İzmir, 5 milyona yakın nüfusuyla Türkiye’nin önemli bir emekçi kentidir. İzmir’in sokak yaşamı ve kültürü de aynı zamanda çok renkli ve özgündür. Kent gelen bir yabancıyı, göçmeni sarıp sarmalar alır kanatlarına götürür. 30 ilçesiyle İzmir ilinde kayıtlı istatistikleri olmadığı için medyada yer alan çeşitli araştırmalarda ve anketlerden elde edilen rakamlara göre tahminen 250.000 civarında güvencesiz sokak emekçisi yaşamını sürdürmektedir.

129 BİN ESNAF 128 ODADA KAYITLI

Bir kıyaslama yapabilmek bakımından İzmir’deki 128 Esnaf ve Sanatkârlar Odasına aktif ve pasif toplam 129.742 kayıtlı üye bulunuyor. Bu bakımdan İzmir’de çiçekçi, gevrekçi, midyeci, atık toplayıcı olarak yaklaşık 100 ayrı sektörde faaliyet gösteren güvencesiz sokak emekçilerinin sayısı toplam odalara kayıtlı esnafın ve sanatkârın neredeyse iki katına yakındır. Durum böyle olmasına rağmen 100 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca Osmanlı döneminden beri var olan işportacıları, sanatçıları, zanaatkârları ile sokak emekçileri üvey evlat muamelesi görmüş, horlanmış, dışlanmış, cezai müdahalelerle, polis ve zabıta zoruyla sokaklardan silinip süpürülmeye, uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. İzmir’de zaman zaman günübirlik çalışanlar, ev temizliğine gidenler, pazarcılar, midyeciler, bohçacılar gibi çeşitli sokak emekçisi grupları dernek kurma, oda kurma çalışmalarında bulunsa da süreklilik kazanmamış, yeterli kapsayıcılığa ulaşmamış olduğundan sokak emekçilerinin sesi ve soluğu ancak kendilerine zabıta müdahalesi gündeme gelince medyada duyulur olmaktan ibaret kalmıştır.

ŞİDDETE KARŞI ÖRGÜTLÜ SEYYAR SATICILAR

2018 yılında Malta’da dünyada ilk defa gerçekleştirilen Birinci Uluslararası Sokak Ekonomisi Kongresi’nin ardından İzmir’de geri dönüşümcüler, atık toplayıcılar dernekleri ile temaslar gerçekleşmiştir. 2018 yılı sonunda başlayan çalışmaların bir neticesi olarak Ankara’da 2019 yılında toplanan Güvencesizler ve Sokak Ekonomisi Çalıştayında ele alınan konuların görsel ve yazılı medyada çok geniş yer alması İzmirli seyyar satıcılar için de bir umut ışığına dönüşmüş ve örgütlenme girişimlerinde onlara yeni motivasyon kaynağı olmuştur. 2019 yerel seçimleri ile birlikte üç büyük kentte demokratik ittifak adaylarının belediye başkanlıklarını kazanması ile birlikte sokakların güvencesiz emekçilerinde ve arka sokaklarda bundan böyle büyük kentlerde dikkate alınma umud yeşermeye başlamıştır. İşte bu çerçevede, İzmir’de 2020 yılı başında Evren ve Erhan Laçin kardeşler, sokakların diğer emekçileri ile birlikte İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkârlar Derneğinin resmi kuruluşunu tamamlayarak bugüne kadar gelen sürecin ilk adımını atmışlardır.

ÖRGÜTLÜ SOKAK EMEKÇİLERİNDE ÖZGÜVEN

Bu ilk adım İzmir Büyükşehir belediyesi bünyesinde 30 Ocak 2020 tarihinde ilk defa kurulan Sokak Ekonomisi Şube Müdürlüğü ile hızla yükselen bir ivme kazandı; sadece altı ay süren faaliyeti döneminde sokak emekçilerinin onlarca kooperatifinin ve derneğinin kuruluşuna, birbirleriyle buluşmalarına, tanışmalarına vesile oldu. Sokak Ekonomisi Şube Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu zemin, başlangıçta birbirlerine kaygı ve kuşku ile yaklaşsalar da İzmir’in yerli Romanlarının kendilerinden farklı kültürel özellikler taşıyan, İzmir’e Van’dan, Kars’tan, Osmaniye’den, Niğde’den göç eden seyyar satıcılar, atık toplayıcılar ile bir araya gelmeleri, iletişimde bulunmaları, İzmir’deki sokak emekçilerinin birbirlerini tanımalarına ve birlikte olmanın bilincine ulaşmalarına vesile oldu. Bu bilinçlenme özgüvenlerini yükseltti ve farklı farklı dernek ve kooperatiflerde oluşan enerjiyi Türkiye’de ilk defa hayata geçirilen İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkârlar Meclisi bünyesinde bir güç birliğine ve sürdürülebilir bir sinerjiye dönüştürmeyi başardılar. Örgütlenmede yaşanan bu ikinci hamle artık İzmirli sokak emekçilerinin geri döndürülemez bir yola girdiklerinin de açık bir göstergesi oldu.

SOKAK EMEKÇİSİNİN BİRLİĞİNDEN DOĞAN GÜÇLÜ DURUŞ

İzmir Eşref Paşa semtinde tarihi bir binayı kiralayan İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkârlar Meclisi bünyesinde yıllardır birbirlerinden kopuk hatta birbirleriyle rekabet halinde olan sokak emekçileri neredeyse her hafta buluşur ve kendi sorunlarına çözüm arar hale geldiler. Sokak emekçilerinin bu birlik beraberlik ve çalışmaları yazılı ve görsel medyanın da dikkatinden kaçmadı.

İZMİR SOKAK EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENMELERİ

Kuruluşlarından bugüne kadar nerdeyse haftanın her günü medyada İzmirli sokak emekçilerinin haberlerine rastlamak mümkün hale geldi, ancak bir farkla: Üç dört yıl öncesine kadar sıklıkla zabıta seyyar kavgası ve şiddeti biçiminde gündemde yerini alan sokak emekçilerinin çalışma ve yaşam koşulları üç yıldır tersine çevrilmiş oldu. Artık bugün birçok yerel ve ulusal televizyon kanalı, sanal ve basılı medya sokak emekçilerinin kent ekonomisine katkılarını, Türkiye Cumhuriyeti’nin Gayri Safi Milli Hasılasına sundukları katkıyı, artan işsizlik ortamında hiçbir maddi destek almaksızın sağladıkları 100 binlerce kişilik istihdamı gündeme taşımaya başladı. Onlar Sokakların gizli kahramanları olarak arka sokakların, ezilenlerin, horlananların, yoksulların, emeklinin, memurun, öğrencinin, işsiz gencin hak, hukuk ve demokrasi mücadelesinin de umut ışıkları.