Tüm dünyada mevsimsel grip etkeni virüsler, bütün yıl boyunca tespit ediliyor olsa da, geniş halk kitleleri tipik olarak grip mevsimi olarak bilinen sonbahar ve kış aylarında bu gribal enfeksiyonun etkisi altına kalmaktadırlar. Grip mevsimlerinin kesin zamanlaması ve süresi değişiklik gösterebilir, ancak yoğun grip aktivitesi genellikle Ekim-Kasım ayında artmaya başlar ve çoğu zaman bu grip aktivitesi Aralık ve Şubat ayları arasında zirve yapar ve Mart-Nisan aylarına kadar da görülme sıklığı devam edebilir.

 Mevsimsel grip, ani başlayan ateş, öksürük (genellikle kuru öksürük), baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, şiddetli halsizlik (kendini iyi hissetmeme), boğaz ağrısı ve burun akıntısı ile karakterizedir. Grip belirtileri genellikle, grip virüsüyle enfekte olduktan iki veya dört gün içinde etkilerini göstermeye başlar. Mevsimsel gribin en tipik semptomları; burun akıntısı, ateş, titreme, yaygın vücut ağrısı, öksürük ve boğaz ağrısı olarak sıralanabilir. Kusma veya ishal gibi bağırsak semptomlarının (bulgularının) da görülmesi mümkündür ancak bu belirtilerin daha az yaygın olduğu saptanmıştır. Tipik belirtiler arasında olan boğaz ağrısı ve öksürük zaman zaman şiddetli olabilir ve dört veya beş günden daha fazla hafta sürebilir. Mevsimsel grip hızlı bulaşan viral (virütik) bir hastalık olduğu için; grip olan birinin öksürmesi veya hapşırması sonucu havadaki küçük damlacıkları solunduğunda grip hastalığı oluşma riski ortaya çıkar. Üzerinde virüs bulunan bir maddeye temas edildikten sonra ağız, burun veya gözlere dokunulduğunda da grip virüsünün bulaşabileceğine dikkat edilmesi gerekmektedir.

 Mevsimsel grip salgını, ortaya çıkaracağı bulgular nedeniyle sağlıklı yaşam için herkes için zorlayıcı hastalık olarak bilinmektedir. Mevsimsel grip salgınından korunabilmek için bağışıklık sistemi güçlendirebilmek için; doğal, dengeli beslenme, sağlıklı bir uyku düzeni ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkilerinden dolayı fiziksel egzersiz ve aktivite de etkili bir çözüm olabildiği öne sürülmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalarda, fiziksel egzersiz ve aktivitelerin, çeşitli enfeksiyonlara, virüslere vb. karşı bir bağışıklık tepkisi oluşturdukları için bağışıklık sistemini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, egzersizin yoğunluğu ve süresi gibi bazı faktörler de önemlidir. Düzenli olarak yapılan egzersiz alışkanlığının mevsimsel gribin ağır fiziksel bulgularını önleyebildiği gibi, psikolojik ve mental (zihinsel) olumsuz etkilerini de azaltmaya yardımcı olacaktır.

 Düzenli fiziksel egzersiz ve aktivite alışkanlığıyla bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi konu alan klinik çalışmaları inceleyen Nuriye Bayar’ın yaptığı araştırmalarda, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının kazanılmasıyla, mevsimsel gribe yakalanma olasılığının önemli derecede azalabileceği vurgulanmaktadır. Çok sayıdaki bilimsel yayında, her yaşta yapılabilecek olan düzenli fiziksel aktivitenin, bireyin immun (bağışıklık) sistemini destekleyerek vücudu mevsimsel gribe karşı savunmada olumlu katkısı olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle, mevsimsel gripten korunmak için; her yaşa uygun egzersiz şiddeti ve süresi önerildiği gibi günlük fiziksel egzersizler ve aktiviteler yapılması sağlıklı bir immun (bağışıklık) sistemi için oldukça önem taşımaktadır. Tabii ki, egzersiz programı bilimsel yöntemlerle planlanmalı ve uygun dinlenme zamanı ile birlikte antrenmanın yoğunluğu, süresi ve miktarı gibi çeşitli faktörleri de dikkate alınmalıdır.

 Sonuç olarak, immun (bağışıklık) sisteminin güçlendirilmesi ve dolayısıyla mevsimsel gripten salgınından korunmak ve sağlıklı bir yaşam için düzenli egzersiz alışkanlığı oldukça etkin bir yöntem olarak öne sürülebilir. Bu amaçla, sağlıklı bir egzersiz planlaması olarak, haftanın en az 3 veya 4 günü yapılacak ve haftada en az 150 dakikalık orta düzeyde fiziksel aktivite en sık önerilen fiziksel aktivite programıdır. Bu egzersiz sürenin zamanla arttırılmasıyla, sağlıklı yaşama verebileceği katkıların da arttırılması mümkün olacaktır.