23.02.2017, 10:23

Üstün Zekâ ve/ veya Özel Yetenekli Çocuk

Zekânın pek çok tanımı mevuttur. Zihinsel yeteneklerinin ya da zekâlarının birden çoğunda akranlarına göre üst performans gösteren ya da gizilgüce sahip olan, yaratıcılık yanı güçlü olan ve başladığı işi tamamlama, üstesinden gelmede yüksek görev anlayışı bulunanlara üstün zekâlı çocuk denilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim okulları yönetmeliğinde, üstün zekâlı “zekâ bölümü çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 130 veya daha yukarı olan” şeklinde belirtilmiştir. Üstün Özel Yetenekli ise, “zekâ bölümü çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 110 veya daha yukarı olup da, güzel sanatlar, teknik ve benzeri alanlarda yaşıtlarından belirli ölçüde üstün olan” şeklinde tanımlanmıştır.

Üstün veya özel yetenek “akademik alanda ve/veya sanat alanındaki yetenekleri açısından akranlarına göre üst düzeyde performans gösterme durumudur” şeklinde tanımlanmıştır. Bu çocuklar kendi akran gruplarından rastgele seçilmiş bir kümenin %98’inden üstün olan çocuklardır.

Kavramsal tanımının yanı sıra zekânın farklı türlerinden de söz edilmektedir; sayısal, duygusal, ruhsal zekâ gibi.  Çoklu zekâ kuramını geliştiren Gardner’ a göre zekâ, bir ya da birden fazla kültür için değerli olan bir ürünü ortaya koyma ya da problem çözme yeteneğidir ve sözel, mantıksal, müziksel, uzamsal, bedensel zekâ ve başkalarını anlama, benlik bilgisi gibi yedi ayrı zekâ alanı mevcuttur. Her bireyde bu alanların tümü değişik düzeylerde mevcuttur ve bazı kişilerde ortalama düzeyde iken, bazı kişilerde daha fazla gelişmiş olabilir. Gardner’a göre, zekâ ile ilgili klasik tanımlamalar daha çok sözel zekâ ile mantıksal zekâyı tanımlamaktadır.

Toplumu oluşturan kişilerin ancak % 2' lik bir bölümü 130 ve üstündeki IQ derecesine sahiptir. IQ derecesi 140'ın üzerine çıkıldığında bu oran % 0,2’ ye düşmektedir.

Bebeklikten başlayarak bu çocukların özelliklerine dair bazı ayırıcı tanımlamalardan bahsedilmektedir. Ama genel olarak; uzun süreli bellek, geniş sözcük dağarcığı, okuduğunu anlama ve matematiksel akıl yürütme başarısı, tartışmalarda gelişmiş sözel beceriler sergileme, daha güç işlerde daha başarılı olma, karmaşıklığı çözebilme, aşırı yaratıcılık ve yüksek hayal gücü, ilginç fikirlere sahip olma, aşırı merak, çok soru sorma, espri anlayışı ve sanat, bilim, geometri, mekanik, teknoloji ya da müzikte başarılı olduklarından söz edilmektedir.

Kimi zaman üstün zekâ tek başına olmayıp, özgül öğrenme bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi bazı psikiyatrik bozukluklarla birlikte görülebilmektedir. Özellikle özgül öğrenme bozukluğu ile birlikte olduğunda var olan yüksek zihinsel kapasiteye rağmen onu kullanamama, el göz koordinasyon sorunları, okuma yazma sırasında harf, kelime telaffuz ve okuma yazma sorunları, ayna hayali yazma, sosyal ilişkilerde sorunlar nedeniyle çocuğun okul işlevselliğinde ciddi sorunlar yaşanabilir.  Dikkat eksikliği ya da hiperaktivite birlikteliğinde ise tedavi edilmediğinde yine akademik ve sosyal yaşantının etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır.

Üstün zekâya sahip olmanın belki de en zor kısmı bunun nasıl değerlendirileceğinin bilenememesi ve eşlik eden psikiyatrik durumlarının farkına varılamaması nedeniyle mevcut zihinsel kapasiteden faydalanımın kısıtlı olmasıdır. Bir diğer önemli konu ise bu durumun çocukla nasıl paylaşıldığıdır. Kimi zaman okulların yönlendirmesi ile kimi zaman da ailelerin kendi isteği ile “çocuğuma zekâ testi yaptırmak istiyorum” sözleri ile polikliniklere başvuru sayısı da az değildir. Çocuğun durumunun tespiti amacıyla bir zekâ seviye testi yapılacaksa bile bu durumun çocuğun ve ailenin gündeminde sürekli vurgulanan bir yer teşkil etmemesi ve çocuğa bu test hakkında onu tanımak ve daha iyi nasıl yardımcı olabileceğimizi anlamak amacıyla yapılan bir değerlendirme olduğu bilgisinin verilmesi daha uygun olacaktır.

Test ve klinik değerlendirmeler sonrasında çocuğa bazı alanlarda yüksek potansiyele sahip olduğu, ilgi ve becerisinin olduğu alanları da belirleyip zaman içerisinde o alanlarda eğitime biraz daha ağırlıklı olarak yönelmemizin doğru olacağı anlatılabilir. Ancak “üstün zek┠kelimesinin sık vurgulanmaması gerektiği ailelerin aklından çıkmamalıdır. Almış olduğu test puanı ve zihinsel başarı seviyesi yüksek olsa dahi, halen gelişmekte olan ve sosyal ya da duygusal güçlüklerle başa çıkma becerilerini henüz kazanmakta olan bir çocuk için aile beklentileri bazen çok yüksek olabilmektedir.

Kalıtımın izin verdiği oranda zekâ düzeyi giderek artış gösterebilmektedir. Ancak bunun için uyarıcı bir zihinsel çevre gereksiniminin karşılanması önemlidir.  Yapılan araştırmalarda, üstün zekâlı çocuklarla eğitim gören çocukların zekâ puanlarında artma olduğu, normal zekâ düzeyindeki çocuklar ile eğitim gören dahi çocukların zekâ puanlarında ise düşme saptandığı belirtilmektedir.

Üstün zekâlı çocuklara yönelik geliştirilmiş iyi bir eğitim sisteminin tüm ülkeye yaygınlaştırılmış biçimde yürütüldüğünü söylemekten çok uzak bir noktadayız. Sosyal, ekonomik ve kültürel düzeyi düşük ailelerde, azınlık guruplarında, okula gidememiş ya da erken ayrılmak zorunda kalmış olanlarda üstün yeteneklilerin fark edilmesi daha güç olmaktadır. Özellikle ilköğretim ve bir dereceye kadar ortaöğretim programlarında öncelikle çoğunluğun bulunduğu orta ve orta çevresinde yeteneği bulunan çocukların gereksinmelerine göre eğitim programları düzenlenmiştir. Bu durum ise üstün zekâlı ya da yetenekli çocuğun çabuk sıkılmasına, ilgisinin ders dışı başka alanlara kaymasına neden olabilmektedir.

Üstün zekâ düzeyi tespiti yapılmış çocukların öykülerini dinlediğimizde genellikle “üstün” kelimesini itici bulduklarını, sahip oldukları bu “armağan” ı geliştirme şansı bulanların ise şanslı hissettiğini görürüz. Her çocuğun seçme şansı çok olmalı ve farklı alanlarda eğitim alabileceği hem sanatsal, hem akademik,  hem mekanik, hem sosyal kültürel alanlarda eğitim olanakları sunulabilmelidir. Okul öncesi eğitimin küçük yaşlarda başlaması ve bunun sosyal olarak her sosyo-ekonomik düzeydeki aileye sunulan bir hak olması, 0-6 yaş arasındaki çok faza sayıda çocuğa ulaşmayı sağlayarak beyin gelişiminin en hızlı olduğu bu yaş aralığında eğitim için güzel bir başlangıç yapılmasına olanak verecektir.

İlk ve ortaöğretim düzeyinde ise ayrı program çerçevesinde ama karma sınıflarda farklılaştırılmış eğitim modelinin dünyada da büyük ölçüde kabul gören bir yöntem olduğuna dikkat çekilmektedir. Ancak bu konuda taslak olarak sunulmuş olan eğitim modellerinin halen milli eğitim bakanlığınca uygulamaya geçirilmesi yönünde bir çalışma olmadığı görülmektedir.  Üstün zekâlı çocuklara yönelik eğitim veren birkaç kurum dışında, örgün eğitim içerisinde işler bir modele rastlanılmamaktadır.

Ne yazık ki eğitimsel kısıtlılıkların ve bilinçlenmenin az olduğu ülkemizde bu çocuklara verilecek destek anlamında özellikle ailelere ve eğitimcilere önemli sorumluklar düşmektedir.  Çocuğun üstün zekâ ya da yeteneklerinin farkında olan aile, onun için uygun bir eğitim ortamı hazırlamalıdır. Anne babaların yapması gereken en önemli şey bu çocukların, normal çocukların sergilemiş olduğu her davranışı gösterebileceğini asla unutmamaktır. Aileye çok fazla soru sorabilecek olan ve orijinal projeler geliştirebilen bu çocukların fikirleri ve yaratıcılıkları desteklenmelidir. Anne-babaların iyi dinleyiciler olması ve gün boyu araştırıp veriler toplayan çocuklarının fikirlerini dinleme sabrını göstermesi de çocukların bu konuda çözüme ulaşma becerilerinin artmasına yardımcı olur. Hem kendi zihinsel düzeyindeki hem de diğer çocuklarla bir arada olması ise sosyal tecrübesini artıracağı için özellikle önemli bir diğer noktadır.

Okul içerisinde öğretmenlerin bu çocukların farkına vardıklarında aileyi de bilgilendirmeleri, çocuğun orijinal fikir ve yaratıcı alanlarını desteklemeleri, ilgili olduğu alanlarda imkân varsa gelişiminin desteklenmesi önemlidir. Üstün zekâlı ve özel yetenekli çocukların ve diğer çocukların etkin bir öğrenme yaşantısı kazanabilmeleri için belki de en önemli konu, yukarıda bahsettiğimiz çoklu zekâ kuramına dayalı öğretim stratejilerinin uygulanması gerekliliğidir. Böylece her öğrencinin gerçekten ilgi ve becerisinin olduğu alanda gelişmesine fırsat verilmiş olunacaktır.

Geliştirilebilen bir kavram olan zekânın eğitimle daha da ilerletilmesi ve bu çocukların farkına varılarak uygun şekilde yönlendirilebilmesi için milli eğitim, spor, sanat, mekanik ve olası tüm dalların katılımının sağlandığı ve değerleri yitirmeyip kazandığımız, beyin göçünün son bulduğu, akademik ve sosyal programların örgün eğitime dahil edildiği ve okul öncesi eğitime tüm ailelerin ulaşabildiği bir duruma gelebileceğimiz nice güzel günler dileklerimle.

Yorumlar (0)
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye'de uygulanacak Çin menşeli Sinovac aşısını yaptırır mısınız?
Türkiye'de uygulanacak Çin menşeli Sinovac aşısını yaptırır mısınız?
Namaz Vakti 27 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:14
Öğle 13:29
İkindi 16:11
Akşam 18:34
Yatsı 19:54
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. Man City 19 41
2. M. United 19 40
3. Leicester City 19 38
4. West Ham 20 35
5. Liverpool 19 34
6. Tottenham 18 33
7. Everton 17 32
8. Arsenal 20 30
9. Aston Villa 17 29
10. Chelsea 19 29
11. Southampton 19 29
12. Leeds United 19 26
13. Crystal Palace 20 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 20 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 20 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13