Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO için ‘İznik’ dedi, İzmir ayağa kalktı… Fakat Başkan Girgin, ayın son gününü işaret ederek Ankara’ya ikinci dosyayı göndereceklerini açıkladı

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / ÖZEL HABER

Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Dünya Mirası 2022 daimi adaylığı için İzmir’in simgelerinden Kemeraltı ve çevresini kapsayan İzmir Tarihi Kent Merkezi’ni eleyerek Bursa’nın İznik bölgesini seçti. Yılların esnafı ve Kemeraltı’na hizmet sunan sivil toplum kuruluşları bu duruma tepki gösterirken, Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin, hala daha bir umutları olduğunu kaydetti. Gazetemiz aracılığıyla ilk kez duyurusunu yapan Başkan Girgin, Ankara’ya ikinci bir dosya göndereceklerini ve eylül ayının son gününde durumun netleşeceğini belirtti.

SÜREÇ HALEN BİTMEDİ

“İznik bu ülkenin elbette ki en değerli ilçelerinden bir tanesi. Ama Kemeraltı bunların içerisinde çok daha büyük, çok daha şansı yüksek, değerlendirilmesi gereken bir alan” diyerek sözlerine başlayan Girgin, “İzmir’in, Kemeraltı’nın, üzerindeki o ölü toprağı atacağı çok özel bir projeydi bu. Hummalı bir şekilde 3-4 ay gibi kısa bir zaman içerisinde dosyamızı hazırlayıp Ankara’ya ilettik. Bu anlamda çalışma yürüten arkadaşlarımıza, TARKEM’e emekleri için teşekkür ediyorum. Bakanlık kararını açıkladıktan hemen sonra birçok açıklama yapıldı, kimileri siyasi dedi. Fakat biz dernek olarak hiçbir şeye siyasi olarak bakmıyoruz. Böyle bir yaklaşımımız da olmamalı zaten. Zaten süreç halen bitmedi. İşin peşini bırakmadık… Şöyle bir şansımız var, Kemeraltı’nda 9 tane sinagog, camilerimiz, Agora’mız, tiyatrolarımız, hanlarımız, kadim uygarlığımız, mistik yapılarımız, ürün çeşitliliği, insan yapısı söz konusu. Var olan, yaşayan bir alanı anlatmaya çalışıyoruz. Turisti buralara çekmeye çalışıyoruz. Kemeraltı, Kadifekale vs. dediğiniz zaman yaşamın içerisinde bir olguyu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

ÇOK DEĞERLİ BİR KATMA DEĞER

Başkan Girgin, sözlerine şöyle devam etti: “Kemeraltı ve bu alanın UNESCO tarafından koruma altına alınması hem İzmir hem de ülke ekonomisi açısından çok değerli bir katma değer aslında. Ve bunun da hükümet tarafından görülebileceğini düşündük. Ki bu en doğal beklentimiz. Geçen gün İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ile bir görüşmemiz oldu. ‘Heyecanınızı kaybetmeyin, biz bu işin peşindeyiz. Bu koruma ancak ve ancak İzmir Kemeraltı’na yakışır’ dedi. Ve bizi çok güzel duygularla devamının geleceğine inandırdılar. Bu ayın sonuna kadar yani 30’una kadar bir şansımız daha var. İkinci bir dosyayı gönderme şansımız var. Biz de o yüzden her yeri eşelemeye, ‘neresi doğru, neresi yanlış’ diye bakmaya çalışıyoruz. Çünkü dünyada Almanya ve Fransa’da bunun örnekleri olmuş. O zamanlardaki hükümetler üçüncü, dördüncü dosyayı göndermişler. Gönderdikten sonra da UNESCO ekibi tekrardan bir değerlendirme yapabilmiş.”

ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YAPMAK ZORUNDA

Sanayici, tüccar ve esnaf buluşmasında 25 maddelik manifesto! Sanayici, tüccar ve esnaf buluşmasında 25 maddelik manifesto!

“UNESCO olsun ve ya olmasın asla Kemeraltı ölçekli yapıların yatırım heyecanının bitmesini istemiyoruz” sözlerini gündeme getiren Başkan Girgin, “Çünkü Kemeraltı bunu hak etmiyor. Esnaf hak etmediği gibi İzmirli vatandaş da hak etmiyor. Bizim eksiklerimiz var, biliyoruz… İzmir Kemeraltı odaklı hiçbir zaman bu kadar gündemde kalmadı. Bizler de sorumluluğumuzu bildik. Kemeraltı’nın altyapı, otopark, aydınlatma, çığırtkanlık sorunu var. Bir sürü sorunumuz var ama bunları tek başımıza çözmemiz mümkün değil. Yerel yönetimlerin ve kamunun desteğine ihtiyacımız var. Ve arkaya baktığımız zaman da her şeyi devletten bekleyen bir esnaf anlayışı ile karşılaşıyoruz. Esnaf değişim istiyorsa üzerine düşen görevi yapmak zorunda” bilgisini paylaştı.

AVM’LER HAYATIMIZIN BİR PARÇASI

Alışveriş merkezlerine yönelik yapılan eleştirilere de değinen Girgin, “18 yıl önce ‘alıveriş merkezlerine hayır’ diyen dövizler tutuyordum ellerimde. Ama şimdi bakış açım farklı. Onlar da hayatımızın bir parçası, gerçeklikten kopmamız mümkün değil. Benim çocuklarım, ailem de oralardan alışveriş yapan insanlar… Alışveriş merkezlerinde müşteri memnuniyetinin en üst düzeylerde olduğu bir dönem yaşıyoruz. Ürün ayağınıza geliyor, beğenmediğin takdirde geri gönderebiliyorsunuz. Her şeyden önemlisi itibar… Kendinizi özel hissediyorsunuz. Cebinde 1 lira da olsa, bin lira da olsa aynı eşitlikte hizmet görüyorsun. Kemeraltı’nın ise bu anlamda düşüşleri var, ayıpları var. İlk önce bunları masaya yatırmamız lazım. Bizim tekrardan denetlenebilir olmamız lazım. Kuralların tekrardan yazılması ve buna topyekûn uyulması gerekiyor. Kemeraltı’nın sıradan bir yer olduğu düşüncesinden çıkılması lazım. O yüzden UNESCO bizim için çok önemliydi. Çünkü değişim için Kemeraltı’na bir şey sunmamız gerekiyordu” dedi.

HEPSİNİN İYİ BİR NİYETLE…

Girgin, son olarak, “Kemeraltı bu ülkenin en değerli alanlarından bir tanesi. Kemeraltı’nı eleştiriyoruz ama artıları da o kadar fazla ki. Dükkanını sabah besmele ile açan, akşam yine besmele ile kepenk indiren ve sürekli alın teriyle çalışan, üreten bir kitle. Kemeraltı Hayat Üniversitesi diyoruz biz bu alana. Mezun vermiyoruz, vefat ettikten sonra mezun oluyorsunuz. Ve o yaşam içerisinde her saat üretmeniz, müşteri ile her an diyalog içerisinde olmanız gerekecek. Kemeraltı’ndan her zaman umutluyuz. İzmir’e ve çarşıya her zaman sahip çıktık. Sadece bunların parlatılması, iyi sunulması gerektiğini düşünüyoruz. Ve o kadar gönülden söylüyorum ki, Kemeraltı’nın içindeki en önemli unsur esnaftır. Esnafın dokunulmaya ve değişime ayak uydururken de bu konuda desteklenmeye ihtiyacı var. Bunu tek başımıza yapma şansımız yok. Valimizden tutun, bütün oda başkanlarından belediyemize kadar hepsinin iyi bir niyetle ‘ne yapabiliriz’i düşünmesi lazım” sözlerini paylaştı.