Günümüz dünyasında, sağlıklı yaşam ve yaşam kalitesini arttırmaya dönük yoğun tıbbi araştırmaların ortaya çıkardığı bilimsel verilerin ışığında, düzenli fiziksel aktivitenin bireyin hayatına kazandıracağı fiziksel ve psikolojik katkılar son dereceönemlidir. Bu araştırmalarda, spor ve düzenli egzersiz alışkanlığının, fiziksel ve psikolojik (ruhsal) sağlık risklerini en aza indirebilmek için en doğal ve etkin yöntemler arasında olduğu ve özellikle düşük veya orta yoğunluklu düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının, ruh sağlığının iyileşmesi ve gelişmesi konusunda oldukça etkili olabileceğini vurgulanmaktadır.
Çeşitli klinik çalışmalarda, düzenli egzersiz alışkanlığının, ruh sağlığını geliştirebileceği ve özellikle depresif bozuklukların tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir. Bu araştırmalarda, fiziksel olarak aktif olan bireylerde depresyon riskinin hareketsiz (sedanter) yaşam tarzını benimseyen bireylere kıyasla önemli ölçüde daha düşük olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Fiziksel aktivite ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi açıklamak için ortaya konan çok çeşitli hipotezlerde, düzenli fiziksel aktivitenin depresif semptomların (bulguların) hafifletilmesinde önemli etkisi olduğu söz konusudur. Bu nedenle, özellikle ileri yaştaki bireylerin psikolojik (ruhsal) sağlıklarını ve yaşam kalitelerinin geliştirilebilmesinde için düşük yoğunluklu fiziksel aktivite programları oldukça yüz güldürücü sonuçlar verdiği gözlenmektedir.
Düzenli egzersizin alışkanlığının organizma üzerinde birçok metabolik faydasının yanı sıra çok önemli psikolojik faydaları da vardır. Sedanter (hareketsiz yaşam) yaşam tarzı sadece küresel bir sağlık problemi olarak da tanımlanan aşırı kilo ve obezite nedeni olarak değil ama aynı zamanda, ruh sağlığını da olumsuz etkileyebilecek bir sağlık problemi olarak değerlendirilmektedir. Düzenli fiziksel aktivitenin depresyon ve anksiyete belirtilerini azaltarak, ruh halini ve bilişsel işlevi iyileştirdiği gösterilmiştir. Egzersiz, psikolojik sağlığın korunması konusunda önemli bir rol oynayan öz saygı, beden imajı ve öz yeterlilik üzerinde de olumlu bir etkiye sahip olması, düzenli fiziksel aktivitenin psikolojik faydalarını açıklamaktadır. 
Düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının olmaması ya da yetersiz olmasının, aşırı kilo ve obezite sorunlarına neden olduğu bilinmektedir. Özellikle bilgisayar ve internet bağımlılığı olarak da tanımlanabilen, bilişim teknolojilerine gösterilen ilgi ve bu faaliyetlere gün içinde ayrılan zamanın fazla olması, fiziksel aktivite konusunda yetersiz ilgi, egzersiz için kısıtlı zaman ayrılması gibi sosyal nedenlerle fiziksel aktiviteye katılımın azalmasıyla tüm dünyada fazla kilo ve obezite sorununu arttırmakta olduğu dikkat çekicidir. Özellikle aşırı kilo ve obezite sorunu nedeniyle beden imajı endişeleri geliştirme riski yüksek olan ergenlik dönemindeki gençlerin, düzenli sportif aktivitelere katılım göstermeleriyle birlikte kilo kontrolündeki başarılarının yanı sıra psikolojik sağlıkları açısından da oldukça olumlu etkiler yaşadıkları gözlemlenmiştir.
 Psikolojik (ruhsal) sağlığın korunması ve geliştirilmesi üzerinde fiziksel aktivite alışkanlığının olumlu etkilerini konu alan klinik çalışmaları inceleyen Nuriye Bayar’ın yaptığı araştırmalarda, psikolojik sağlık açısından düzenli fiziksel aktivitelerin önemi ve gerekliliği vurgulanmakta ve özellikle depresif semptomlar gösteren bireylerin daha aktif yaşam tarzını benimsemeleriyle birlikte düzenli egzersiz alışkanlığını da kazanmalarının önemine dikkat çekilmektedir. Bu amaçla hareketsiz bir yaşamın neden olabileceği sosyopsikolojik sorunların önlenmesi ve haftada en az 5 gün, günde yaklaşık 45-60 dakika, düzenli, hafif veya orta şiddette aktivite alışkanlığının getireceği tedavi edici etkiler konusunda fikir birlikteliği bulunmaktadır.
Yapılan araştırmaların sonuçları incelendiğinde, psikolojik sağlığın korunması ve yaşam kalitesinin geliştirilebilmesi konusunda, fiziksel aktivite alışkanlığının sağladığı olumlu katkı dikkat çekicidir. Bireyin sağlıklı bir yaşamsürdürülebilmesinde önemli bir metabolik risk faktörü olarak kabul edilen aşırı kilo ve obezite problemi sadece, tek başına bir sağlık problemi değil ama aynı zamanda, psikolojik sorunlara da neden olabilen birçok kronik hastalığı da beraberinde getiren çok yönlü bir fizyolojik bir sorun olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının bireylerin sadece obezite ve obezite probleminin neden olabileceği birçok kronik hastalıktan uzak bir yaşam sürecine olanak vermesiyle değil ama aynı zamanda, onların mental (zihinsel) ve psikolojik (ruhsal) açıdan sağlıklı olmalarında da çok olumlu etkilerinin olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır.