1970’lerde Avrupa’da tüberkülozun yok olacağı tahmin edilmiş, ama bu da olmamıştır. Üstüne üstlük Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) geri kalmış ülkelerde uygulamaya koyduğu “Tüberkülozla savaşım programları” maalesef başarıya ulaşamamıştır. HIV/AIDS sorununun 1980’den sonra dünyada yaygınlaşması, beraberinde tüberkülozun daha da ciddi sayılara ulaşmasını beraberinde getirmiştir. Çoklu İlaca Dirençli Tüberküloz dünyamızın, özellikle yoksul ülkelerin en önemli sorunu olmuştur.

***

Gelişmiş ülkelerin vakit geçirmeden bu soruna el atmaları zorunluluk olmuştur. Yoksa bu hızla hiçbir anti tüberküloz ilaca cevap vermeyen tüberkülozlu hastalarda patlama yaşayabiliriz. Çözümünün başı; her zaman yazdığımız gibi koruyucu hekimlik ilkelerini sıkı sıkıya uygulamaktır. Tedavi Hekimliğini cazip yapmak yerine, toplumu bulaşıcı ve diğer hastalıklardan korumanın daha önemli olduğu gerçeğinden hareket ederek, bu konuda gerekli yatırımları yapmaktır. Hastaları dışlamadan, soyutlayıp damgalamadan, tamamen veremin devlet tarafından finanse edilip, tedavi ve rehabilite edilmesidir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün 2022 Küresel TBC (tüberküloz) raporundaki tahmine göre, 2021’de 2020’ye göre yüzde 4.5 artışla 10.6 milyon kişi TBC’ye yakalanmıştır.

***

Dünyada HIV pozitif kişiler arasındaki 187 000 kişi de dahil toplam 1.6 milyon kişi TBC’den ölmüştür. İlaca dirençli tüberküloz yükü de 2020 ve 2021 arasında yüzde 3 artmıştır. 2021’de 450 000 yeni rifampisin ilacına dirençli TBC görülmüştür. Tüberküloza ve ilaca dirençli tüberküloza yakalanan insan sayısında uzun yıllardan beri ilk kez bir artış rapor edilmiştir. TBC hizmetleri, 2021’deki COVID-19 pandemisi tarafından kesintiye uğrayan diğer pek çok sağlık hizmeti arasında yer almaktadır. Ancak bunun TBC ile mücadeleye etkisi özellikle çok şiddetli olduğunu görüyoruz Doğu Avrupa, Afrika ve Orta Doğu’da devam eden çatışmalar, savunmasız nüfusların durumunu daha da kötüleştirmiştir. DSÖ Başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus konuşmasında, “Pandemi bize bir şey öğrettiyse, o da dayanışma, kararlılık, yenilikçilik ve araçların adil kullanımı ile ciddi sağlık tehditlerinin üstesinden gelebileceğimizdir. Bu dersleri tüberküloza uygulayalım. Bu uzun süreli katili durdurmanın zamanı geldi. İşbirliği ile verem hastalığına son verebiliriz” demiştir.

***

Temel TBC hizmetlerini sağlamada ve bunlara erişimde devam eden zorluklar, TBC’li birçok kişiye tanı konulmadığı ve tedavi edilmediği anlamına gelmiş olup, yeni tüberküloz tanısı konan kişi sayısı 2019’da 7.1 milyon iken 2020’de 5.8 milyona düşmüştür. 2021’de 6.4 milyon ile kısmi bir iyileşme olduğunu, ancak bu sayının hala pandemi öncesi seviyelerin oldukça altında seyrettiğini gözlüyoruz. TBC tanısı konan kişi sayısındaki azalma, tanı konulmamış ve tedavi edilmemiş TBC’li kişilerin sayısının arttığını, bu durumun da öncelikle TBC ölümlerinde artış ve daha fazla kişiye enfeksiyon bulaşmasıyla ve biraz gecikmeyle TBC’ye yakalanan insan sayısının artmasıyla sonuçlandığını göstermektedir.

***

Sözümüzü her zaman yaptığımız gibi dinlediğimde beni ağlatan, verem basilinin çok sinsi bir düşman olduğunu bana anımsatan bir türkü ile Nida Tüfekçi Hocamızın Yozgat-Akmağdeni ezgisiyle bitirelim. Hem de verem hastası bir gencin dramı ile…

Hastane önünde incir ağacı (annem ağacı)

Doktor bulamadı bana ilacı (annem ilacı)

Baş tabip geliyor zehirden acı (annem vay acı)…

***

▪Korunma tedaviden her zaman öncelikli ve avantajlıdır!

▪Eğitim ve sağlık doğuştan kazanılmış bir haktır. Kamunundur. Özele devredilemez!

Sevgilerimle…