Asgari ücret toplantılarında vatandaşların da masada olması gerektiğini vurgulayan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Sarı, “Asgari ücret yılda bir kez değil, dört kez yapılmalı. Her üç ayda bir güncellenmeli” dedi

SEVAL ASLAN

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, Sultan Gümüş Kaya ile Birinci Sayfa programına katıldı. Sarı; emeklilerin hak mücadelesini, yurttaşın her geçen gün azalan alım gücünü ve yılsonunda açıklanacak olan asgari ücrete yönelik ortaya atılan rakamları değerlendirdi. DİSK olarak 13 bin 200 lirayı öne sürdüklerini kaydeden Sarı, asgari ücretlilerin de masada yer alması gerektiğini vurguladı. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerini güvenilir bulmadığını da kaydeden Sarı, “TÜİK verilerine kalırsa yaşam o kadar güzel gidiyor ki açlıktan, işsizlikten intihar edenler, sosyal cinayete kurban gidenler, çocuklarını eğitimden çekenleri göremiyoruz” dedi. Öte yandan, asgari ücretin yılda bir kez değil, dört kez yapılması gerektiğini de aktaran Sarı, “Her üç ayda bir güncellenmeli” sözlerine dikkat çekti.

ASGARİ ÜCRETLİLER MASADA YOK

Memiş Sarı, şunları aktardı: “DİSK olarak asgari ücret için 13 bin 200 dedik… Tüm tarafların yan yana gelmiş olduğu bir asgari ücret dengesini sağladığınızda asgari ücretin gerçek rakamlarını yakalarsınız. Hiç güvenmediğimiz Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıklamış olduğu rakamlar var.7 bin 500 lira açlık sınırı, 26 bin 400 lira ise yoksulluk sınırı. Bir ülkede 26 bin 400 lirayı yoksulluk sınırı olarak koyuyorsanız ortaya, bir evde iki asgari ücretli çalışırsa ancak yoksulluk sınırı kadar bir ücret girecek o eve. Lüks, kaliteli yaşamdan bahsetmiyoruz bile… Türk-İş ‘7 bin 800 lira kırmızı çizgimiz’ diyor. Hak-İş ‘10 bin lira’ diyor. Rakamlar havada uçuşmaya başladı. Ve bunları ifade eden sendikalar, yüksek maaş alan insanlar. Oysa 10 asgari ücretliyi alıp o masaya götürmeli, bir aylık hem gıda enflasyonunu hem de TÜFE’yi hesaplayarak o asgari ücretlinin ihtiyacı olan rakamı masaya koymalı. Maalesef asgari ücretliler o masada yok ama konuyu sendikalar tartışıyor.”

ASGARİ ÜCRETTEN VERGİ ALINMASIN

“Asgari ücretin 7 bin olmayacağını hepimiz biliyoruz” diyen Sarı, “Türk-İş masada üzerine düşen rolü oynuyor. ‘7 bin 500 lira dedik ama 8 bin liraya bitirdik’ rolündeler. Oysa biz 3 büyük konfederasyonuz; Türk-İş, Hak-İş ve DİSK. Madem asgari ücret toplumun yüzde 55’ini ilgilendiriyor, talepleri sıralayalım. Asgari ücretten vergi alınmasın. Asgari ücrette işveren payı dediğimiz SSK’lar ortadan kaldırılsın, devletin bunu yüklenmesini talep edelim. Ve üzerine de iki günlüğüne bu ülkede genel grev ilan edelim. Asgari ücretin insanca yaşanacak bir ücret haline gelmesi için birlikte ortak mücadele edelim. Buna uyarlarsa eğer biz bugünden itibaren karara hemen uyacağımızı ifade ediyoruz” çağrısında bulundu.

Tokat'ta yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı Tokat'ta yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı

YILDA BİR KEZ DEĞİL, DÖRT KEZ…

Sarı, sözlerine şöyle devam etti: “Oranı dengeleyemezseniz bugün bana verdiğiniz 15 bin lira asgari ücretle yarın yüzde 50 kayba uğrayacağım. Doğalgaza, elektriğe, dolmuş ücretlerine, eğitime, temel gıda ürünlerine zam geldiği sürece 15 bin lira asgari ücret verseniz ne olacak? 2 ay sonra 7 bin 500 liraya düşecek. Onun için bizler asgari ücrete dair aksine bir açıklama daha yapıyoruz. Asgari ücret yılda bir kez değil, dört kez yapılmalı. Her üç ayda bir güncellenmeli. ‘Asgari ücret yükselirse işçi atılır, işsizlik artar’ mantığı da var. Ama ben de buna karşı olarak şunu söylüyorum; fabrikalarda, tarlalarda işçilerin eli, işçilerin emeği olmadan hiçbir fabrika üretim yapamaz. Ve o patronlar yüksek kulelerinde kendilerini dev aynasında görürken asıl gücün işçilerde olduğunu anlayacaktır. İşçilerin haklarını, işçilerin elindeki gücü işçiler fark ettikleri zaman bu ülkede sosyal adaletin ve sosyal demokrasinin iyileşeceğini düşünüyorum.”

GÜVENİLİR DEĞİL

Sarı, TÜİK’in ekim ayı işsizlik verilerini de değerlendirdi. Verilere göre dar tanımlı işsiz sayısı 57 bin oldu. Dar tanımlı işsizlik yüzde 10,2 ye yükseldi. Geniş tanımlı işsizlik ise yüzde 20,3 oldu. TÜİK’i güvenilir bulmadığını kaydeden Sarı, “Bu ülkede TÜİK’e kalırsa her şey güllük gülistanlık, tozpembe… Verilere kalırsa yaşam o kadar güzel gidiyor ki açlıktan, işsizlikten intihar edenler, sosyal cinayete kurban gidenler, çocuklarını eğitimden çekenleri göremiyoruz… Yüzde 20,3 dediği rakam 7 buçuk milyon insan, hane demektir. Ortaya böldüğünüzde bu ülkede 7 buçuk milyon haneye ekmek girmiyor, burada tencereler kaynamıyor demektir. Bu rakamlarla olayı o kadar basitleştiriyorlar ki” yorumunda bulundu.

SARI’DAN ‘SOSYAL CİNAYET’ ÇIKIŞI

“Burada daha iş aramaktan umudunu kaybedenler, yarı zamanlı çalışanlar, mevsimlik çalışanlar yok” diyen Sarı, “O yüzden bu bir başarı olarak gösterilmemelidir. Bu ülkede işsizlikten ve adaletsizlikten dolayı sosyal cinayetler yaşanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesinde 3 arkadaşımız birer ay arayla intihar etti. Yani çalışmasına rağmen intihar edenler var, bir de çalışmayan insanları siz düşünün… Yoksullaştırılan, çoklu yoksulluğa itilen, derin yoksulluğun içerisinde bulunan Türkiye halkı, bugün biat eden toplum haline dönüştü. Her asgari ücretli 2-3 tane kredi kartı çıkarmaya başladı. Yaşamlarının neredeyse 10 yılını bankalara ipotek etmeye başladı” ifadelerini kullandı.