Tanrım, beni dostlarıma karşı koru, kendimi düşmanlarıma karşı korurum.

Voltaire

Ünlü Fransız düşünürün bu tümcesi her zaman bana yol gösterici olmuştur. Son zamanlarda sendika, dernek, meslek odası, platform kısaca demokratik kitle örgütlerinde (DKÖ) ve demokratik siyasi partilerde gördüğüm en önemli noktaları özetle yukarıda başlıklarıma aktardım. Naçizane buralarda gördüğüm ortak nokta; yönetimi eline geçirenlerin tavır, tutum ve davranışlarının, bırakın alçakgönüllü olmayı, çok çabuk otoriter, despotik iklime girmeleridir. Düne kadar eşitlikten, demokrasiden, özgür düşüncelerden vb. dem vuranların bu yöne evrilmelerinin mutlaka bilimsel açıklamaları vardır. Ama ben bir hekim olarak çok üzüldüğümü, bunun önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirteyim. Acaba bu bireylerde yeterince beynin korteksi gelişmemiş mi? Ben bunu kestiremiyorum. Bunu yazılarında tanınmış Siyaset Psikoloğu Karar Araştırmacısı Paul Sloviç çok güzel dile getirmektedir. Yazılarını izlemenizi öneririm. Daha önce yazdığım konuya dair yazımın ilgili kısmını tekrarlıyorum. Bilenler bilir. Amigdala; Beynin kafa oluşumundan sonra milyonlarca yılda evrimleşmesi ile oluşan sinir ağları kökenli bir organımızdır. Sinir ağlarını kapsayan canlılarda, sinir düğümlerinin birikimleri, beynin oluşumunda önemli noktadır. Beynin duygular ile uzun erimli bellek ve davranışlarını oluşturan limbik sistem dediğimiz yapı; duygusal dürtüleri ve hafıza oluşumunu kontrol etmekten sorumlu olup, beynin ağ sistemi olarak tanımlanmaktadır. En önemli bölümleri beynin hafıza merkezi olarak bilinen ve kısa süreli hafızaya alınan bilgilerin uzun süreli hafızaya aktarılmasında görev alan, yaşanılan anıların olaylarla ilişkilendirilmesinde ve kişinin yön bulma duyusunu kontrol etmede de önemli bir rol oynayan HiPOKAMPUS ile beynin yan tarafında yer alan Temporal Lobun derinlerinde yerleşen nöronların oluşturduğu badem şeklindeki beyin bölümü olan Amigdaladır. Konuyu uzatmadan gelin sinirbilimci arkadaşlarda özür dileyerek bir hekim olarak Amigdala’yı naçizane anlatmaya çalışayım. Latincede badem anlamına gelen bu kısım, anlaşılsın diye doğru olmasa da İlkel Beyin diye bahsedebiliriz. Duygusal her türlü tepkiyi kaydetme, değerlendirip işleyerek uygun zamanda anımsama işlevini yapar. Evrimleşmesi sonucu “KORKUDAN” sorumlu beyin haline gelmiş diyebiliriz. Bu bölüm harap olmuş ise korkusuz mu olacağız? Aynen öyle. Amigdala yaşamsal olup, ilk meydana çıkan beyindir. Kaçayım mı? Kalayım mı? Sorularının yanıtını burası belirler. Açlık,tokluk, cinsel içgüdü, üreme dürtüsü, saldırı,kaçma duygularını denetler. Beynin kabuk kısmı dediğimiz yönetimsel kısmı Korteks’in kararına kalmadan, çok ani ve acele yapılan her türlü eylem ve davranışın sorumlusu diyebiliriz. Bu bölüm peki olmaz ise ne olur? Tabiî ki canlı ölür. Halbuki kabuk kısmı olan ‘Korteks’ olmayınca canlı ölmez.

Sözü yine uzatmadan bahsini geçirdiğimiz Korteks bölümünü bildiğimiz kadarıyla, fazla ayrıntıya girmeden anlatalım. Beynin kıvrımlı kabuk kısmıdır. İnsanlarda evrimleşmenin bir sonucu olarak gelişkin bir beyin bölümüdür. Kafatasına sığamama durumu yüzünden kıvrımlı bir yapıya evrildiği düşünülmektedir. Korteks farelerde düz, maymunlarda hafif kıvrımlaşmıştır. Ne yapıyorsun? Düşünsene! Acele etme! Kafayı kullan! gibi komutlar Korteks’ce belirlenir. Buradan şu sonuca ulaşabiliriz. Bu bölge ayarlayıcı, kontrol edici, denetleyici, düzenleyici olup; eğitim, bilinçlenme, sanatla ve bilimle uğraşma, soyut ve istatistiksel düşünme de bu kısım tam yetkilidir. Beyin uzun sürede evrimleşmiş olup, evrimleşme süreci devam etmektedir. Düşünme, algılama, duygulara sahip olma, değerlendirme, yorumlama gibi yetiler sadece insanlarda olmayıp, diğer hayvanlarda da çeşitli boyut, miktar ve karışımlarda vardır. Hiçbir hayvanın daha önceden kodlanmış bir program çerçevesinde oluştuğunu düşünmemiz elbette doğru olmaz. Günümüz de düşünerek, korteksimizi çalıştırarak önemli kararlarımızı versek ne kadar iyi olur. Demokratik olmayan, henüz sermaye sınıfı gelişmemiş, feodal artıklarını giderememiş, küresel sermayeye bağlı bizim gibi toplumlarda; Amigdala ve Korteks arasındaki savaşı maalesef Amigdala kazanmıştır. Yani cahil insan sayısı artması ile baskıcı ve antidemokratik sistem olan Otokrasi’nin güçlenmesi birbirine paraleldir. Bilmem başlıktaki konuları anlatabildim mi? Konumuzu gelin anlamlı bir ezgi ile bitirelim! Kul Himmet ustamızın bu anlamlı sözlerini Hasan Hüseyin ve Yavuz Top Hocalarımız ne güzel dile getirmişler. Bu türküyü söyleyince türkünün sahibi olan Gaziantepli hemşehrilerimize selamlarımı gönderiyorum…

Kul himmet üstadım gelse otursa, hakkın kelamını dile getirsen, dünya benim deyi zapta geçirse, karun kadar malın olsa ne fayda…

Sevgilerimle…