Son yıllarda, tüm dünyada bireyler hareketsiz bir yaşamın ortaya çıkardığı olumsuz sağlık koşullarıyla karşı karşıya kalmaktadır, Spor ve egzersiz alışkanlığından uzak bir yaşam öncelikle vücut ağırlığının artmasına ve daha sonra obezitenin gelişmesine yol açtığı gibi, bazı kronik hastalıkların görülmesine de zemin hazırlamaktadır. Aşırı kilo ve obezite şikâyeti olan hastalarda sıklıkla görülen hiperlipedimi (kan yağlarının artması) ve benzeri biyokimyasal değerlerde ortaya çıkan bozulmalar, kalp damar hastalıklarına zemin oluşturan ve daha ileri etaplarda kalp ve damar hastalıklarının gelişmesine neden olur.

Fazla kilolu veya obezite sorunu bireylerin, kardiyovasküler (kalp ve damar sistemi) sorunlarının çözümünde sağlıklı beslenme ve egzersiz en sık uygulanan yöntemler olarak göze batmaktadır. Hayat boyu spor, en genel anlamıyla, bireylerin beden ve ruh yapısını geliştirerek, onlarınpsikolojik ve fizyolojik açıdan sağlıklı bir hayat sürmesini sağlamak için yapılan fiziksel aktiviteler bütünü olarak tanımlanabilir. Düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının, sadece aşırı kilo ve obezitenin önlem ve tedavisinde değil ama aynı zamanda hipertansiyon  (tansiyon yüksekliği), diyabet (şeker hastalığı), hiperlipidemi ( kan yağlarının yüksekliği),depresyon, bel ağrısı, bel fıtığı, skolyoz (omurga eğriliği) gibi bazı iskelet sistemine ait ortopedik sorunlara, gibi birçok fiziksel ve metabolik sorunlaraçözüm getiren yaşamsal bir alışkanlık olduğu bilinmektedir.

Sağlıklı beslenme gıda ürünlerinin gerekli ve yeterli oranlarda alınması olarak tanımlanmaktadır. Sağlıklı bireylerden oluşanbir toplum için doğal ve dengeli beslenme, bireylerin yaşamsal fonksiyonlarını ciddi ölçüde etkileyen yaşamsal bir faktör olarak birçok metabolik hastalıların önlenmesinde ve tedavisinde temel bir gereksinim olarak kabul edilmektedir. Özellikle son yıllarda ciddi bir sağlık problemi olan kardiyovasküler hastalıların görülme sıklığının önlenmesinde ve tedavisinde, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığı son derece olumlu katkılar vermektedir.

Kalp ve damar hastalılarının önlem ve tedavisinde sağlıklı beslenme açısından balık yağı en çok önerilen besin takviyelerinden biridir. Yapılan araştırmalarda, sadece kalp ve damar sağlığı için değil ama aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için de balık ve deniz ürünlerinin sağlıklı beslenme adına olumlu katkıları olduğunu göstermektedir. Ve beslenme alışkanlığı olarak bol miktarda balık tüketilen toplumlarda, balığın içerdiği omega-3 yağ asitlerinin etkisiyle kardiyovasküler (kalp ve damar sistemi) hastalıkların görülme sıklığının daha az olduğu dagözlenmektedir.

Balık yağı, eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) olarak adlandırılan iki önemli omega-3 yağ asidi açısından zengindir. Balık yağının sağlıklı yaşam açısından sağladığı katkılar, omega-3 yağ asidi içeriğinden kaynaklanmaktadır. Bu yağlar açısından özellikle zengin olan balıklar arasında sardalya, uskumru, ringa balığı, palamut, ton balığı ve somon bulunur. Omega 3 yağ asidi içeriğinden zengin olan balıkların tüketiminin, kalp damar sağlığını korumaya yardımcı olması, kas ve iskelet sistemini güçlendirmesi, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik sorunlara karşı koruyucu olması, öğrenme yeteneğini arttırması, immun (bağışıklık) sistemini geliştirmesi gibi sağlıklı yaşam için oldukça önemli fizyolojik katkılar sağladığı bilinmektedir.

Omega 3 yağ asidi içeriğinden zengin olan balıkların tüketiminin sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini konu alan klinik çalışmaları inceleyen Nuriye Bayar’ın yaptığı araştırmalarda, hamilelik dönemimde, anne adaylarının, balık yağı tüketmesinin anne karnındaki bebeğinsağlıklı gelişimini sağladığı vurgulanmaktadır. Ve birçok bilimsel yayında, omega 3 yağ asidi açısında zengin beslenen çocukların, gelişim çağlarında daha sağlıklı büyüme gösterdikleri de ortaya konmuştur. Sonuç olarak, beslenme sağlığı ve düzenli egzersiz alışkanlığına önem vermekle birlikte tüketilen gıdaların da özenli ve bilinçli seçimi sağlıklı yaşam koşullarını geliştirmekle kalmayıp, birçok kronik hastalığın da önlenmesine yardımcı olacağı gözden uzak tutulmamalıdır.