TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

31 Mart 2024 Yerel Seçimi'nin patronu gerçekten halk mı?

Yazının Giriş Tarihi: 04.04.2024 08:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.04.2024 08:34

“İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene. Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak, hiç olmazsa kolayını yaparsın.” Aziz Nesin

Yerel Seçim Sonuçları açıklandı. Kimisi kazandı, kimisi kaybetti. Konuya kaybetme, kazanma açısından bakarsak, bu seçimin gerçek patronu kimdi? Halkımızı beğensek de beğenmesek de, bu halktan hiçbir halt olmaz desek de; seçmen ‘Patron Benim’ dedi. Seçimin kaybedenleri ve kazananları konusunda neler söylenebilir? Türkiye’de bir seçim süreci daha diğerlerinden farklı olarak  kazasız, belasız sona erdi. Seçimin kazananı da kaybedeni de olduğunu, isimleriyle açıklayan çeşitli yorumları okuduk veya dinledik. Bu yorumlara göre genellikle kaybeden taraf bir hayli fazla çıkmıştır. Şimdi yeni bir dönem, yeni bir süreç ve yeni bir 4-5 yıl veya daha kısa bir süre Türkiye’yi bekliyor olacak. Bana göre kazanan ve kaybeden partilerden ve anlayışlardan çok, burada o beğenmediğimiz, ‘Dağdaki Çoban ile Benim Oyum Bir Olur mu?’ diye hayıflandığımız seçmen; hem muhalefete hem iktidara, çok açık bir mesaj vermiştir. ‘Patron Benim, Ben Karar Veririm, Benim Sağduyuma Güvenin’ demiştir. Kazanan bana göre net olarak halk olmuştur…

İktidarın İsrail karşısında ikircikli politikası, seçim sonuçlarında etkisi olmuş mudur?

Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz bir yana, özellikle iktidar partisinde her ne kadar İsrail’e karşı bir tavır, bir karakter ortaya konsa da; yapılan ekonomik ilişkilerin, ikili ticari anlaşmaların, şüphesiz ki bu partiye ve liderine büyük zarar verdiğini görüyoruz. Bakanların il il gezerek oy istemeleri bir yana; İstanbul adayı gibi bizatihi İstanbul’daki AK Parti örgütü tarafından da “İstenmeyen aday” haline bürünmesi, buna rağmen aday yapılması; seçim sonuçlarını fazlasıyla etkilediğini vurgulayalım.

Bu seçimde madem kazanan halk ise, kaybeden kim oldu? Bana göre iktidar partisi ve onun sorumlu lideri  siyasi yaşamının  en büyük kaybını yaşadı. Ege Bölgesi’nin tamamını kaybederken, Marmara’da ise sadece Sakarya ve Kocaeli’yi alabildi. Hadi ittifaktan dolayı Kırklareli’ni de katarsak 3 il olsun. İktidar kanadı artık enflasyonu, pahalılığı, emeklileri, staj mağdurlarını, hak edilmiş olmasına rağmen hakkı verilmeyen milyonlarca emekçiyi görmezden gelirse (bence görmesi de zordur), ikincil mesaj daha da sert olabilir diye düşünürüm. Tabii ki demokratik bir ortam olursa!

İktidar partisinde seçimin faturası kim veya kimlere kesilecektir? AK Parti kanadında yolunda gitmeyen işlerde faturalar birilerine muhakkak kesilecektir. İl başkanları, belki de kabinedeki isimlerin birçoğu veya hepsine kesilebilir. AK Parti’nin önemli isimlerinden Mehmet Metiner, ciddi uyarılarda bulunmuştur. Mutlaka zaman ayırıp okuyun derim! Metiner; partinin köklerine dönmesi gerektiğini, Aydın Ayaydın gibi isimlerle yollarının ayrılması gerektiğine kadar birçok noktada ciddi uyarılarda bulunmuştur. AK Parti’deki faturadan ziyade esas liderin faturası önemli. Cumhurbaşkanı o faturayı kendisine kesebilir. Sorun bırakmak ya da devam etmek değildir. Nasıl devam edilecek? Nasıl bırakılacak? 1 Nisan itibariyle, 31 Mart’tan önce ortaya konan politikalara dönmeyeceğini sanıyorum. Ya da en azından dönmesi biraz zor gibi.  Cumhurbaşkanının sergileyeceği performans, sadece kendi kaderini değil, partisinin ve ittifakının da kaderini bir nevi çizecektir. Sanmasak da uzlaşmacı, akılcı, barışçıl bir politika yerine bıraktığı yerden devam ederse, bu kez mesaj az önce yazdığımız gibi sert gelebilir. Seçimi CHP kazandı mı? Kazandı sözü yerine rakibi kaybetti dersek daha doğru olur. Yine de kaybettirme ve halkın kazanma sürecinde CHP ve diğer sol parti emekçilerinin katkısını unutmayalım. Ancak bu kazanımı iyi okumak gerekir. Gerçekten CHP belediyeleri çok mu başarılıydı? Bunu da ayrı bir yazıda irdeleyelim!

Uyan halkım uyan, sakın uyanmaz olma! Sözlerimi güzel bir Kıbrıs-Mağusa Türküsü ile bitireyim.

Mağusa Limanı limandır liman (aman aman)

Beni öldürende yoktur din iman

İskeleden çıkdım yan basa basa (aman aman)

Mağusa’ya vardım kan kusa kusa

Uyan Alim Uyan Uyanmaz Oldun

Yedi Bıçak Yarasına Dayanmaz Oldun

Sevgilerimle…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.