bankalar Birliği, depremden etkilenen banka müşterilerine yönelik tavsiye kararı aldı Türkiye Bankalar Birliği, depremden etkilenen banka müşterilerine yönelik tavsiye kararı aldı

İklim değişikliğiyle yaşanan kuraklığa dikkat çeken İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz ise kuraklıktan en çok etkilenecek sektörün tarım olacağının altını çizerek, su kullanımı noktasında hassasiyet gösterilmesinin önemine vurgu yaptı.