Hislerini en içten duygularla icra edenler, gerek kendi çağına, gerekse çağının ötesine hitap eden şahsiyet sahibi olanlardır. Bilek, beyin ve yüreğini bir arada kullanan dahi, gücünü perçinleyen maddi güç, duygularını somut bir anlayışla irdeleyenler ruhani güç haline gelirler. Kanımca bu öncü ruhani liderlerden biride, Mevlâna’dır.

***

Ön görüsü, üslûbu, duruşu, duygusal zekasıyla olaya yaklaşım biçimi ve her çağa uygun divan şairi, mesnevi, divan-ı kebir ve özdeyişleriyle sunduğu müthiş katkı, Mevlâna’yı her daim haklı olarak taçlandırmıştır. İlkel üretim araçları ile üretim ilişkilerinden günümüz teknolojik sürecine kadar, Mevlâna’nın deyimleri güncelliğini yitirmemiştir...

***

Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan ülkesinin, Behl şehrinde doğan Mevlâna’nın asıl adı Muhammed olarak bilinmektedir. İslam dünyasında hürmet belirtmek için önemli kişilerin isimlerinin önünde kullanılan efendimiz anlamındaki Mevlâna lakabı, Mevlâna Celâleddin Muhammed’le birlikte özel bir isme dönüştü. Hüdavendigar, Hünkar, Hazret-i Mevlâna, Mevlevî, Şeyh, Mollâ-yı Rumi, ve Hazreti pir lakap ve unvanları da Mevlâna için kullanılmıştır.

***

Hazret-i Mevlâna ve Hazret-i pir gibi saygı hitapları, Mevlevi çevrelerinde ve Anadolu’da daha çok tercih edilmiştir. Bugün İran ve Pakistan’da Mevlevi, Batı da Rumi onun için kullanılan lakaplardır. Mevlâna çocukluk döneminin dışındaki yıllarının hemen tamamını, önceki asırlarda isimlendirmeyle Diyar-ı Rûm’da geçirdiği ve bu bölgedeki Konya’yı vatan edindiği için Rumi, “Rum ülkesinden Anadolu “ sıfatıyla anılmıştır.

***

Bunların yanı sıra vatan edindiği şehre işaret etmek üzere 13 üncü asırdan itibaren Konevi (Konyalı) sıfat-ı adıyla birlikte birçok eserde yer almıştır. “Gel, gel, ne olursan ol yine gel, ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergahımız, ümitsizlik dergâhı değildir, yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel”... Mevlâna. Devam edecek. Mutlu bir hafta sonu geçirmeniz dileklerimle kalın sağlıcakla.