Yaşlanma, her canlının, molekül, hücre, doku, organ ve sistemlerinde zamanla ortaya çıkan, geriye dönüşü olmayan yapısal ve fonksiyonel (işlevsel) değişikliklerle birlikte giden ve birçok organ sistemlerinde önemli değişimlerin gözlemlendiği doğal bir yaşamsal süreçtir. Organizmada görülen tüm bu yapısal ve fonksiyonel değişiklikler nedeniyle, yaşlılık dönemi, metabolik ve fizyolojik açıdan oldukça hassas bir yaşam dönemi olarak tanımlanmaktadır. Tüm sistemlerde devam eden bu yapısal ve işlevsel değişim süreci, her birey için farklı durumlarda görülebilmektedir. Bu farklılığın en başta gelen nedeni; bireyler arasındaki genetik faktörlerin, fiziksel aktivite düzeyinin, beslenme sağlığının ve çevresel faktörlerin çeşitliliğine bağlanmaktadır. Yaşlanma sürecine bu açıdan bakıldığında, bu dönemin sağlıklı olarak yaşanabilmesinin birçok faktörün etkisi altında olduğunu öngörmek yanlış olmayacaktır. 

 Son yıllarda yayınlanmış olan birçok klinik araştırmada, yaşlılık dönemimde yapılacak düzenli egzersiz programının fiziksel performansı, vücudun tüm organik ve sistemik fonksiyonlarını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bu araştırmaların, düzenli fiziksel egzersizlerin sağlıklı yaşlanmaya önemli ölçüde katkı sağladığını gösterilmesiyle, yaşlılık sürecinde egzersizin gerekliliği konusunda tam bir fikir birlikteliği ortaya çıkmaktadır. Yaşlılık süreci kendi içinde bazı alt gruplarda incelenmektedir. 40-65 yaş arası orta yaşlılık olarak adlandırılırken, 65-75 yaş arası dönem yaşlılık dönemi, 75-85 yaş arası ileri yaşlılık dönemi ve 85 yaş üzeri çok ileri yaşlılık olarak bilinir. Bu nedenle, her yaş grubu için uygulanacak fiziksel aktivitenin şiddet ve süresinin, o yaş grubun fizyolojik yapısının dikkate alınarak planlanması büyük önem taşımaktadır.

 Özellikle, “yaşlılık hekimliği” olarak da bilinen Geriatri bilim dalında, yaşlılık dönemindeki sağlık sorunları ve bu sorunların çözümünde; düzenli egzersiz alışkanlığının kazanılmasını, bir tür tedavi yöntemi olarak önerilmektedir. Yaşlılık dönemini sağlıklı sürdürebilmek için aktif önlemler ve koruyucu hekimlik hizmeti almak olumlu sonuçlar vermektedir. Buradaki amaç; yaşlanma sürecini durdurmak değil ancak olabildiğince yavaşlatmak ve sağlıklı yaşlanma için en ideal fizyolojik dengelerin sağlanabilmesidir. Bu metabolik açıdan hassas dengelerin korunması için sadece düzenli egzersiz alışkanlığı değil ama aynı zamanda, sağlıklı beslenme, stresten uzak durmak, düzenli bir yaşam alışkanlığının da son derece önem taşıdığı bilinmektedir. Bu tarz olumlu yaşamsal düzenlemelerle, yaşlanmadan kaynaklanan fizyolojik ve psikolojik sorunları en aza indirebilmek ve yaşlanmadan kaynaklanan kronik hastalık riskini en aza indirebilmek söz konusu olacaktır.

 Yaşlılık dönemlerinde düzenli egzersiz alışkanlığıyla sürdüren bireylerin, yaşlılık dönemimde sağlığı tehdit eden birçok metabolik hastalıktan korunabileceğini ortaya koyan çok merkezli klinik çalışmaları inceleyen Nuriye Bayar’ın yaptığı araştırmalarda, yaşlılık sürecinde planlanan fiziksel aktivitelerin özellikle kardiyovasküler (kalp ve damar sistemi) hastalıklar, kas ve iskelet sistemi hastalıkları, felç, diyabet (şeker hastalığı), depresyon, obezite ve bazı tür kanserlerin önlenebilmesine yardımcı olabileceği vurgulanmaktadır. Yaşlılık süreci için egzersiz programı planlarken, kas ve iskelete sistemini kuvvetlendirme egzersizleriyle birlikte özellikle esneklik, denge ve koordinasyon egzersizlerini de düzenli fiziksel aktivite çalışmaları içine dahil etmek uygun olacaktır. Sağlıklı yaşlanma sürecinde en yaygın, etkin ve pratik fiziksel aktivite uygulaması “tempolu yürüyüş egzersizi” olarak kabul edilmektedir. Özellikle orta yaşlılık ve yaşlılık dönemlerinde, haftada 3 gün 30 dk yavaş tempoda başlayıp ve sonrasında haftada 5 gün 45 dk orta tempoda yapılacak olan düzenli yürüyüşler sağlıklı yaşlanma adına oldukça uygun bir fiziksel aktivite planlaması olarak değerlendirilmektedir.

 Sonuç olarak, sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı yaşlanma için düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının gerekliliğini gözden uzak tutmadan, egzersizin tedavi edici özellikleriyle yaşlanma sürecini daha sağlıklı sürdürebilmek mümkün olabilecektir.