‘1. Uluslararası Paylaşım Ekonomisi Zirvesi’nde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, imecenin önemine vurgu yaparak, “Paylaşmadan üretim olmaz. Ne üretiyorsak 3’de 2’si doğaya aittir” dedi

Çantayla vurup motosikleti devirerek 2 kişiyi yaralayan şahıs tutuklandı Çantayla vurup motosikleti devirerek 2 kişiyi yaralayan şahıs tutuklandı

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN

Paylaşım Ekonomisi Derneği (PAYDER) tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi desteği ile düzenlenen ‘1.Uluslararası Paylaşım Ekonomisi Zirvesi’, Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM)’nde gerçekletirildi. Çevreye duyarlı ve israfı reddeden yeni ekonomi modelinin sağlanması amacıyla düzenlenen zirvede, paylaşım ekonomisinin dünyadaki gelişim süreci masaya yatırıldı. Zirvenin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer imecenin önemine vurgu yaparken, “Birincisi, paylaşmadan üretim olmaz. İkincisi ise ne üretiyorsak 3’de 2’si doğaya aittir. Bu matematik bozulduğu anda yaşam analitiği de şaşar ve gezegen yaşanmaz hale gelir. Paylaşım ekonomisi bana göre insanlığın en büyük dejavusudur. Dünyayı kaçınılmaz bir sona sürükleyen merkeziyetçi felsefenin iflası ve türümüzün imece kültürünün yeniden keşfetmesidir. Paylaşım ekonomisinin açtığı yol bir kere daha kurda, kuşa, aşa diyebilecek kadar uygar olabileceğimiz günlerin başlangıcını  müjdeliyor. Bugün doğamız, toplumsal ve kendi bedenler üzerinde onarılması çok zor yaralar açan biriktirme ekonomisi, insanlara şahsına münhasır zenginlikler bahsediyor. Kendine ait evler, sadece bir aileye ait olan büyük servetler, paylaşmadan büyüme koşulları zenginlik tarifleridir. Adeta kanserleşme sürecini yansıtan bu tablo sonucunda kimseye refah ve huzur getirmiyor. Bireysel hırslarımızın sonucunda ortaya çıkan ise hasta bir gezegen. Terör, açlık, iklim krizi. Bu hasta gezegeni yaratan ve iktisat biliminin temel paradigması olan bir tespit var. Kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsızdır. Acaba doğru mu? Doğa ile uyumlu kaynak arayışı sonsuz imkanlar sunuyor mu? Güneş, rüzgar, deniz dalgası, hidrojen, sonsuz kaynakların müjdeleyicisi değil mi? İhtiyaçlar gerçekten sınırsız mı? Yoksa çok daha az tüketerek yaşamak mümkünken bizi doyumsuz kılan kapitalist üretim ilişkilerinin tuzağı mı? Bu sınırsız tüketim ihtiyacı ile ilgili eski Uruguay Cumhurbaşkanının çok güzel bir tespiti var ‘Alıyoruz alıyoruz sonra bunları koyacak yer bulamıyoruz. Ancak büyük bir yanılgı içindeyiz. Bunları kazandığımız parayla aile aldığımızı zannediyoruz ancak o parayı kazanmak için tükettiğimiz zamanla alıyoruz’ diyor. Bu tüketim çılgınlığı ve büyük yanılsama insanın kendisine ve doğasına yabancılaşması sonucunda ortaya çıkıyor bu hasta gezegen. Hasta gezegende onun parçası olan bizlerin tek tek iyi olma şansı yok. Dünya hastayken bizde hastayız. Dünya sağlıklıysa bizde sağlıklıyız. İnsan özünün iyi olduğuna inananlardanım. Bu nedenle bu karamsar resmin içinden kaybolup gitmek yerine umuda dört elle sarılmamız gerektiğini düşünüyorum. Umudu yeniden inşa etmenin yolu ise paylaşmaya inanmaktan geçiyor” dedi.

1 MİLYAR TON YİYECEK ÇÖPE ATILIYOR

PAYDER Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Ayber ise paylaşmanın, Türk kültüründe derin bir olgu olduğuna vurgu yaparak, “Komşusu açken tok yatmayı reddeden bir kültürümüz var. Sadece bizde değil, dünya da sahiplenilmiş ancak kullanılmayan ekonomik varlığın ihtiyacı olana ihtiyacı olduğu sürece kiralamada paylaşım önemli bir kavram. Paylaşım ekonomisi deyince ne anlamamız lazım? Sahibi olduğu ekonomik durumun ihtiyacı olana ihtiyacı olduğu kadar kiralanması ve bundan ekonomik bir durum yaratılması. Bugün bizler paylaşmanın hem sosyal hem manevi boyutunu tartışırken, daha çok ekonomik değer yaratan boyutuna bakacağız. Çoğumuz biliyoruz ki 2000’li yıllar dijital teknolojileri çok yoğun kullanmaya başladığımız yıllar oldu. Bu süreçte çeşitli araştırmalar yapıldı. Bunlardan en kapsamlısı 2014 yılında yapılan bir araştırmaydı. Bu araştırmada 2013 yılı itibari ile paylaşım ekonomisinin en çok kullanılmaya başlandığı 10 ekonomik sektör içindeki payı ölçüldü ve bunun 15 milyar doları bulduğu anlaşıldı. Bu sadece ilk kapsamlı araştırmanın sonucuydu. Sonrasında AB’de de çeşitli araştırmalar yapıldı. Neden bu kadar potansiyeli var araştırma ekonomisinin? Her yıl BM rakamlarına göre 1 milyar 3 milyon ton yiyeceği çöpe atıyoruz. Bunların içinde belli bir bölümü paylaşarak ekonomiye kazandırmanın ne kadar büyük katkı sağlayacağını  düşünün. Türkiye’de ise 37 milyon ton yiyecek çöpe atılıyor. Paylaşım ekonomisi burada bu nedenle çok büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından zirvede, yazar ve ekonomist Emin Çapa ‘Paylaşım ekonomisini neden önemsemeliyiz?’ konulu bir sunum gerçekleştirdi.