9 Mayıs 1887 tarihinde İstanbul’da doğan Müfit Ratip, henüz küçük yaşlardayken edebiyata merak sarmış ve ilerleyen yıllarda döneminin en büyük akımlarından ve topluluklarından birisi olan Fecri Ati’nin kurucuları arasında yerini almıştır.

***

Oyun yazarı ve tiyatro eleştirmeni, Meclis-i Maarif reisi Haydar Efendi’nin torunu ve İkinci Ceza Mahkemesi reisi İbrahim Bey’in oğludur.

***

Ortaöğrenimini 1908’de Galatasaray Sultanisi’nde tamamlayan Müfit Ratip, Evkaf Nezareti’nde mütercimlik ve Evkaf Müzesi’nde başkâtiplik gibi görevlerde bulundu. Edebiyat yaşamına mensur şiirler ile girmiş; sonraki yıllarda Refik Halit Karay ile birlikte yazdıkları Tiryaki Hasa Paşa, Kanije Müdafaası gibi oyunlar kaleme aldı.

***

Düzyazı şiirleri ile dikkat çeken Müfit Ratip, sonraki yıllarda çalışmalarını tiyatro üzerine yoğunlaştırdı. “Sayfiyede”, “Zincir”, “Tiryaki Hasan Paşa ve Kanije Müdafaası” oyunlarını kaleme aldı. Bunlardan “Zincir” Burhanettin Topluluğu, “Kanije Müdafaası” ise Minakyan Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelendi. Yazdığı oyunlarında toplumun içinde bulunduğu sosyal sorunlara dikkat çekti.

***

Müfit Ratip’in asıl çalışmaları Fecr-i Ati hareketinin ilk çıkışlarını yaptığı günlerde kaleme aldığı makale ve eleştiri yazıları olmuş; Servet-i Fünun dergisinde yayımladığı uzun bir yazı ile Fecr-i Ati hareketinin sözcülüğünü yapmıştır.

***

Fecr-i Ati Encümen-i Edebisi’nde de onun imzası bulunmaktadır.

Şiir, eleştiri ve tiyatro oyunlarının yanı sıra Batı edebiyatından pek çok eseri Türk diline kazandıran Müfit Ratip, “Bir Sukut-u Natamah” (G de Gaillavet ile R de Flers), “Kadın Pençesi” ( H. Bernstein), “Bir Buhran” (H. Bernstein), “Büyük Gece” (L. Kampf) gibi oyunları Türkçeye çevirip sahneledi. Tiyatro eleştirileri Musavver Muhit, Servet-i Fünun, Resimli Kitap, Musavver Tiyatro Mecmuası, Aşiyan ve Hak gibi pek çok dergi ve gazetede yer aldı.

***

Edebiyat hayatına mensur şiirler ile giren Müfit Râtip, esasen tiyatro kabiliyet ve dehâsı ile doğmuş bir yazardır. 1908 Meşrutiyet’ini takip eden dönemlerde, kendi çevresinde geliştirdiği tiyatroculuğu gösteri alanına da taşır.

***

İlk kez Şehzadebaşı’nda Kâzım Nami’nin Nasıl Oldu ve devamında Ahmet Vefik Paşa’nın bir Moliere adaptesi olan Zor Nikâhı eserlerini tiyatro grubu ile birlikte sahneye koyar (Sevengil 1968). Hızlı biçimde edebiyat dünyasına dâhil olan yazar, eleştiri ve incelemeleri; çevirileri, adapte ve telif piyesleri ile kısa zamanda adından söz ettirir.

***

Tiyatro faaliyeti dolayısıyla tanıdığı arkadaşlarını etrafında toplar ve “sanat için sanat” düsturu ile hareket eden Fecr-i Âtî’nin kuruluşunda gruba önemli bir insan ve fikir kaynağı sağlar. Fecr-i Âtî beyannamesi, grubun kâtibi olması dolayısıyla, onun imzasıyla neşredilir. Kurulması planlanan Fecr-i Âti kütüphanesinde Talâk ve Tezat isimli iki piyesinin de ismi vardır. 1910’da Darü’t-Temsîl-i Osmanî heyetinde yer alır. 1911’de ise Mınakyan grubu içerisinde eserler verir ve Yeni Sahne için de ciddi çalışmalar sunar. Darülbedâyi’nin kurulması sırasında da öğrencilerin deneneceği sınav komisyonu içerisinde bulunur.

***

Fecr-i Âtî içerisinden çekildikten sonra, çalışmalarını tiyatro eleştirmeni olarak, çok genç yaştaki ölümüne kadar devam ettirir. “Millî bir ziyâ” olarak görülen Müfit Râtip, Yakup Kadri, Refik Hâlit ve Ahmet Hâşim’i etkileyen bir isimdir. İstanbul’da henüz otuz üç yaşındayken veremden yaşama veda etti.