Son yıllarda obezite ve fazla kilonun küresel halk sağlığı krizlerini araştırmayı ve değerlendirmeyi amaçlayan birçok araştırma çalışmasının varlığı, bu sağlık probleminin tüm dünyada ne kadar yaygın bir risk olduğunun çok net bir göstergesidir.

Obezite, sağlıklı bir yaşam için ciddi ve kronik sorunlara neden olabilen genetik ve çevresel faktörlerle yakıdan ilişki bir hastalıktır. Vücuttaki aşırı yağ dokusu nedeniyle ortaya çıkan ve sonrasında birçok sağlık sorununa neden olan ve tıbbi tedavi gerektiren bir metabolik sağlık sorunudur. En genel anlamıyla, obezite, yağ dokusunun yaygın olmayan veya aşırı yağ hızlanma hızını ifade eden bir durum olarak tanımlanmaktadır. Obezite problemi ve olumsuz sonuçları fizyolojik açıdan birçok soruna neden olabildiği için, obezite, dünya çapında her geçen gün etkisini arttıran küresel sağlık sorunu olarak kabul edilmekte ve bu nedenle dünya devletleri, bilim dünyası ve sağlık çalışanları; obeziteye neden olabilecek faktörler konusunda farkındalık yaratmaya gayret göstermektedirler.

En sık görülen obezite nedenleri dengeli ve doğal olmaktan uzak beslenme tarzı ve fiziksel aktivite azlığı olarak sıralanabilmektedir. Bu faktörlerin yanı sıra, genetik faktörler ve sosyal ve çevresel faktörler de obezite ve aşırı kilo nedenleri arasında gösterilmektedir. Genetik faktörlerin ve endokrinolojik (hormon) bozukluklarının obeziteye neden olduğu bilinmekle birlikte, sosyal ve çevresel faktörler, sosyo-kültürel ve ekonomik nedenlerin de obezite ve aşırı kiloya neden olduğuna dikkat çekilmektedir.

Aşırı kilo ve obezitenin sağlıklı yaşam üzerinde yarattığı riskleri konu alan klinik çalışmaları inceleyen Nuriye Bayar’ın yaptığı araştırmalarda, küresel bir metabolik hastalık olarak bilinen obezitenin, en sık görülen nedenelri arasında genetik yatkınlık, fiziksel aktivitede azalma, beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet faktörlerinin öne çıktığı vurgulanmaktadır. Bu bilimsel gerçekler ışığında, tüm dünyada, özellikle gelişmekte olan ülkelerde hızla yayılmakta olan yetişkin ve çocuk obezitesinin görülme sıklığını azaltabilmek adına süratle ciddi önlemlerin alınmasının gerekliliği daha net gözlemlenmektedir.

Sağlıklı yaşam için ciddi bir metabolik risk etkeni olan obezite ve aşırı kilonun ortaya çıkarabileceği sağlık sorunların ortadan kaldırılabilmesi için, obezitenin erken dönemde tanı ve tedavisi son derece önemlidir. Bu amaçla planlanan klinik araştırmalar, tıbbi uygulamalar bilimsel araştırmalarda saptanan en temel yöntemlerin yöntemler dengeli ve doğal beslenme tarzı ve 7’den 70’e her yaşta düzenli fiziksel aktivite alışkanlığını kazandırabilmenin son derece önemli olduğu belirtilmektedir.

Sonuç olarak, yaşamsal sağlık riski olan obezite ve aşırı kilonun önlem ve tedavisinde en etkin kilo kontrolü yöntemi olarak öne sürülen sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının, hem genel sağlığı ve duygu durumunu geliştirmesi nedeniyle, obezite gelişiminde pay sahibi olduğu düşünülen yaygın stres faktörünün de etkisini hafifleterek, etkin bir tedavi sağladığına dair önemli bulgular dikkati çekmektedir. Bu nedenle, etkin ve kalıcı bir kilo kontrol yöntemi olarak, doğal ve dengeli beslenmeyle birlikte, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının son derece önem taşıdığı gözden uzak tutulmamalıdır.