KESK’in 17 Aralık’ta Ankara’da yapılacak olan ‘Geçinemiyoruz’ mitinginin duyurusunu yapan KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal, İzmir’de basınla bir araya gelerek “Seçim değil, halktan yana olan geçim bütçesi istiyoruz” dedi.

NURETTİN BAKİ

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) 17 Aralık’ta Ankara’da yapılacak olan ‘Geçinemiyoruz’ mitinginin duyurusunu; KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal, Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şube’de yaptığı basın toplantısı ile duyurdu. Toplantıda Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan da hazır bulundu. Basın duyurusunu okuyan KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal, seçim değil halktan yana olan geçim bütçesi istediklerinin altını çizdi.

RAFLAR DOLU, CEPLER BOŞ

Halkın her gün yeni zamlarla uyandığını belirten Köksal, market rafları dolu olsa da ceplerinin boş olduğunu vurguladı. Köksal, “Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı kriz bitmek bilmiyor. Her güne yeni zamlarla uyanıyoruz. Artan hayat pahalılığında maaşlarımız, ücretlerimiz mum gibi eriyor. Ülkeyi yönetenler ‘Gelişmiş ülkelerde bile raflar boş, dünya hatta gelişmiş batı ülkeleri bizi kıskanıyor’ nutukları atıyorlar. Evet, ülkede market rafları dolu ama bizim cüzdanlarımız, ceplerimiz boş. Marketleri, pazarları artık müze gezer gibi dolaşıyoruz. Raflardaki her şey el yaktığı için bakıp, bakıp çıkıyoruz. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz olduk. Kış kapıya dayandı. Doğalgaz, elektrik faturası kâbusumuz yeniden başladı. İşsizlik kronik hale geldi. İşsizlerin sayısı 8 milyona yaklaştı. Neredeyse her evde bir işsiz var. İşsizlik en çok kadınları ve gençleri vuruyor. Şanslı olup, çalışacak bir işi olanlardan ise açlık sınırı altındaki bir asgari ücrete kölece çalışması bekleniyor. Çalışan her iki kişiden biri asgari ücret alıyor. Diğerinin ücreti-maaşı ise asgari ücrete her yıl daha fazla yaklaşıyor. Her dört kişiden biri sosyal yardımlar olmadan hayatını asgari ölçüde dahi idame ettiremiyor” ifadelerine yer verdi.

GELİR ADALETSİZLİĞİ DERİNLEŞİYOR

Gelir adaletsizliğinin derinleştiğini belirten Köksal, “Toplumun en zengin yüzde 1’i toplam servetin yüzde 41’ini elinde tutuyor. Yüzde 99’u olarak bizler ise geriye kalan yüzde 59’u paylaşıyoruz. Geldiğimiz noktada Türkiye ‘asgari ücretliler ülkesi’ne dönüştürülmüş, emeğin milli gelirden aldığı pay son 20 yılın en düşük noktasına inmiştir. Her şey bir yana ülkemizin enflasyon ve işsizlik oranlarının toplamından oluşan küresel sefalet endeksinde dünya liderliğine yükselmiş olması her şeyi zaten fazlası ile anlatıyor. Maaşlarımız, ücretlerimiz yıllardır hiçbirimizin inanmadığı TÜİK sanal rakamlarına göre artırıldı. Yaşadığımız gerçek hayat pahalılığı ile ilgisi olmayan bu sanal rakamlar özellikle ücret zammı dönemlerinde daha da aşağı çekildi. Seçim dönemleri öncesinde ise ağzımıza bir kaşık bal sürmek adına bu sanal rakamların birkaç puan üzerinde artışlar yapıldı. Ama hem iğneden ipliğe her şeye hem de bizden alınan vergilere bu rakamların çok üzerinde zamlar yapıldı. Sonuçta dün aldığımızı bugün alamayacak hale geldik. Satın alma gücümüzü kaybettik, gittikçe yoksullaştık” diye konuştu.

KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALIYORLAR

Mukaddes üç aylar 23 Ocak'ta başlayacak Mukaddes üç aylar 23 Ocak'ta başlayacak

İktidarın bugüne kadar bütçe dönemlerinde halka kaşıkla verip, kepçeyle geri aldığını söyleyen Köksal, “Yine bir seçim arifesindeyiz. Karşımızda yaklaşan seçimlerde koltuğu kaybetme tehlikesi gittikçe artan bir iktidar var. Bunun için yıllardır hayata geçirdikleri taktiğe bir kez daha sarılıyorlar. 2023 bütçesini halk için ‘kesenin ağzının açılacağı’ bir bütçe gibi göstererek seçim yatırımına dönüştürmeyi hedefliyorlar. Bu hedef için seferber edilen yüzlerce medya kuruluşu her gün ‘yeni yılda asgari ücretliye, emekliye, memura yüksek oranlı zamlar yapılacak’ haberleri yapıyor. Buradan emeği ile geçinen tüm kesimleri, yurttaşlarımızı uyarıyoruz. Bugüne kadar onlarca, yüzlerce defa hayata geçirilen bu oyunu bozmaya çağırıyoruz. Bugüne kadar bize ne zaman kaşıkla bir şey verseler kepçe ile geri aldılar” dedi.

HER 100 TL’DEN 10 TL YATIRIMA AYRILIYOR

Açıklamanın devamında Köksal, halktan alınan vergilerin bir avuç zenginin cebine gittiğini dile getirerek “Şimdi TBMM’de görüşmeleri devam eden bütçe ile yine bir kez daha aynı oyunu kuruyorlar. Bir taraftan bizim maaşlarımızı, ücretlerimizi sahte TÜİK rakamlarının birkaç puan üzerinde arttırmayı vaat ediyorlar. Diğer taraftan tüm yükü ücretli kesimler, dar gelirliler olarak bizim omuzlarımıza yıkılan vergileri, faiz giderlerini geçen yıla göre en az bir buçuk kat artırıyorlar. Yani bir cebimize birkaç kuruş koymayı vaat ederken diğer cebimizden çok daha fazlasını alıyorlar. Üstelik cebimizden alacakları vergilerin bize yol, su, elektrik olarak dönmeyeceğini daha baştan söylüyorlar. Açık açık ‘sizden aldığımız, ücretlerinizden kestiğimiz vergileri toplumun yüzde 1’ini bile oluşturmayan bir avuç zengine, patrona, teşvik, vergi affı olarak aktaracağız’ diyorlar. Nitekim 2023 bütçesinde, 84 milyonun aldığı kamu hizmetlerine yatırım için her 100 TL verginin sadece 10 TL’si ayrılıyor. Buna karşın her 100 TL’lik vergimizin 18 TL’si faize, 10 TL’si Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine ve hizmet alsak da almasak da Kamu Özel İşbirliği projelerine; müşteri garantili şehir hastanelerine, yol, köprü, havaalanı projelerine hazine garantisi olarak gidecek” şeklinde konuştu.

YÜZDE 1 İÇİN YÜZDE 99 YOK SAYILIYOR

Köksal, son olarak “Kısacası 2023 bütçesinde kesenin ağzını işçiler, emekçiler, emeklikler, çiftçiler, küçük esnaflar için yani halkın yüzde 99’u için açmıyorlar. Kesenin ağzı her zaman olduğu gibi yine paradan para kazananlar, faizden, hazine garantisinden beslenenler, çalıştırdığı asgari ücretliler kadar bile vergi ödemeyenler için açılıyor. Açlık sınırı altıdaki asgari ücretin yüzde 50 artırılması konusunda Çalışma Bakanının ‘Hayali değil gerçekçi bir rakam üzerinde durmak lazım’ sözleri iktidarın kimden yana olduğunu fazlası ile ispatlıyor. Yüzde 1’in çıkarı için yüzde 99’u yok sayan adaletsizliğe, haksızlığa karşı çaresiz değiliz. Bunun için bir adım daha atıyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkmak için 17 Aralık Cumartesi günü Ankara’da ‘Seçim Bütçesi Değil, Halktan-Emekten Yana, Geçim Bütçesi İstiyoruz Mitingi’nde buluşuyoruz. Çağrımız işçisi, kamu emekçisi, emeklisi, asgari ücretlisi, kadını, genci ile bu düzenin çarkları ile ezilen, ötekileştirilen herkesedir” ifadelerine yer verdi.