Herkes hayatının bazı dönemlerinde zorluklarla karşılaşabilir ve psikolojik destek almak isteyebilir. Yaşamsal güçlükler çekebilir ve bununla beraber ciddi derecede çeşitli psikolojik rahatsızlıklar yaşayabilir. Bu gibi durumlarda bizim için uygun psikoloğu seçmek çok önemlidir.

Peki, hangi psikoloğa gitmeliyiz ve nasıl bir yol izlemeliyiz?

Birinci ve en önemli kural; seçtiğimiz kişinin gerçekten psikolog olduğundan emin olmalıyız. Maalesef ki ülkemizde çokça sahte psikolog diye tabir ettiğimiz insanlar var. Psikoloji lisansını bitirmeyen veya klinik psikolog olmayan; yetkinliği ve geçerliliği belli olmayan çeşitli eğitimler alarak bu mesleği icra etmeyen çalışanlar var. Bu nedenle destek almak istediğiniz psikoloğun diplomalarını ve eğitimlerini sorgulamak en doğal hakkınız ve hatta ilk başta yapılması gereken şey.

İkinci önemli koşul ise psikoloğun çalışma alanları. Sizin probleminiz ne ise; ona yönelik o alanda çalışan bir psikoloğa gitmeniz daha sağlıklı bir sonuç almanızı sağlayacaktır. Basitçe örneklemek gerekirse; çocuğunuzla alakalı bir durum için yetişkinler yerine çocuklar üzerine uzmanlaşmış bir psikoloğa; veya eşinizle bir problem yaşıyorsanız ilişkiler ve çiftler üzerine çalışan bir psikoloğa ve yine spor hayatınızla ilgili bir probleminiz varsa bir spor psikoloğuna gitmek gibi.

Diğer bir husus ise mesafe. Ortalama bir psikoterapi seans süresi 45/ 50 dakika civarındadır. Bulunduğunuz şehirde konum olarak size yakın bir psikoloğa gitmek; seanslara yetişme kaçırma gibi veya trafik gibi çeşitli sorunlarla uğraşmadan size zaman tasarrufu sağlayacaktır.

Diğer yandan pandemiyle birlikte daha da gündem olan bir konu ise çevrimiçi (online) psikolojik danışma. Online Terapi, yüz yüze terapide kullanılan yöntem ve tekniklerin internet üzerinden görüntülü ve sesli görüşmelerle uygulanan şeklidir. Aslında online terapi, gelişen teknolojiyle beraber uzun yıllardır kullanılan bir yöntemdi.

Yurt dışında yaşayan kişilerin ana dilinde terapi hizmeti almak istediklerinde, çeşitli fiziksel engeli bulunan bireylerde veya yaşça daha büyük insanlarda ya da çeşitli nedenlerle evden çıkamayan ama psikolojik destek almak isteyen kişilerde, bulunduğu şehirden taşınmak zorunda kalıp yine aynı psikolog ile seanslarına devam etmek isteyenlerde, yine salgın hastalık dönemlerinde gibi birçok durumda zaten sıkça kullanılıyordu. Sadece pandemi koşulları nedeniyle daha fazla tercih edilmeye başlandı. Yine Araştırma sonuçlarına göre online terapinin; bir çok psikolojik durum için yüz yüze terapi kadar verimli olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle yazıda bahsettiğim üçüncü husus olan psikoloğa konumca yakınlık; yüz yüze görüşmeler için önem arz ediyor. Online görüşmeler için bu durumu önemsemeden yine herhangi bir şehirden seçtiğiniz bir psikolog ile sürece devam edebilirsiniz.

Diğer yandan seans ücretleri çok geniş bir yelpaze de. Bu nedenle kendi maddi durumuzu da göz önüne alarak; bütçenizi net bir şekilde belirleyerek yol alabilirsiniz.

Bunlarında dışında bir diğer en önemli nokta kesinlikle psikolog ile kurulan bağ. Nasıl hissediyorsunuz, rahat mısınız, açılabiliyor anlatabiliyor musunuz, güveniyor musunuz, anlaşıldığınızı hissedebiliyor musunuz? Bu hususlarla birlikte yine psikolog ile işbirliğiniz de; süreç içinde daha sağlıklı sonuçlar almak için çok önemli.

Okuduğum ve çok sevdiğim bir sözle bitirmek isterim; “Lütfen dikkat edin; ruhunuzda makas unutmasınlar.”

Sağlıklı günler dilerim…