En kırılgan grup olarak tanımlanan çocuklar için temiz suya erişim dahi bir sorun haline geldi. Matarasındaki su bitince tuvalet musluğuna koşan öğrenciler, bakımı yapılmayan su tesisatlarının da kurbanı oluyor

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / ÖZEL HABER

Derinleşen yoksulluk karşısında en kırılgan grup olarak tanımlanan çocuklar, okullarda suya ulaşamıyor. Yoksul kesim için sadece gıda değil temiz suya erişim dahi bir sorun haline gelirken, okul bahçelerindeki çeşme suları arıtılmıyor; öğrenciler tuvalet musluklarına yöneliyor. Kantinde satılan pet şişe sular ise çare olamıyor. Çünkü 500 ml bir şişe su 5 lira. Harçlık vermekte güçlük çeken ebeveynler, ya sudan ya da yemekten tasarruf etmeye zorlanırken, yetkililer, yarım litrelik şişe su satış ücretlerinde, 2021-2022 eğitim öğretim döneminde yüzde 200’e yakın artışlar görüldüğünü söylüyor. İzmir Karşıyaka’daki okulları merkeze alarak konuyu gündeme getiren Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, “Okulların su tesisatlarının düzenli bakımı yapılmıyor, okula kadar gelen temiz su binanın şebekesine girdiğinde içilebilme özelliğini kaybedebiliyor… Eğitim ve sağlık en temel insan hakkıdır. Bunlar ücretsiz olmalıdır. Ve devlet tarafından finanse edilmelidir. Eğitimde feda edebileceğimiz çocuğumuz yok” sözlerini vurguladı.

DÜŞÜK KİLO VE KANSIZLIK…

Türkiye’de kız çocuklarının yüzde 85’inin, oğlan çocuklarının ise yüzde 69’unun yetersiz beslenmeye bağlı düşük kilo ve kansızlıkla mücadele ettiğini vurgulayarak konuşmasına başlayan Başkan Aydın, temiz, kaliteli ve sağlıklı suya erişimde yaşanan sorunları şöyle aktardı: “Özellikle dezavantajlı bölgelerde okuyan çocuklar içme suyuna ulaşamıyor. Türkiye’de genelde okulların yüzde 95’inde bahçelerde, çocukların sağlıklı suya erişimi için çeşmeler yok. Özellikle Bakanlığın okul projelerinde çocukların sağlıklı suya erişim alanları yer almıyor. Ve çocuklar doğal olarak kantinlere yönelmek zorunda kalıyor. Su ihtiyacını kantinde satılan pet şişeler ile karşılıyor. Ancak kantin fiyatları da malumunuz. 500 ml bir şişe su 5 lira. Aileler çocuklarına beslenme ihtiyacı için dahi harçlık veremezken, yetkililere buradan soruyorum, su parasını nereden bulsunlar? Evden çıkarken matarasına su koyuyor çocuk. Bütün gün o matarayla mı gününü geçirecek? Çocukların bir günde tükettiği su, bir buçuk, iki litredir. Özellikle havaların sıcak olduğu dönemde daha fazladır. Matarada su kalmayınca okul tuvaletlerindeki musluklara yöneliyor öğrenciler. Bu ise hastalığa davetiye çıkarmak demektir. Gelişim bozukluklarının en başlıca sebeplerinden biri de budur.”

Yağmur kente geri dönüyor Yağmur kente geri dönüyor

SU İÇİLEBİLİR OLMAKTAN ÇIKIYOR

“Okul bahçelerinde çeşme olan eğitim yuvalarında da başka bir tehlike söz konusu” diyen Başkan Turgut Aydın, “Şehir şebeke suyu temiz olabilir. Ama bu su okul bahçesine ulaştığı zaman içilebilir su olmaktan çıkıyor. Birçok okulun su tesisatı eski. Bu anlamda devletin yapması gereken çalışma belli. Eskisi gibi okulların bahçelerinde yine çeşmeler olmalı ama arıtma cihazlarıyla birlikte. Bu şekilde sağlıklı suya erişim sağlanabilir. Çalışma alanımızdaki bütün belediyelere, ilçe milli eğitim müdürlüklerine, İzmir Valiliğine, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve il milli eğitim müdürlüğüne dilekçe gönderdik. Geri dönüşleri ise yine yuvarlak cevaplar oldu. Okullardan böyle talep gelmediğine, böyle bir ihtiyaç olmadığına dair. Dernek olarak kaliteliye suya erişim noktasında verdiğimiz dilekçeler her fırsatta geçiştirildi. Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay ile bu konuda bir görüşmemiz oldu. Yardımcı olabileceklerini, bu konuyu en azından Karşıyaka’da çözüme kavuşturabileceklerini söyledi. Ancak Kaymakamlığın onay vermesi gerekiyormuş. Yakın zamanda Kaymakamlık ile de yüz yüze bir görüşmemiz olacak. Bürokrasiye takılmamıza rağmen hiç olmasa Karşıyaka’da öğrencilerin temiz suya ulaşmasını sağlamak için mücadele göstereceğiz” dedi.

DÜZENLİ BAKIMI YAPILMIYOR

Yarım litrelik şişe su satış ücretlerinde, 2021-2022 eğitim öğretim döneminde yüzde 200’e yakın artışlar görüldüğünü söyleyen Başkan Aydın, şunları da ekledi: “Buna göre suya ayıracak harçlığı olmayan çocuklar sağlıksız koşullarda tuvaletlerden su içmek zorunda kalıyor. Okulların su tesisatlarının düzenli bakımı yapılmıyor, okula kadar gelen temiz su binanın şebekesine girdiğinde içilebilme özelliğini kaybedebiliyor… Gerek okul içerisinde gerekse okul bahçelerinde su içme alanları olmalı, okul planlamaları buna uygun projelendirilmelidir. Ancak sorumluluğun bir bölümü de belediyelere düşüyor.”

FEDA EDEBİLECEĞİMİZ ÇOCUĞUMUZ YOK

“Başka yerlere aktarılan bütçeler eğitim için harcansa kazanan ülkemiz olacaktır” ifadelerini kullanan Aydın, son olarak, “Öğretmenliğimin ilk yıllarında eğitimin çok farklı sorunlarını tartışırdık. Örneğin, müfredatın genişletilmesi, öğretmen okullarının niteliğinin yükseltilmesi, okullarda ikili eğitimden tekli eğitime geçilmesi, sınıfların yoğunluğu gibi… Ama bugün gelinen noktada konuştuğumuz konu çocukların sağlığını tehdit eden unsurlar… Eğitime yapılmış yatırım boşa değildir, geleceğe yapılmıştır. Her şeye rant ya da para gözüyle bakmamamız lazım. Özellikle eğitim ve sağlığa. Çünkü bunlar en temel insan hakkıdır. Bunlar ücretsiz olmalıdır. Ve devlet tarafından finanse edilmelidir. Eğitimde feda edebileceğimiz çocuğumuz yok” çağrısında bulundu.