TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Kaybedenin hesabı ödediği bütün oyun çeşitleri kumar sayılır mı?

Yazının Giriş Tarihi: 01.06.2024 09:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.06.2024 09:49

Kağıt ve benzeri haram olan bir oyunu oynamak kumardır ve haramdır. Bu ister ödetmesine oynansın isterse zevkine her ikisi de haramdır. Tabi bu oyun ödetmesine oynandığı zaman günah daha da büyük olur. Ancak dama, futbol ve benzeri helal olan oyunları oynamakta bir sakınca yoktur. Fakat caiz olan bu oyunların kumara alet edilmemesi, kazananın, kazanma sonucunda oyundan bir menfaat elde etmemesi gerekir. Kaybeden de maddi bir zarara girmemesi gerekir.

 İslam’da boşanma nafakasının süresi ne kadardır?

İslam, evlilik hayatında kocaya vermiş olduğu hak ve yetkilerin yanında, bir takım görev ve sorumluluklar da yüklemiştir. Bunlardan birisi de kocanın eşinin temel ihtiyaçlarını makul ve normal ölçülerde karşılama ve giderme görevidir. Bu, evlilik akdinden doğan bir sorumluluktur. Kadının zengin veya fakir, müslim veya gayrimüslim olması bu görev ve sorumluluğu değiştirmez.

Kur’an-ı Kerim’de boşanmış ama iddet bekleyen kadına kocasının evinde ikamet etme hak veya yükümlülüğü getiren ve iddet süresince kadına zarar verilmemesini emreden ayetler vardır. Bu ayetler aynı zaman da kocaya eski eşine nafaka vermesini emretmektedir. Söz konusu bu ayette yüce Mevla mealen şöyle buyurmaktadır: “Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın.” (Talak, 65/6). Bu ayetten anlamından hareketle, İslam hukukçularına göre kadının kocası üzerindeki nafaka hakkı evlilik süresi ile evlilik sona erdiğinde ise iddet süresi ile kayıtlıdır. İddet dediğimiz üç ay hali bittiğinde ise nafaka sorumluluğu da bitmiş olur.

Karides ve Yengeç yemek caiz mi?

Kur’an-ı Kerim’de denizden elde edilen yiyeceklerin helal olduğu bildirilmektedir. Nitekim yüce mevla Kur’an’ında mealen şöyle buyurmuştur: “Deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı.” (Maide, 5/96) Hz. Peygamber de “Onun suyu temiz, ölüsü helaldir.” (Ebû Dâvud, “Tahâret”, 41) buyurmuştur. İslam fıkıhçıları bu nasslara dayanarak bütün balık türlerini yemeği caiz görmüşlerdir. Bu konuda görüş birliği olmakla beraber balık türleri dışında kalan midye, kalamar, yengeç, karides gibi deniz ürünlerini yemek hususunda ihtilaf etmişlerdir. Hanefi mezhebi fıkıhçılarına göre kalamar, yengeç, karides yemek haramdır. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerine göre ise bu deniz ürünlerini yemek helaldir.

Namaz ile ilgili Takdim ve Tehir Nedir?

Yolculuk halindeyken ikindi namazını öğle namazı ile veya öğleyi ikindi ile ve yatsı namazını akşam namazı ile veya akşamı yatsı ile birleştirerek kılmak demektir.

Günün Ayeti

Allah dilediği kimselere rızkı bollaştırır da daraltır da. Onlar dünya hayatıyla sevinip mutlu oluyorlar, oysa âhiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir.

Ra’d, 13/26.

 Günün Hadisi

“Gerçek şu ki, her insanın vücudunda 360 eklem (ve kemik) bulunmaktadır. Kim bu eklem sayısı kadar Allahü ekber, elhamdülillah, lâ ilâhe illallah der, Allah’dan bağışlanma diler, insanların yolu üzerinden taş, diken veya kemik gibi şeyleri kaldırır, iyiliği emreder veya kötülükten nehyeder ise, o günü kendisini cehennemden uzaklaştırmış olarak geçirir.” Müslim, “Zekât”, 54.

Günün Sözü

Bu yanda ölümdür. Ama o yanda doğumdur. Ölüm batma gibi görünür aslında doğmaya hazırlıktır.

Mevlana

Günün Duası

Allah’ım beni her daim dünyasını kazanırken ahretini unutmayanlardan eyle.

Bunları biliyor muyuz?

Mahcûr Nedir?

Çocukluk, sefîhlik, delilik, bunaklık vs. gibi çeşitli sebepler yüzünden malını tasarruf hakkından, kullanmaktan men edilen kimse.

Günün Nüktesi

Rahata Erenlerden olmak…

Ebû Katâde b. Rib’î el-Ensâri’nin naklettiğine göre,

Allah Rasulü önünden geçen bir cenaze için “Rahata eren (musterîh) veya kendisinden rahata erilen (müsterâh minhu) biri.” dedi. Yanındakiler, “Ey Allah’ın elçisi, müsterîh ve müsterâh minhu nedir? diye sordular. Allah Rasulü, “Mümin kul, dünyanın meşakkatinden ve sıkıntılarından Allah’ın rahmetine kavuşarak rahatlar, fâcir (günahkâr) bir kuldan da insanlar, beldeler, bitkiler ve hayvanlar rahata erer.” buyurdu. (Buhârî, “Rikâk”, 42.)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.