Sokak Ekonomisti Dr. Sirkeci ve Psikoloji ve Felsefe Uzmanı Prof. Dr. Elbeyoğlu ‘Sokak emekçileri barışıyor’ sloganıyla çıktıkları yolda Suriyeli sokak emekçilerini İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi çatısı altında buluşturuyor.

NURETTİN BAKİ

Sokak Ekonomisti Dr. Osman Sirkeci ve Psikoloji ve Felsefe Uzmanı Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu ‘Sokak emekçileri barışıyor’ sloganıyla ekmeğini sokaktan çıkaran yerli ve Suriyeli emekçi temsilcilerini bir araya getirdi. İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği’nin dernek binasında gerçekleşen toplantıya İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Saleh Ali ve İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi Kurucusu aynı zamanda İzmir Seyyar Satıcılar Derneği Başkanı olan Evren Laçin’in katıldı. “Sokaklar kavganın ve çatışmanın değil, emeğin, kardeşliğin ve birlikte çalışan emekçilerin ortak alanıdır” diyen temsilciler, tek çatıda buluşma vurgusu yaptı.

SOKAKLAR HEPİMİZİN ORTAK SOFRASI

“Sokakta kavga değil, barış istiyoruz ve bunun için çalışmaya devam edeceğiz” diyen ve İzmir’in sokaklarını Suriyeli sokak emekçileriyle paylaşmanın öneminden bahseden Sokak Ekonomisti Dr. Osman Sirkeci, Suriyelilere dönük ön yargıları kırmak istediklerini söyledi. Sirkeci, “Herhangi bir sebep sonucunda İzmir’e göç eden ve kentimizde bulunan Suriyeli göçmenlerin önemli bir aktivesi ekmeğini sokaktan çıkarıp, yaşamını devam ettirmektir. Bu konuda çok fazla çalışmalar yaptık, yapıyoruz. Bu çalışmaları yaparken şunu hep önde tuttuk: Karslı, Vanlı, Çerkezi, Kürdü, Romanı hepsi İzmir sokaklarından bir şeyler paylaşıyor, buralar ekmek tekneleri olmuş durumda. Son 10 yıldır bizimle sokakları da paylaşan bir de Suriyeli hemşerilerimiz var. Bu hemşerilerimize genelde bir ön yargıyla yaklaşılıyor. ‘Bunlar bizi işimizden etti, bunlar sokaktaki çöpü de aldı’ gibi söylemler var. Biz hep ‘Bu sokaklar herkese yeter, yeter ki kavga etmeyelim. Sokaklarda bir barış olsun. Birlikte bu sokakları kardeşçe paylaşabiliriz’ dedik” şeklinde konuştu.

İZMİR’DEN DÜNYAYA MESAJ VERİYORUZ

Konuşmasının devamında Sirkeci, “Ziyaretimizin sebebi de Evren Laçin ve sokaklardan gelen destekle kurulan ‘İzmir Seyyar Esnaf ve Sanatkarlar Meclisi’nde sokaklarımızın ve kentimizin bu kardeşleri de olmalıydı’ dememiz içindi. Bu da bir zaman gerektiriyordu. Bugüne kısmet oldu. Suriyeli kardeşlerimiz de bizim meclisimizde yer alsın istedik. Biz sokakları hep beraber kardeş sofrası gibi değerlendirelim. Zaten meclisimizin kuruluş amacı da bu. Biz böylece Türkiye’den dünyada örnek bir mesaj da vermiş oluyoruz. Sokaklar ya çatışmalara kucak açar ya da barışa ev sahipliği yapar. Çöp bidonlarının başında kavga etmek yerine, İzmirli sokak emekçileri Suriyelisi ile diğer milletlerden gelen emekçilerle aynı sokağı paylaştığımızı belirtmek istedik. Bu sokaklar bizim ekmek soframız. İzmir sokakları bir medeniyet sofrası olsun istedik. Evren Laçin Başkan da İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Saleh Ali’yi meclis toplantımıza davet eder ve böylece İzmir olarak bir ilki daha gerçekleştirmiş oluruz” ifadelerine yer verdi.

LAÇİN’DEN SALAH ALİ’YE MECLİS DAVETİ

Makam odasında vazo fırlatılan müdürün kendisini savunması meşru sayıldı Makam odasında vazo fırlatılan müdürün kendisini savunması meşru sayıldı

İzmir Seyyar Satıcılar Derneği Başkanı Evren Laçin ise “Sokaklarımız zaten herkese kucak açmış yerlerdir. Bizim meclis olarak bir sloganımız vardı: ‘Sokaklar sorun değil, çözüm alanlarıdır’ Biz İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Saleh Ali Beyefendiyi meclisimize davet ediyoruz. Dernek olarak kendileriyle iş birliği yapmaya varız. Hepimizin huzurunda kendilerine kucağımızı sonuna kadar açıyoruz. Meclisimize sizi de davet ediyoruz” çağrısında bulundu.

SEYYAR BİR DERNEKTİK

Laçin’in davetine olumlu yanıt veren ve derneklerinin kuruluş sürecini de paylaşan İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed de şu ifadelere yer verdi: “Derneğimiz Türkiye’de Suriyeli mültecilerinin kurduğu ilk dernektir. 2011 yılından beri sahada faaliyetlerimiz vardı ama 2013 yılında dernekleştik. O zamanlar derneğimizin herhangi bir ofisi de yoktu. Nasıl ki seyyar satıcılar varsa, biz de seyyar bir dernektik. Toplantılarımızı kimi zaman kahvehanelerde kimi zaman da sokaklarda yapıyorduk. Biz her şeyin sokakta başladığına inanıyoruz. Devrim bile sokakta başlıyor. Sokak az bir şey değil. Sokaktan topluyorsunuz, sokakta satıyorsunuz. Şu an seyyar yemek, su satanlar, atık toplayanlar, karton toplayanlar hep sokakta. Kısacası hayat sokakta yaşanıyor. Bu yüzden sokağa ve sokak emekçilerine değer vermemiz gerekiyor. Sokak emekçilerine bakmalıyız, onlara nasıl bir çeki düzen verebiliriz? Bu konuda çalışmalar yapmalıyız.”