“Atatürk’ün İzinden Büyük Akdeniz Barışı” konulu sempozyumda konuşan Başkan Soyer, “Gerginlik tırmanıyorsa barışı haykırmak daha kıymetli. Halklarımızın bu vicdan ve cesarete sahip olduğunu düşünüyorum. Barışı daha kuvvetli haykırmaya devam edeceğiz, kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.

Kripto para borsası davası ticari dava sayılmadı Kripto para borsası davası ticari dava sayılmadı

ÇAĞLA GENİŞ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ege Barış ve İletişim Derneği tarafından düzenlenen “Atatürk’ün İzinden Büyük Akdeniz Barışı” konulu sempozyuma katıldı. Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe Başkan Soyer’in yanı sıra Ege Barış ve İletişim Derneği Başkanı Bülent Tanık, Egede Birlikte Var Olma ve İletişim Derneği Başkanı Villy Tendoma Zervou Syniparksi, belediye başkanları, akademisyenler, dernek temsilcileri ve gazeteciler katıldı. Açılış konuşmaları ile başlayan sempozyumda önemli barış mesajları verildi.

BARIŞI HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Etkinlikte yaptığı konuşmasında önemli barış mesajları veren Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bugün sizlerle birlikte olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Dün Atamızın vefatının 84. yıl dönümüydü. O savaşın hemen ardından yurttaş sulh cihanda sulh sözünü devlet politikası haline getirdi. Atatürk sadece savaların değil barışların da kahramanıdır. İzmir 8 bin 500 yıldır rengi kimliği ne olursa olsun farlı kültürlerin uyum içinde yaşadığı barış şehri olmuştur. Bu sayede İzmir’in sokaklarında müthiş bir uyum kültürü yaşıyor ve yeşeriyor. Bu kültür Akdeniz’in ortak ruhu olan uyumun tarihidir. Bu kültüre döngüsel kültür diyoruz, İzmir’deki tüm çalışmalarımızda uyumu esas alarak hayata geçiriyoruz. Savaşı reddeden ve barış hemen şimdi diyen bizlere 3 temel görev düştüğüne inanıyorum. Bizlere bırakılan barış dünyasını sahiplenmek. Elimizdeki ile yetinmeyi bilmek çünkü savaşlar gözü dönmüş bir hırsla daima fazlasını istemekle doğuyor. Üçüncüsü de birbirimize güvenmek. Büyük Akdeniz barışını ilelebet koruyacağız. Barışı istemek, barışı haykırmak her zaman çok kıymetli. Ülkeler arasında gerginlik tırmanıyorsa barışı haykırmak biraz daha kıymetli. Halklarımızın bu vicdan ve cesarete sahip olduğunu düşünüyorum. Barışı daha kuvvetli haykırmaya devam edeceğiz, kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.

BİRBİRİNİ ÖZLEMİŞ İKİ HALKIZ

Barışın sadece çatışma ortamında değil öncesinde de korunması gerektiğini vurgulayan Ege Barış ve İletişim Derneği Başkanı Bülent Tanık da, “Atatürk’ün ‘Yurtta barış dünyada barış’ ilkesinin çok köklü bir anlamı var ve kapsayıcı boyutu var. O büyük savaşların arkasından 10 yıl geçmeden başlatılan Türk-Yunan yakınlaşmasının ve o tarihten itibaren 1950’lerin ortalarına kadar devam eden dostluk ve dayanışma ilişkilerinin hatırlanmasının büyük önemi olduğunu düşündük. Uzun zamandır olan gerginliğin aşılabilir bir tehdit olduğunu düşünüyoruz. Barışa inanıyorum, inanıyoruz ve inandırmak da bizim sorumluluğumuz. Barışı korumak ve savaşa karşı durmak konusunda en büyük korunağımız halklarımızın kendi iradelerini bulabilmeleridir. Bu bilinci kendi topluluklarına yayma konusunda mücadele eden belediye yönetimlerini çok değerli buluyorum. Barışı sadece çatışma ortamında savunmak değil öncesinde de barışı savunmak son derece önemli. Biz bunun bilincinde olarak mücadele ettik. 1999 sonrasın ciddi anlamda yumuşamış halkların Yunanca ve Türkçe öğreniminin arttığı ve dostlukların yeniden kurulduğu sürecin devam etmesini istiyoruz. Bunun halklarımızda olduğuna dair inancım tam. Biz uzun zaman emperyal güçlerin ve siyasilerin ayrı düşürdüğü ama birbirini özlemiş iki halkız. Yaşasın barış” ifadelerini kullandı.

BU GÜZELLİĞİ KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ

“Barış, insanlık ve dayanışma adına bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyuz” diyen Egede Birlikte Var Olma ve İletişim Derneği Başkanı Villy Tendoma Zervou Syniparksi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne zaman bundan, bu dostluktan bahsetsem duygulanırım. Bugün konuşmalar iyi anılar üzerine dayanmakta. Ve barışın değerleri olan iyi komşuluk karşılıklı sevdi ve dayanışma üzerine dayanıyor. Mutluyuz bugünkü konuşmalara olumlu tarihli olaylara gönderme yapmaktadır. Maalesef çok gergin seneler yaşandı. Karşılıklı tedirginlik ve nefret söylemi barışı kötü etkiledi. Politika diliyle konuşmuyoruz, bizim işimiz ülkelerimizin halklarının barış içinde bir aradalığıdır. O kadar hoş bir şeydir ki, Midilli’de yürürken Türkçe, Ayvalık’ta yürürken Yunanca konuşulduğunu duymak. Bu güzelliği elimizden geldiğinde korumaya devam edeceğiz. İki ülke halklarının da birbirini kucaklamaya ihtiyacı var. Diliyoruz bu çabalarımız toplumlarımız arasında bir köprü oluştursun. Midilli ve Selanik feribot seferleri için de Başkan Soyer’e çok teşekkür ediyorum. Atatürk’ün ‘Yurtta barış dünyada barış’ sözüyle hepinizi selamlıyorum.”