5 Aralık kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 88’nci yıl dönümü kapsamında düzenlenen yürüyüşe katılan Başkan Soyer, “Kadınların iz bırakamadığı bir toplumda daima yarımız. Bu yüzden kadının izini büyütmeliyiz” dedi

NURETTİN BAKİ
5 Aralık kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 88’nci yıl dönü kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi yürüyüş gerçekleştirdi. Kadın derneklerinin katıldığı yürüyüş, Kültürpark Lozan Kapısı ile cumhuriyet meydanı arasında yapıldı. Törende İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü ve İzmir Kent Konseyi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu Başkanı Av. Nilay Kökkılınç da hazır bulundu. Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan etkinlikte Başkan Soyer, burada bulunan Atatürk büstüne çelenk bıraktı.

ERKEKLERİN BİR LÜTFU DEĞİL!

Çelenk bırakma töreninden sonra kısa bir konuşma gerçekleştiren Başkan Soyer, “Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmesi erkeklerin bir lütfu değil, çok uzun bir mücadelenin sonucudur. Osmanlı döneminde başlayan kadınların hak mücadelesi Cumhuriyet’e kadar devam etti. Kadınlar o dönemlerde haklarına kavuşabilmek için dergiler çıkardı, mitingler düzenledi ve seslerini tüm dünyaya duyurdu. Bu örgütlü mücadele sonucunda kadınlar seçme ve seçilme hakkını ilk olarak 3 Nisan 1930’da belediye seçimlerinde, ardından 1933’te muhtarlık seçimlerinde ve en son 5 Aralık 1934’teki milletvekili seçimlerinde kazandı. O dönemin koşulları içerisinde Türkiye’deki kadınların siyasal haklarını kazanması çok büyük bir adımdı ve bu haklar Fransa, İtalya, Belçika gibi pek çok Avrupa ülkesinden daha erken elde edilmişti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınların bu mücadelesine verdiği destek ve Cumhuriyet devrimleri hiç şüphesiz bu sürece çok büyük ivme verdi. Bugün, aradan geçen 88 yıla rağmen Meclisimizdeki kadın temsili oranı yazık ki sadece 17.4. Bu oranla dünya ülkeleri arasında 130. sırada yer alıyoruz. Dahası ülkemizdeki 50 bin 285 muhtardan, sadece 1120'si kadın” diye konuştu.

KORKU KAYNAĞI OLARAK GÖRÜLÜYOR

Başkan Soyer, “Yaşanan bu durum kadınların yönetim kadrolarındaki varlığının eril siyaset tarafından halen daha bir korku kaynağı olarak görüldüğünün açık kanıtı. Nezihe Muhiddin, Halide Edip Adıvar ve burada adını anamadığımız pek çok kadının başlattığı mücadele bugün halen daha sürüyor ve biz tüm varlığımızla bu mücadelenin yanındayız. Çünkü kadınların yaşamı iyileştirme sanatı olarak tarif ettiğim siyasetteki varlığı, iyi bir gelecek inşa etmenin yegâne yolu. Bugün dünya iklim krizini yaşıyorsa bana göre bunun temel nedeni yönetici kademesindeki kadınların eksikliği. Türkiye’de ekonomik kriz varsa, beyin göçü varsa, adaletsizlik ve şiddet varsa… Bunun da temelinde neredeyse sadece erkeklerin yönettiği bir ülkede yaşamamız yatıyor” dedi.

MEB ihtiyaç duyulan her hastaneye "hastane sınıfı" kuracak MEB ihtiyaç duyulan her hastaneye "hastane sınıfı" kuracak

KADIN İZİNİ BÜYÜTMEK ZORUNDAYIZ

“Kadınların iz bırakamadığı bir toplumda daima yarımız” diyen Başkan Soyer, “Kadın ve erkek arasındaki eşitliği sağlamadan hiçbir konuda adaleti sağlayamayız. Daha adil bir yaşam sürmek için toplumdaki kadın izini büyütmek zorundayız. Yoksa yarım kalırız, zaten de yarımız. Kadınların iz bırakamadığı bir toplumda daima yarımız. Hayallerimiz yarım. Adaletimiz yarım. Üretimimiz ve geleceğimiz yarım. İşte bu yüzden kadınlara gölge etmekten vazgeçmek ve önlerine çıkardığımız tüm engelleri derhal kaldırmak zorundayız. Bu adımı sadece kadınların eşitlik hakkını korumak için değil, bu ülkede ve dünyadaki varlığımız için, hepimiz için atmak mecburiyetindeyiz. Umutlu, adil ve özgür bir dünya için kadınların bu onurlu mücadelesinin sonuna kadar yanındayız. Tıpkı burada, bu meydanda olduğu gibi… Kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 88’inci yılını tüm kalbimle kutluyorum. Türkiye’de, İran’da ve dünyanın her yerinde eşit ve adil bir yaşam için mücadele eden tüm kadınların önünde saygıyla eğiliyorum. Bilmenizi isterim ki, vicdanımızın adresi, daima onların durduğu yerdir” diye konuştu.

KADIN TEMSİLİYETİNDE GERİLERDEYİZ

İzmir Kent Konseyi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu Başkanı Av. Nilay Kökkılınç, “Bugün 5 Aralık Türk Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı’nın verildiği ilk günden bu yana 88’inci kez kutlama yapıyoruz. 1934 yılında parlamentoyu 18 milletvekili girmişti. O tarihlerde dünyada örnek gösterilen bir ülkeyken eşit temsilde, kadınların temsiliyetinde bugün ne yazık ki çok gerilerdeyiz. Bugün ki tablonun değişmesi gerekiyor. Bu yoldaki mücadele sadece kadınların mücadelesi değil, kadın-erkek birlikte elle ele mücadele etmek durumundayız. Uluslararası sözleşmelere imza atmış bir ülkeyiz. Kadına karşı ayrımcılığın önlenmesi konusunda anayasada bununla ilgili kadın-erkek eşitliği ya da kadın haklarını elde edinceye kadar kadınların pozitif ayrımcılığa bulunacağa dair bir yasal düzenleme gerekiyor. Ama bugün ki tabloya bakıldığı zaman maalesef parlamentoda 600 milletvekilinden sadece 101 kadın milletvekili olarak seçildi. Yerel meclislerimizde de maalesef bu konuda aydınlık bir tablo yok. Meslek odalarına bakıldığın da durum değişmiyor. Yani karar organlarında kadınlar ne yazık ki bugün olması gerektiği yerde değiller” dedi.

FERMUAR SİSTEMİ OLSUN ÇAĞRISI

Siyasi partiler yasasında düzenleme yapılması gerektiğinin altını çizen Kökkılınç, seçimlerde fermuar sisteminin olmasının öneminden bahsetti. Kökkılınç, “Bugün yapılması gereken bir şey var. Siyasi partiler yasasında yasal düzenleme yapılaması gerekiyor. Bunu başka ülkeler yapmış. Bizim uluslararası sözleşmelerimizde bu iç hukuk düzenlemesinin yapılamasını gerekli kılıyor. Kadın-erkek art arda seçilmeyi sağlayacak fermuar sistemiyle seçim düzenlemesini yapılması gerekiyor. Bu yapıldığı takdirde temsilde eşitlik gerçekleşecektir. Parlamentoda yerel meclislerde her yerde temsilde eşitlik gerçekleşecektir. Kadın politikalarını kadınlarla yapılmalıdır” ifadelerine yer verdi.