KESK İzmir Şubeler Platformu, Konak’ta yaptığı eylemde halktan emekten yana bir bütçe için alanlarda olduklarını belirterek, “Sadece kendimiz için değil, herkes için halktan, emekten yana bir bütçe istemeye devam edeceğiz” dedi

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN

KESK İzmir Şubeler Platformu, Konak Meydanı’nda ‘Halktan Emekten Yana Bir Bütçe İstiyoruz’ konulu basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Güven okudu. “Bütçeler, yoksuldan alıp zengine verme politikasının en temel aracı olarak kullanılmaktadır” diyen Güven, “Çünkü bütçelerin temel kaynağını oluşturan vergilerin tüm yükü başta biz emekçiler olmak üzere halka yıkılırken; vergi istisnası, muafiyeti, affı, indirimi, teşvik, hazine garantisi  gibi yollarla  zenginler, patronlar kollanmaktadır. ‘Vergi harcaması’ adı altında her yıl on milyarlarca vergi gelirinden vazgeçilmektedir. Örneğin, 2021 yılında toplanması hedeflenen her 100 TL’lik verginin 25 TL’sinden sermeye lehine vazgeçilmiştir. Toplanan vergiler artık bize yol, su, elektrik olarak dönmemekte, aksine yol, su, köprü, tünel için ayrıca yüklü miktarda para alınmaktadır. Vergilerimiz, hizmet alsak da almasak da Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri denilen Şehir Hastanesi, yol, köprü, tünel yapan şirketlere,Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine Hazine garantisi olarak aktarılmaktadır. Kamu hizmetilerine ayrılan kaynaklar-yatırımlar gittikçe azaltılmakta, sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamu hizmetleri piyasalaştırılmaktadır” dedi.

KAŞIKLA VERECEK KEPÇEYLE ALACAK

2023 yılı bütçesi bir faiz bütçesi olduğuna vurgu yapan Güven, “AK Parti+MHP iktidar bloğu son yıllarda giderek anaparaya yetişecek oranda faize kaynak ayırmaktadır. Bütçeden faiz giderleri için, Kur Korumalı Mevduatlar (KKM) için ayrılan tutar hariç, 566 milyar TL ayrılmıştır. Bu durumda halktan toplanan her 100 liralık verginin 18 TL’si faize gidecektir. Faiz giderleri bütçe giderleri içerisinde 3’üncü sıraya yükselmiştir. İktidarın her fırsatta faize karşı olduğunu belirtmesinin büyük bir yalan olduğubu bütçe rakamları ile de doğrulanmıştır. Faiz haramdrı diyenler faiz ve ceza gelirlerini ile ülkeye yönetmeye çalışmaktadırlar. 2023 yılı bütçesi aynı zamanda bir seçim bütçesidir. İktidarın kimi kesimlere bir miktar kaynak aktarması tamamen seçime endeksli olup kaşıkla vereceğini kepçeyle toplayacağı yeniden değerleme oranlarından da anlaşılmaktadır. Maliye Bakanı Nebati’nin iddiasının aksine 2023 bütçesi de diğer bütçeler gibi enflasyonist bir bütçedir. TÜİK rakamları doğru ise 2023 yılı yeniden değerlendirme oranı yüzde 122,9 olacak ve tüm kamu hizmetleri, vergi, pul, harçlara bu aranda zam yapılacak, bu da ocakta işçiye, emekçiye, emekliye yapılacak sözde zamların kat be kat fazlasının alınacağı anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.

ÇIKMAZ SOKAĞA SÜRÜKLENDİK

“Ekonomiden, iç ve dış politikaya, istihdamdan güvenliğe,  eğitim ve sağlıktan barınma hakkına kadar akla gelebilecek her alanda adeta çıkmaz bir sokağa sürüklenmiş bulunuyoruz” diyen Güven açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Ülkedeki işsizler ordusu büyümüş, kronik hale gelen işsizlik çalışanların ücretlerini, çalışma koşullarını, sendikal haklarını baskılamanın aracına dönüştürülmüştür. KESK olarak yıllardır iktidarda kimin, kimlerin olduğuna aldırmaksızın bu tablonun değişmesi için fiili ve meşru bir mücadele yürütüyoruz. Bu uğurda ihraçlar da dahil olmak üzere birçok bedel ödedik, ödemeye devam ediyoruz. Ancak bedeli ne olursa olsun iktidarların kapı kulu olmayı reddetmeye, iktidarların memuru değil, halkın kamu emekçisi ve mücadele örgütü olarak sadece kendimiz için değil, herkes için halktan, emekten yana bir bütçe istemeye devam edeceğiz.”

Erciyes Üniversitesi 2 Sözleşmeli Personel alıyor Erciyes Üniversitesi 2 Sözleşmeli Personel alıyor