Sayılı zeytinler, küflü peynirler, bir adet açma… Bazı KYK yurtlarında açık büfeden sabit menüye geçildi, öğrenciler ve yetkililer ayaklandı: “Üniversiteler kendi içlerinde bir tasarrufa gidiyorlar ama…”

SULTAN GÜMÜŞ KAYA

Mardin’in önemli değeri Şeyh Selahaddin Seydaoğulları vefat etti Mardin’in önemli değeri Şeyh Selahaddin Seydaoğulları vefat etti

Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yemekhanelerinde, eski sistem olan açık büfeden, sabit menü sistemine geçildi. Kimi ‘öğrencilerin gıdaya ulaşım hakkını kimse korumuyor’ diyerek kampanya başlattı, kimi de yemek kalitesi düştüğü için eylem hazırlığı yapıyor… Öğrencilerin yaşadığı barınma sorununa dikkat çekmek için Yurtsuzlar platformunu oluşturan gençler henüz bu sıkıntılarına çare bulmadan sabit menüye karşı direnmeye başladı. Yurtsuzlar platformu kamuoyunu haberdar eden bir dizi açıklama yapıp, küflenmiş peynir ve sayılı zeytinlerin fotoğraflarını paylaşırken, yetkililerden ses yükseldi. İLKSES TV ekranlarında yayınlanan Sultan Gümüş Kaya ile Birinci Sayfa programına konuk olan Eğitim-İş 4 Nolu Yükseköğretim Şube Başkanı Zübeyde Serbest, “Kriz dolayısıyla maliyetler yükseldiği için üniversiteler kendi içlerinde bir tasarrufa gidiyorlar ama barınma sorunu yaşayan çocuklarımızın bir de beslenme problemi ile uğraşması doğru değil” dedi.

Fonsiyonel Tıp Diyetisyeni Derya Zünbülcan ise farklı bir noktayı ele alarak, “özel durumu olan kişilerin bu özel durumlarını bildirmesi sonucunda kendilerine özel bir planlama yapılmalı. Peki, böyle bir inisiyatif sağlanabilecek mi?” cümlelerini kullandı.


Derya Zünbülcan - Sultan Gümüş

EĞİTİM PİYASALAŞTIRILDI

Başkan Serbest, şunları aktardı: “Öğrencilerin giderek tırmanan bir barınma krizi var. Henüz bu çözülememişken bir de üzerine beslenme sorunu eklendi. Birçok KYK yurdunda görüyoruz, duyuyoruz, öğrencilerden bilgi alıyoruz. Tabldot usulü beslenmeye geçilmiş. Çocuklarımızın yetersiz ve sağlıksız beslenmesi için her yol deneniyor gibi. Bizim en temel hakkımız olan barınma ve nitelikli beslenmeye gençlerimiz şu an ki süreçte ne yazık ki ulaşamıyorlar. Ekonomik kriz ve enflasyonun tavan yaptığı bugünlerde ailelere ekstra yük getirecek hem beslenme hem de barınma masrafı eğitimi zora sokmaya başlamıştır… Eğitim-İş olarak laik, çağdaş, bilimsel, kamusal, karma ve nitelikli eğitimden yanayız. Çünkü Cumhuriyet tüm çocuklarına eğitimde fırsat eşitliğini tanımıştır. Ama bugün gelinen noktada eğitimde fırsat eşitliğinin tamamen ortadan kaldırıldığını görüyoruz. Eğitim piyasalaştırıldı. Paraya dönük oldu. Parası olan kaliteli bir eğitim alabilirken, parası olmayan ama akıllı ve nitelikli çocuklarımız mahrum kalıyor… Bir Aziz Sancar nasıl çıkacak bu memleketten artık? Böyle baktığımız zaman Aziz Sancarlarımızı yok ediyoruz. Zaten gelişme çağında olan, sağlıklı bir beslenme şekli oluşturması gereken çocuklarımıza sabah kalktığında kahvaltı yapamıyor oluşunu nasıl açıklayabiliriz?”

ÇOCUKLARIMIZA REVA GÖRÜLMEMELİ

Serbest, sözlerine şöyle devam etti: “Bir beslenme uzmanı değilim ama her şeyden önce bir anne olarak çocuğumu güne hazırlarken sağlıklı bir kahvaltı oluşturmaya çalışıyorum. Dolayısıyla bir açma, bir paket krem peynir, sayılı zeytinler ve hatta bunların bazen küflenmiş olması çocuklarımıza reva görülmemeli. Bu uygulamadan derhal dönülmesi gerekiyor. Kriz dolayısıyla maliyetler yükseldiği için üniversiteler kendi içlerinde bir tasarrufa gidiyorlar ama barınma sorunu yaşayan çocuklarımızın bir de beslenme problemi ile uğraşması doğru değil. Bu resmen öğrencinin midesinden tasarruf. Eğitim politikalarının en baştan ele alınıp, revize edilmesi gerekiyor. Üniversiteler, şu an ki siyasi yönetimin uyguladığı politikalar dolayısıyla özelliklerini, yetkinliklerini kaybetmiş durumda. Seçilmiş değil, atanmış rektörlerimiz var. Dolayısıyla atanmış rektörlerinde kendi atanmış kadroları var. Böyle bir oluşumda beslenme gibi çok ağır sorunları beraberinde getiriyor.”

BESLENME BİR KAT DAHA ÖNEM KAZANIYOR

Pazartesi günü yine aynı programa konuk olan Fonsiyonel Tıp Diyetisyeni Derya Zünbülcan ise konuya ilişkin şu açıklamaları yaptı: “ Her yaşta sağlıklı ve dengeli beslenme oldukça önemli. Öğrencilik döneminde de büyüme ve gelişme hali hazırda devam ettiği için ve tabi ki performans, okuldaki başarı sağlıklı beslenme ile gerçekleştiği için okul döneminde yeterli beslenme bir kat daha önem kazanıyor. Açık büfe menüden, sabit menüye uygulaması her şehirde değil belli kentlerde faaliyete geçmeye başlamış sanırım. Uygulanan yerlerde ise farklı şekillerde işleniyor. Dolayısıyla özel durumu olan kişilerin bu özel durumlarını bildirmesi sonucunda kendilerine özel bir planlama yapılmalı. Peki, böyle bir inisiyatif sağlanabilecek mi? Çünkü bildiğim kadarıyla her kurumda bir diyetisyen arkadaşımız var. Ama normal koşullarda açık büfeden kısıtlı bir menüye geçiş halinin olması ciddi bir beslenme yetersizliği oluşturacaktır. Bir fix menüye geçilmesi her kişinin ihtiyaçlarına uygun mudur, değil midir? Özel durumu olanlara uygun bir düzenleme yapılıyor mudur? Bunların derinlemesine ele alınması lazım.”