Yazar Selin Sunal, mistik bir hikayeyi konu alan, ilk kitabı Beni Kendimle Bırak’ı yayımladı. Sunal kitabını, “Aşkın, hesaplaşmaların, maceraların, rüyanın etkili olduğu sürükleyici bir roman” olarak tanımladı

YUSUF ÇAĞIRTEKİN-RÖPORTAJ

YAZŞADER Edebiyat Onur Ödülleri Töreni Karşıyaka’ da düzenledi YAZŞADER Edebiyat Onur Ödülleri Töreni Karşıyaka’ da düzenledi

Yazar Selin Sunal’ın ilk kitabı Beni Kendimle Bırak, geçtiğimiz temmuz ayında Beyaz Fil Yayınevi’nden yayımlanarak, raflarda yerini aldı. Mistik bir hikayeyi konu alan roman türündeki eser, kısa sürede butik yayınevlerinde en çok satan kitaplar arasına girdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü’nde ekonomist olarak çalışan Sunal, Beni Kendimle Bırak eserini uzun yıllardır yazmak istediğini ve pandemi döneminde kitabını bitirme imkanı bulduğunu ifade etti. Sunal romanını, “Aşkın, hesaplaşmaların, maceraların, rüyanın etkili olduğu sürükleyici bir roman” olarak tanımladı.

İlk olarak bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

1982 yılında İzmir’de dünyaya geldim. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de aldım. 2002 yılında Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirdim. Mezuniyetten sonra 10 yıl boyunca çeşitli bankalarda çalıştım. Daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğünde çalışmaya başladım. 2011 yılından beridir ekonomist unvanıyla ESHOT Genel Müdürlüğünde görev almaktayım. Evliyim, iki kız çocuk annesiyim.

Romanınız kendi türünde dikkat çeken bir eser. Araştırmalarımızda eserinize ilginin epey büyük olduğunu saptadık. Beni Kendimle Bırak kitabının konusu nedir? Kitabı, bu röportaj vasıtasıyla tanıyacak olanlar için kısaca anlatabilir misiniz?

Kitabım mistik bir roman. Beril isminde, 40’lı yaşlarda bir bankacının yaşam hikayesini anlatıyor. Kendi hayatımdan esinlendiğim ufak detaylar da var ama kurmaca bir roman. Beril karakterinin uzun zamandır gördüğü bir rüya var. Bu rüyanın peşinde gidiyor. Rüyayı çözmek için terapistlere, doktorlara gidiyor, rüya tabilerini araştırıyor. Sonunda anlıyor ki; rüyası geçmişle gelecek arasında bir mesaj içeriyor. Daha sonra rüyayı çözmek için bir yolculuğa çıkıyor. Geçmişe hesaplaşmalar, gelecekle ilgili başına gelen olaylar… Aşkın, hesaplaşmaların, maceraların, rüyanın etkili olduğu sürükleyici bir roman.

Yazın hayatınız ne zaman başladı? Bu eseri ne kadar bir süreçte tamamladınız?

Hayatım boyunca hep kısa yazılarım oldu. Makaleler, denemeler, öyküler yazdım. Yarışmalara katıldım. Mansiyon ödüllerim var. Beni Kendimle Bırak da çok uzun yıllar aklımda olan bir eserdi. 2019 yılında karalamaya başladığım bir eserdi. Araya doğum girdi. Pandemi döneminde uzaktan çalışmaya geçilmesiyle birlikte evde kitabı bitirme imkanım oldu. Temmuz ayında Beyaz Fil Yayınevi’nden eserim yayınlandı.

Kitabınıza gelen eleştiriler oldu mu? Okuyucu romanınızı nasıl buldu ve romanın devamı olacak mı?

Şimdiye kadar kitabımla ilgili hiçbir olumsuz eleştiri olmadı. Butik yayınevleri içerisinde en çok satan kitaplar arasında yer alıyoruz. Bu röportajı okuyup, kitabı merak edip araştıranlar da yorumlara bakınca bunu gayet iyi bir şekilde görebilecekler. Herkes çok sürükleyici olduğunu, akıcı bir dille yazıldığını ve birkaç gün içerisinde kitabı bitirdiğini, devamını beklediklerini söylüyorlar. Bu yorumlar çok hoşuma gidiyor. Buradan ifade edeyim ki devamı gelecek bu kitabın. Zaten soru işaretleriyle bırakmıştım. Bir seri gibi olmasını istiyorum. Kitabımın konusuna çok güveniyorum, aldığım mesajlar da bu yönde. Hatta senarist bir arkadaşımla geceler süren bir çalışma sonucunda, kitabımı senaryoya dönüştürdük. Uzun metrajlı bir film için senaryo yarışmasına başvurduk. Değerlendirme aşamasında. Ben bu eserin beğenilirse bir film ya da dizi olmasını çok isterim.

Hiç imza günü düzenlediniz mi? İlerleyen süreçte imza günü etkinlikleriniz olacak mı?

İlk imza günümü Edremit Kitap Fuarı’nda gerçekleştirdim. Onun dışında İzmir Enternasyonal Fuarı’nda açılışından kapanışına kadar tek yazar ve tek kitap olarak 10 gün boyunca ordaydım. 10 gün boyunca İzmirli okurların kitaplarını imzaladım. 15 Ekim’de Denizli’de bir imza günü düzenleyeceğiz.

Biraz da mistisizm konusuna değinelim. Mistisizme ilgi nereden geliyor?

Rüyaların anlam taşıdığına inanırım. Rüyalar bence bir mesaj içerir. Geçmişten ya da gelecekten bir haber olabilir. Yani rüyaların insan hayatını şekillendirdiğine ve rüya tabirlerine inanan biriyim. Hatta ben bir rüya gördüğümde birkaç gün içerisinde buna yakın bir şey yaşarım. Biraz rüyalarını yaşayan biri olduğum için bu kitabın temelinde romanın kahramanı olan kadının görmüş olduğu bir rüya var. Rüyadan hareketle oluşan bir roman.

Yazın hayatınızda varmayı hedeflediğiniz bir nokta var mı?

Ben bu yolda uzun yıllar ilerlemek istiyorum. Öncelikle bu kitabın devamı gelecek, toplamda 3 kitap olacak. Sonrasında yazmış olduğum ve kitaba dönüştürmeyi planladığım öykülerim var. Benim yazmaya dair çok planı var ama ne şekilde ilerler bilmiyorum. Bunu biraz da zaman gösterecek. Yazarlar maalesef ki ya ölünce ya da yaşlanınca değeri anlaşılıyor. Ben de ikisinin arasında yaşlanmadan ve ölmeden bir yer edinmeye çalışıyorum.

Son olarak en beğendiğiniz yazarlar?

Ben küçüklüğümden beri Gülten Dayıoğlu’nun bütün kitaplarını okumuş biriyim. Halen kendi yeğenlerime ve kızıma Gülten Dayıoğlu’nun kitaplarını okutmaya çalışırım. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir yazar. Duygu Asena’yı da çok severim, tüm kitaplarını okudum. Onun yorumunu da çok severim. Canan Tan da beğendiğim bir diğer yazardır.