Türkiye’de neredeyse 750 bine ulaşan, İzmir’de ise sayıları 30 bini bulan sokak atık toplayıcıları, her geçen gün emek istismarına maruz kalıyor. Örgütlü hareket edemedikleri için birçok sorunla karşı karşıya kalan atık toplayıcıları için bir takım çalışmalar yapılsa dahi yeterli değil.

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / ÖZEL HABER

Kağıt, cam ve metal gibi geri dönüştürülebilir malzemeleri toplayarak atıkların doğaya ve ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayan sokak atık toplayıcıları, bilimsel bir araştırmaya konu olmuştu. İzmir Ekonomi Üniversitesinde (İEÜ) görev yapan 3 akademisyenin, atık toplayıcıların varlığının, geri dönüşüm konusunda bireysel davranışları nasıl etkilediğini göstermek amacıyla geliştirdiği proje alkış toplarken, sokağa yıllardır emek verenleri Sokak Ekonomisti Osman Sirkeci ile konuştuk. Türkiye’de yaklaşık 750 bin insanın atık toplayarak geçimini sağladığını söyleyen Sirkeci, İzmir’de ise 30 bine yakın vatandaşın sokağa yöneldiğini vurguladı. Ülke ekonomisine ciddi katkılar sunan sokak atık toplayıcılarının en büyük sorununun, toplumsal baskı olduğunu aktaran Sirkeci, “Atık toplayıcıları hiç hak etmedikleri davranışlara maruz kalıyor. Toplumda onlara karşı modern kent yaklaşımına uymayan tavırlar sergileniyor” dedi.

Öte yandan, ekonomik boyutu da ele alan Sirkeci, “Topladıkları ürünü piyasa değerinin çok altında satıyorlar. Örgütlü hareket edemedikleri için emekleri istismar ediliyor” ifadelerini kullandı.

BU PROJELER İZMİR’DE İLK DEĞİL

Sirkeci, konuşmasına şöyle başladı: “2019 yılında İzmir’e geldiğimde atık toplayanların örgütlenmesi, onların çalışma koşulları, beden gücüyle topladıkları ürünlerin alıcıya ulaşması yönündeki konuları doğrudan kendileriyle görüşerek araştırmaya başladık. Akademisyen pozisyonumuz gereği durumun akademik ve hukuksal yanlarının da incelenmesi gerektiğini düşünüyorduk. Dokuz Eylül, Ege, Ekonomi ve Yaşar üniversitelerinden olmak üzere hocalarımızla zaman zaman bir araya geldik. Medyada yer alan bu projeye benzer çalışmalara bizler de başladık. Yani bu projeler İzmir’de ilk değil, benzeri çalışmalara bizler öncesinde imza atmıştık. Anket, saha çalışmaları yaptık. Karabağlar’da, Buca’da, Menderes’te görüşmeler düzenledik. Sokak atık toplayıcılarının çalışma koşullarını ve topladıkları ürünün hak ettiği ücrete satılıp satılmadığını mercek altına aldık. 3 yıl önce başlatılan bu çalışmalar, örgütsüz, kimsesiz ve güvencesiz olan atık toplayıcılarının, dernekleşmeleri, kooperatifleşmeleri gibi süreçlere evrildi.”

YAKLAŞIK 750 BİN ATIK TOPLAYICI

Atık toplayıcılarının kamuoyunda daha da görünür ve bilinir hale geldiğini kaydeden Sirkeci, “Akademisyenler dahi artık bu konunun ele alınması gerektiğine kanaat getirdiler. Görüntü kirliliği ya da sağlık kirliliği olarak görülen atık toplayıcılarının cüzi miktarlarda da olsa bir takım teşviklerle, desteklerle gündeme getirilmesi bizleri memnun ediyor… Yerli ve göçmen olmak üzere Türkiye’de yaklaşık 750 bin insanımız geçimini atık toplayarak sağlıyor. İzmir’de ise Niğdeli hurdacılarımızla, Afgan, Suriyeli, Vanlı, Karslı atık toplayıcılarımızla birlikte tahmini 20 ila 30 bin İzmirli hemşerimiz geçimini atık toplayarak sağlıyor” cümlelerine yer verdi.

ÖTEKİLEŞTİRME İLE YÜZ YÜZE

Atık toplayıcılarının sokaktaki en büyük sorunlarına da yer veren Osman Sirkeci, şunları kaydetti: “Psikolojik ve toplumsal bir baskı, ötekileştirme ile yüz yüze olduklarını biliyoruz. Atık toplayıcıları hiç hak etmedikleri davranışlara maruz kalıyor. Toplumda onlara karşı modern kent yaklaşımına uymayan tavırlar sergileniyor. Konteynerlerden, çöp bidonlarından atık toplayan insanlardan bahsediyoruz. Ülke ekonomisine de ciddi katkılar sunan, geri dönüştürülebilecek kıymetli atıkları toplayan insanlar… Fakat onlar çoğu kez görüntü ya da başta belirttiğim gibi sağlık kirliliği olarak görülüyorlar. İkinci bir sorun ise maddi, ekonomik… Kar-kış, gece-gündüz demeden topladıkları ürünü piyasa değerinin çok çok altında satıyorlar. Neredeyse 20 saat çalışan atık toplayıcılarının, örgütlü hareket edemedikleri için emekleri istismar ediliyor.”

Deprem bölgesine en anlamlı yardım Deprem bölgesine en anlamlı yardım

ÇABA YETERLİ DEĞİL

“Sağlık ve hijyen koşullarından yoksun bırakılıyorlar” diyen Sirkeci, bir başka sorunu daha gündeme getirerek, “Maske, eldiven kullanmıyorlar. Belediyelerin, kooperatiflerin ve bizim yapmış olduğumuz çalışmaların öncülüğünde yeni yeni iş kıyafetleri verilmeye başlandı ama bu da henüz yüzde 10, yüzde 5’i dahi geçemedi… Atık toplayıcılarının kendi sağlık bilgilerinden, hijyen haklarından yoksun çalışmaları aslında tüm İzmirliyi de tehdit ediyor. Atıklara bilinçsiz ve düzensiz müdahale, sokaklarda yer yer çöplerin ortalığa atılması kentimiz için yine büyük bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve sivil toplum örgütleri, sokak emekçilerinin örgütlenmesi ve sorunlarının giderilmesi için yoğun bir çaba sarf ediyor ancak yeterli değil. Devlet eliyle de ciddi desteklerin yapılması gerekiyor” çağrısında bulundu.