Düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının, sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir alışkanlık olduğu bilinmektedir. Egzersizin sağlıklı yaşama katkısının en üst düzeyde olabilmesi için, egzersizin de sağlıklı bir ortamda yapılması da oldukça önem taşımaktadır. Özelikle aşırı soğuk ve aşırı sıcak ortamlarda egzersizin, yaşam sağlığı adına bazı önemli sorunlara neden olabileceği de gözden uzak tutulmamalıdır. İçinde bulunduğumuz, sıcak yaz aylarında, düzenli spor alışkanlığının dış ortam koşullarına uygun olarak düzenlenmesi bu anlamda oldukça önem taşımaktadır.

Egzersiz esnasında ve egzersizden hemen sonra, artmış metabolik hızın ısı üretimini de arttırabileceği sık gözlenen fizyolojik bir olaydır. Böyle bir durumda, vücudun termoregülasyon (ısı kontrolü) mekanizmaları derhal devreye girerek, ısı kaybını sağlayacak sistemler sayesinde, vücut ısısının süratle dengeye ulaşması sağlanır. Yaz aylarında dışarıda veya ev içinde, spor salonu gibi sıcak ortamlarda yapılan egzersizlerde oluşan ısının uzaklaştırılması, termoregülasyonun sağlanması, büyük oranda vazodilatasyon (kan damarlarındaki genişleme) ve terleme ile sağlanmaktadır. Sıcak-kuru hava, sıcak-nemli havada egzersiz yapıldığında, ısının uzaklaştırılması (ısı kaybının sağlanması), sporcu sağlığı için oldukça önemlidir çünkü vücut ısısının aşırı yükselmesinin, sağlıklı yaşam adına olumsuz etkiler yaratan, metabolik bir risk faktörü olabildiği sıklıkla gözlenmektedir.

Yaz aylarında yapılan fiziksel aktivitelerde ısı dengesini sağlayan en önemli fizyolojik mekanizma terlemedir. Fiziksel aktivite esnasında, metabolizmada ısı üretiminin artması sonucunda, deri kan akımının artış ile birlikte deriye ait kılcal damarların genişlemesi ve ter bezlerindeki aktivite artışıyla birlikte terleme olayı gerçekleşir. Fiziksel aktiviteyle ortaya çıkan ısı artışı, terlemeyle kontrol altında tutulabildiği için yaz aylarında, özellikle fiziksel aktivite düzeyi yüksek olan bireylerde, su (sıvı) tüketim alışkanlığı, yaşamsal önem taşır çünkü vücutta sıvı miktarı azaldıkça, terleme olayı da yetersiz kalacağı için, ısıya karşı uyum (tolerans) da azalır.

Sıcak hava koşullarında sporcu ve egzersiz sağlığını konu alan klinik çalışmaları inceleyen Nuriye Bayar’ın yaptığı araştırmalarda, kış aylarında, soğuk ortamlarda yapılan antrenmanlarda terleme eşiğinde herhangi bir değişim görülmezken, sıcak yaz aylarında yapılan fiziksel aktivitelerde artan vücut ısısına metabolizmanın uyum göstererek, terleme eşiğinin azaldığı ve egzersiz yapan bireylerin daha erken terlemeye başlayabileceği vurgulanmaktadır. Bu nedenle, yaz aylarında genel olarak, günlük su tüketimini bir miktar arttırmanın gerekli olduğu bilinse de, sıcak ortamda düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı olanların, günde 4-5 litre civarında su ve sıvı tüketmeleri son derece önem taşımaktadır.

Tüm dünyada özellikle yaz aylarında artış gösteren fiziksel aktivite alışkanlığının, sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için, tüketilen günlük su miktarının çok önemli bir fizyolojik görev üstlendiği gözden uzak tutulmamalıdır. Yeterli su ve sıvıyla desteklendiğinde, fiziksel aktivite esnasında tüm metabolik fonksiyonların sağlıklı, dengeli çalışması mümkün olabileceği gibi, egzersizle artış gösteren vücut ısısının zararlı etkilerine karşı, vücudun etkin ve sürekli direnç gösterebilmesi söz konusu olacaktır.