Köy Enstitüleri’nin ilk mezunlarından olan Tahsin Yücel, “Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, planlanan sayıda öğretmen ve sağlık memuru yetişseydi, köylerde saklı yeteneklerin hepsi ortaya çıkardı” dedi

AK Partili Kaya’dan ‘istemezükçü’ çıkışı AK Partili Kaya’dan ‘istemezükçü’ çıkışı

MEHMET ŞERİF TOPRAK

Köy Enstitüleri’nin ilk mezunlarından biri olan Öğretmen ve Yazar Tahsin Yücel ile Yeni Kuşak Köy Enstitüsü Derneği (YKKED) İzmir Şubesi Başkanı Özgün Utku, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Sultan Gümüş Kaya İle Birinci Sayfa programına konuk oldu. Köy köy gezip öğrencilere eğitim veren Yücel, enstitülerin öneminden bahsederken, Başkan Utku ise günümüz eğitim sistemini değerlendirdi. Tahsin Yücel'in anlattıklarının izinde Köy Enstitüleri'nin 17 yıllık yolculuğuna tanıklık ederken, bu okulların Türkiye için ne büyük bir şans olduğu bir kez daha vurgulandı.

İMECE USULÜ KERPİÇ EV

Kendisi de Köy Enstitüsü mezunu olan Tahsin Yücel, öğrencisi olduğu Çifteler Köy Enstitüsü'ndeki deneyimlerini anlatırken, yakın köylerdeki halkla kurulan ilişkilere ve yardımlaşma bilincine değindi. Ulusal bayramlar veya 17 Nisan Köy Enstitüleri kuruluş yıldönümü törenleri gibi etkinlikler yerel halkla kurulan ilişkileri daha da güçlendirirken bu etkinliklere köylüler katılıyor, okul kooperatifinden alışveriş ediyor, enstitüde yetiştirilen hayvanlardan veya tarım ürünlerinden yararlanabiliyor. Tahsin Yücel, kimsesi olmayan yoksul bir göçmen kadın için, imece usulü ile temelden bir kerpiç ev inşa ettiklerini de anlattı. Yücel, o dönemi şöyle anlattı: “Köy Enstitüsü öğrencilerinin öğretmenlik bilgisi derslerinde uygulama yapmaları için her Köy Enstitüsü'nde bir uygulama ilkokulu bulunması gerekiyordu. Yapı Kolu planını hazırlardı. Hep birlikte, kendi emeğimizle binayı yaptık; bahçesinde oyun alanını, çiçekliğini, meyve ağacı, sebze ve fide yetiştirilecek bölümlerini, gübreliğini, kümes yerini ayırdık. Tarım alanlarının toprağını ekime hazırladık.”

ORHAN VELİ, YAŞAR KEMAL…

Sadece tarım ve ziraat ile değil, kültür ve sanat etkinlikleriyle de çağı yakalayan gençler yetiştirme idealini uygulamaya geçiren Köy Enstitüleri'ndeki sosyal-kültürel hayatı da aktaran Yücel, “Bir gün edebiyat öğretmenimiz Dr. Sabahattin Eyuboğlu, Ankara'daki yazar ve şairlerin bazılarını Yüksek Köy Enstitüsü'ne getirdi. Gelenlerden Yaşar Kemal, Cahit Külebi, Necati Cumalı, Orhan Veli, Cahit Sıtkı ve Mehmet Kemal'i anımsıyorum. Yazarlarla akşam geç saatlere kadar süren bir edebiyat söyleşisi yaptık” bilgisini paylaştı.

BİLİM, SANAT VE SİYASET

1936-1953 yılları arasında Köy Enstitüleri'nden toplam 27.850 mezun yetişiyor. Sağlık kollarından 1943-1951 döneminde yetişen köy sağlık memuru sayısı ise toplam 1599. Köy Enstitüsü çıkışlıların arasında çok sayıda edebiyat, bilim, sanat ve siyaset insanı bulunuyor. Tahsin Yücel'in söylediği şu sözler her şeyi özetler nitelikte: “Köylerde saklı bu yetenekli kişileri Köy Enstitüleri ortaya çıkardı. Bunlar Köy Enstitüleri'nin öğrencilerine nitelikli eğitim verdiğinin açık göstergesidir. Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, planlanan sayıda öğretmen ve sağlık memuru yetişseydi, köylerde saklı yeteneklerin hepsi ortaya çıkardı. 1940 yılında TBMM'de Köy Enstitüleri yasası görüşülürken, Hasan Ali Yücel'in ‘Türk vatanının dağlarında, kırlarında, hatta en ıssız yerlerinde, kendi başına açılıp solan çiçek bırakmayacağız’ sözü gerçekleşirdi.”

AYDINLANMA IŞIĞI SÖNMEYECEK

Yeni Kuşak Köy Enstitüsü Derneği (YKKED) İzmir Şubesi Başkanı Özgün Utku ise şunları kaydetti: “Kısa vadede; öğretmenlerin, ekonomik, demokratik, özlük haklarını geliştirecek bir mücadeleyi yürütürken, uzun vadede; geçmişte çevre ve doğa duyarlılığı taşıyan, öğrencilerini demokratik kültür ve sanatla buluşturan, onları iş içinde, iş aracılığı ile eğiten, tüm çocuklara nitelikli laik-bilimsel eğitim veren, Türkiye’nin özgün öğretmen yetiştirme ve eğitim modeli  olan köy enstitüleri sistemini ve felsefesini, eğitim sorunumuzun köklü çözümünde bir alternatif olarak gördüğümüzü bugün de ısrarla yineliyoruz.  Nitelikli öğretmen yetiştirememenin yanında, liyakati dışlayan, eğitim hakkına erişimi engelleyen, adaletsizlikler eşitsizlikler üreten, laik-bilimsel-karma eğitim karşıtı uygulamalara karşı, öğretmenlerin haklı mücadelelerini destekliyor, sorunları, talepleri ve eğitim sistemi üzerine bir düşün ve tartışma platformu oluşturarak kamuoyunun dikkatine sunmayı toplumsal bir görev sayıyoruz. Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği olarak, yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen aydınlanma ışığı sönmeyecek diyerek, tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutluyoruz.”