Ölmez ağaç ve bereketin sembolü olarak tanıtılan zeytin ağaçları 10. kez meclis gündemine geldi ve geri çekildi. ZMO İzmir Şubesi Başkanı Çakıcı, “Hiç bıkmadan, sürekli deniyorlar” dedi.

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / ÖZEL HABER

Daha önce 9 kez gündeme gelen zeytinliklerin talanına yol açacak yönetmelik, AK Parti milletvekilleri tarafından kanun teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulmuştu. Teklif maddesi kamuoyundan gelen tepkilerle 10. kez geri çekildi. Fakat AK Parti ve MHP’li vekillerin imzasını taşıyan teklifin daha sonra yeniden değerlendirilmesi söz konusu. ‘Ölmez ağaç’ ve ‘Bereketin sembolü’ olarak tanıtılan zeytin ağaçları kritik bir süreçten geçerken, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Çakıcı, “10. kez meclis gündemine geldi. Saymıyorduk ama artık sayar hale geldik. Hiç bıkmadan, sürekli deniyorlar” dedi.

Öte yandan, 3573 Sayılı Zeytin Kanunu’na rağmen yönetmelikler aracılığıyla zeytinliklere zarar verilmek istendiğini kaydeden Başkan Çakıcı, “Bir yasa varken ona ters bir başka yasa çıkarmak yine hukuki değil. Hali hazırda bir Zeytin Yasası bulunuyorken onu baypas edecek başka bir yasa olamaz. Yeşil mutabakattan, dünyadaki gıda krizinden bahsedilirken bu tip konuların tekrar tekrar meclis gündemine getirilmesinin hukuki bir dayanağı yok ve kamuoyuna yararı da yok” sözlerine dikkat çekti.

ZEYTİNLİKLERİ ENGEL OLARAK GÖRÜYORLAR

“10. kez meclis gündemine geldi. Saymıyorduk ama artık sayar hale geldik” ifadelerini kullanan Başkan Çakıcı, “Zeytinliklerde aynı zamanda maden faaliyetleri sürdürülsün isteniyor. Ancak bu teklif 10. kez geri çekiliyor. Hiç bıkmadan, sürekli deniyorlar. Geçen mart ayında da yönetmelikle bunu değiştirmeye çalıştılar. Madencilik Yönetmeliğine bir ek yapıldı. Ama 1930’larda çıkan 3573 sayılı bir Zeytincilik Yasası var. O yasa orada durduğu sürece yönetmelikle bunu delmeniz mümkün değil. Zeytinliklerde bu yasa nedeniyle 3 kilometre mesafede toz, kimyasal maddeleri oluşturan bir tesisi yapamıyorsunuz. Orman alanları ile zeytinlikler iç içe. Maden faaliyetlerinin yürütüldüğü alanlarda haliyle zeytinliklere çok yakın oluyor. Zeytinlikleri bir engel olarak görüp aşmaya çalışıyorlar. Onların talanı tarımsal sıkıntıları da beraberinde getirecek. Hele ki Türkiye’nin ciddi bir yağ sorunu varken1 dedi.

YASA İLE BUNU YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR

Çakıcı, sözlerine şöyle devam etti: “Teklifin verileceğini duyduğumuz anda tepkimizi ortaya koyduk. Zaten çiftçilerimiz de, üreticilerimiz de bu konularda duyarlı. Sivil toplum örgütleri olarak basın yayın organlarında, sosyal medya hesaplarımızda kamuoyunu aydınlatmaya çalıştık. Aynı zamanda mecliste milletvekilleri ile irtibat kurarak bunun geri çekilmesi gerektiğini gündeme getirdik. Yönetmeliğin ortaya çıktığı ilk gün zaten mahkemeye vererek net bir duruş sergiledik. Danıştay mart ayında çıkan o yönetmeliği de ‘yasaya rağmen yönetmelik olamaz’ diye iptal etmişti. Şimdi yasa ile bunu yapmaya çalışıyorlar. Ama bir yasa varken ona ters bir başka yasa çıkarmak yine hukuki değil. Hali hazırda bir Zeytin Yasası bulunuyorken onu baypas edecek başka bir yasa olamaz.”

ÇAKICI’DAN AKBELEN ÖRNEĞİ

Mahkemeler, davalar araya konarak doğaya zararın hız kesmeden devam ettiğini ve bu şekilde bir yıldırma politikası uygulandığını kaydeden Çakıcı, “Muğla Milas’taki Akbelen Ormanı mesela… Kömür madeni çıkarmak için ormanda bir takım çalışmalar yürütüldü. Ancak orada zeytinlik alanlara zarar verilmeyecek gibi bir ilerleme kat ettiler. Üç tane bilirkişi raporu çıktı, bir tanesi olumlu, iki tanesi olumsuz. Süreci uzatarak yapılan yıldırma çabaları... Bu değişimler aracılığıyla bir adım öne geçmeye çalışıyorlar” bilgisini paylaştı.

KAMUOYUNA YARARI YOK

Akkuyu NGS, çalışanları için yeni yerleşim alanı inşa edecek Akkuyu NGS, çalışanları için yeni yerleşim alanı inşa edecek

Çakıcı, son olarak, şu ifadeleri kullandı: “Bizim durduğumuz yer belli. Yönetmelik çıktığında meydanlardaydık. Hukuki anlamda da avukatlarımız aracılığıyla davalar açtık ve kazandık. Çiftçi, çevreci örgütleriyle de hemen bir araya gelip duyurmaya çalıştık. Ki artık sokaktaki vatandaşta ağacına, zeytinine sahip çıkıyor… Bir sürü çevre sorunu ve gıda ile ilgili sıkıntılar yaşıyoruz. Artık yeşil mutabakattan, dünyadaki gıda krizinden bahsedilirken bu tip konuların tekrar tekrar meclis gündemine getirilmesinin hukuki bir dayanağı yok ve kamuoyuna yararı da yok.”