Bakanlıktan gerekli izni alan temizlik işi yüklenicisinin alandaki iş makinelerini hazır tuttuğu gün İzmir’in Çernobili Temizlik Komisyon’undan çarpıcı mesajlar geldi. Basın toplantısına bölgede yaşayan bir vatandaşın kahreden isyanı damga vurdu: Bebekleri ölen var!

NURETTİN BAKİ

"Her Mahalleye Bir Kütüphane" kampanyası büyüyor "Her Mahalleye Bir Kütüphane" kampanyası büyüyor

İzmir’in Çernobili Temizlensin Komisyonu, Gaziemir Emrez’deki 70 dönümlük arazide gömülü bulunan nükleer atıklarla ilgili yaşanan son gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmak üzere basın açıklaması gerçekleştirdi. Çevre örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği basın açıklamasına Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Üyesi Helil İnay Kınay ve STK temsilcileri katıldı.Ancak basın toplantısına bölgede yaşayan bir vatandaşın kahreden isyanı damga vurdu. Bölgede yalnız bırakıldıklarını belirten yaşlı kadın, “Burada bebekleri ölen var” dedi.

YÜREĞİMİZE SU SERPİLSİN İSTİYORUZ

Basın açıklamasında ilk sözü Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda aldı. Valiliğin açıklamalarından memnuniyet duyduklarını belirten Arda, sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğinin de altını çizdi. Arda, “İzmir Valiliğimizin açıklamalarından öğrendiğimize göre, bu alanın temizliğiyle ilgili girişimlerin başladığını duyduk. 2007 yılında Türkiye Atomu Enerjisi Kurumu tarafından tespit edilmiş, 2012 yılında basın mensupları vasıtasıyla kamuoyunun haberinin olduğu nükleer atıkların ve kimyasal atıkların olduğu bir alandan bahsediyoruz. İzmir’in merkezinde kalmış, burada yaşayan insanların sağlığını tehdit eden bu bölgenin temizlenmesini yaklaşık 10 yıllık bir mücadeleyle istiyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bu eylemlerin, bu halkın sağlığını düşündüğümüz bu etkinliklerin sonucunu alma noktasına geldiğini duyduğumuz için mutluyuz ancak bu sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesini istiyoruz. Yüreğimize su serpilmesini istiyoruz. Bugüne kadar olumlu bir dil kullandık, çok masum bir isteğimiz var dedik. Bu alan temizlensin, umuyorum ve diliyorum ki 2023 yılında bu bölge temizlensin ve Gaziemir’in Aktepe Emrez Mahallesi’nde yaşayan insanların sağlığını tehdit eden bu tehlikeden kurtulmuş olalım” şeklinde konuştu.

İNSANA RAĞMEN ÜRETİM OLMAZ!

Daha sonra söz alan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu da “Burada bulunmamızın nedeni arkamızda 70 dönümlük alanda kurulmuş olan bir sanayi tesisinin bıraktığı nükleer atıkların bizim hayatımızı nasıl riske ettiğine dair farkındalığın herkes tarafından bilinmesi için buradayız. Evet, valiliğimizin almış olduğu ve bunu duyurduğu buranın nükleer atıklardan temizleneceği haberi sevindiricidir, teşekkür ederiz. Geç kalınmış ama doğru bir iştir. Bu sürecin takipçisi olacağız. Toprağa gömülen atıkların insanların hayatını nasıl tehlikeye attığını insanlar zaten söylüyor. Üretmeliyiz, üretmek önemli bir kavramdır ama nasıl üretmek insana rağmen üretmek olmaz. İnsan hayatını tehlikeye atarak üretmek olmaz. Çevreci, sürdürülebilir, insan sağlığını düşünerek gerçekçi bir üretimi tabi ki destekliyoruz. Ama buradaki üretim ve üretim sonrasında toprağa gömülen nükleer atıklar da olduğu gibi bir üretimi asal tasvip etmiyoruz” dedi.

KAHREDEN İSYAN: BEBEKLER ÖLÜYOR

Basın açıklamasının yapıldığı alana ve bölgede yaşadığını belirten bir kadın, yalnız bırakıldıklarını söyleyerek, “Bölgede Cumartesi’den beri devamlı duman çıkıyor. Ben burada çocuk kaybettim. Bütün çevrede kanser hastaları çoğaldı. Hayatımızı tehdit ediyor. ‘Size bu kadar yer vereyim susun’ deniliyor. Ya da ‘öldürürüm, yok ederim’ Böyle şeyler dönüyor ortalıkta. Millet çıkıp da buraya gelemiyor. Ben gelirken en az 40 kişiye söyledim buraya gelip sesini yükseltsin diye ama kimse gelemedi, korkudan. Bakın millet hasta, hepsi kanser hastası. Çocuk düşüren kadınlar, bebekleri ölenler var. Üstü kapalı kamyonların geldiğini gördüm. Buranın hep üstü kapatıldı, kapatılmaması gerekiyordu. İmza toplayanlara ceza kesiliyordu. Tehdit edilenler var. Çoluğumun, çocuğumun haberi olmadan geldim buraya. ‘Bir şey derler, bir şey yaparlar’ korkusuyla kimse bir şey demiyor, yapamıyor. Millet nereye kadar susacak? Tehdit ve rüşvet var. Ben kamyonları gözümle gördüm, kamyonların üstü kapalı. Kara kara sular aka aka geldi ve açıldı gördüm. Öndeki binalar yıkılınca ben bir arka sokağa geçtim ama çocuğumu orada kaybettim. Burası mikrop saçıyor. Bir tane avukatımız var, ondan başka kimse bize destek vermiyor. Kimse yok. Burada insanlarımız yalnız” ifadelerine yer verdi.

5 BUÇUK YILDA HİÇBİR ŞEY YAPILMADI

İzmir’in Çernobil’i Temizlensin Komisyonu adına söz alan Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Üyesi Helil İnay Kınay, “3 Aralık 2012’de Radikal gazetesinde Serkan Ocak imzalı ‘İzmir’in Çernobil’i, İlk Nükleer Çöplük İzmir’de’ haberi ile Gaziemir Emrez mahallesinde bulunan eski kurşun fabrikası bahçesinde gömülü olan radyoaktif atıklardan haberdar olduk.1940lı yıllardan itibaren yaklaşık 70 yıl Gaziemir’de faaliyet gösteren, yasal denetime tabii bir tesiste ülkeye girişi yasal olmayan atıkların tesis bahçesinde yasal olmayan biçimde gömüldüğü ortaya çıktı. İlgili kurumlar yasal olmayan durumu 2007 yılında tespit etmesine rağmen gereğini yapmadı. Aralık 2012 ye kadar kamuoyundan gizlendi. 2013 yılında 10 yıl önce 5 milyon 79 bin 900 TL ile tarihin en büyük çevre cezası kesildi ve ceza 2020 yılında onandı.Radyoaktivite Bulaşmış Atıkların Fiziksel Yöntemlerle Ayıklanması, Sahanın Temizlenmesi ve Elde Edilen Kurşunun Geri Kazanımı Projesi için hazırlanan ÇED raporuna, eksikleri olmasına rağmen 10 Ağustos 2017 tarihinde ÇED Olumlu Kararı verildi.İzmirlilerin sağlığı için büyük risk oluşturan atıkların alandan uzaklaştırılması ve bertarafı için aradan geçen 5 buçuk yıllık süre içinde hiçbir faaliyete başlanmadı. 3 Aralık 2012 tarihli Serkan Ocak imzalı haberden sonra İzmir’deki meslek odaları, çevre platformları, sivil toplum kuruluşları tarafından açıklamalar, tepkiler dile getirildi. Suç duyurusunda bulunuldu, davalar açıldı. Bilim insanları tarafından raporlar düzenlendi, atıkların ayrıştırılması ve temizlenmesi için projeler yapıldı. Çevresel etki değerlendirme raporları düzenlendi, izinler verildi ancak bugün 2023 yılı itibari ile radyoaktif bulaşıklı, tehlikeli atıklar hala bertaraf edilmedi.Atıklar, toprağı, yer altı sularını, havayı kirletmeye devam ediyor; alanın çevresinde yaşayan yurttaşların, İzmirlilerin ve diğer canlıların sağlıklı yaşamlarını tehlikeye sokuyor” ifadelerine yer verdi.

HALK SAĞLIĞINI TEHDİT ETMEYE DEVAM EDİYOR

Gömülü radyoaktif atıklar 16 yıldır kentin ortasında çevre ve halk sağlığını tehdit etmeye devam ettiğini belirten Kınay, “Çevre sektöründe faaliyet gösteren, tehlikeli atık bertarafı amacı ile Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından lisans verilen, tüm izin ve denetim süreçleri uygun görünen tesis bahçesinde gömülü atıklardan, kamuoyunun gazete haberi ile bilgi sahibi olduğu 2012 yılından bugüne 6 Çevre Bakanı görev yaptı; Bakanlık ve TAEK yapılanmaları, yöneticileri değişti. Belediye Başkanları, Valiler, Kaymakamlar, Kurum Yöneticileri değişti. İzmir-Gaziemir hala atıklar ve yarattığı kirlilik etkileri ile yaşamaya devam ediyor. Gömülü radyoaktif atıklar 16 yıldır kentin ortasında çevre ve halk sağlığını tehdit ediyor. Meslek Odaları, Çevre Platformları, Sivil Toplum Kuruluşları, mahalle sakinleri, siyasi partiler, pek çok STK, platform, bileşenin yıllardır yürüttüğü hukuki ve toplumsal mücadelede; geçtiğimiz yıl Gaziemir Belediye Başkanı Sayın Halil Arda’nın başlattığı Duran Adam eylemleriyle sorun yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Ardından yerel yönetim, meslek odaları, ekoloji hareketleri temsilcileri, bu alanda çalışan bilim insanları ve aktivistlerden oluşan bir çalışma grubu oluşturuldu.Komisyonun çalışmaları ile yapılan başvurulara rağmen Nükleer Düzenleme Kurumu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gibi yetkili ve görevli kurumlardan ciddiye alınabilecek hiçbir bilgi alınmadı. Bu kirli belirsizlik sürerken geçtiğimiz günlerde basında, arazinin sahiplerinin bir şirketle anlaştıkları, yakın zamanda temizlik çalışmalarına başlanacağı haberleri yer aldı. Haberlere rağmen halen resmi bir açıklama yapılmadı” diye konuştu.

CEVAPLANMASI GEREKEN SORULAR!

Konuşmasını yetkililere sorular sorarak sonlandıran Kınay, “Yetkili ve görevli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, Nükleer Düzenleme Kurumu başta olmak üzere ilgili kurumlara sesleniyor, 16 yıldır sorduğumuz soruları tekrarlıyoruz;Atıkların miktarı ve alandaki dağılımına yönelik tespit çalışması yapılmış mıdır?Alandaki radyoaktif ve tehlikeli atıkların bölgeden uzaklaştırılması konusunda neler yapılmıştır?Haberlerde geçen temizleme çalışmasına ilişkin hazırlanmış bir proje var mıdır?Alanda mevcut kirlilik ve etkilerine yönelik izleme ve ölçümler düzenli olarak gerçekleştirilmekte midir?Bölgede sağlık taraması ve izleme çalışması yapılmış mıdır?

Ülkemize girişi yasak olan nükleer atıkların bölgeye nasıl geldiği konusunda çalışma yapılmış mıdır?

Sürecin sorumluları hakkında yürütülen hukuki süreç ve çalışmalar nelerdir? Bölgedeki çalışma hangi kurumlar tarafından yürütülecektir? İlgili kurumların alanda yürütülecek çalışmalara ilişkin programı, takvimi ve süreci nedir?Bu projeye ilişkin ÇED süreci yürütülecek midir? 10 Ağustos 2017’de olumlu bulunan ÇED raporuna göre faaliyet yapılacaksa, ona ilişkin yapılan itirazlar dikkate alınmış mıdır? Atıkların ayrıştırılması ve taşınması sırasında ortaya çıkacak kirliliği önleyecek ne gibi tedbirler alınacaktır?Çalışmaların denetimi kim tarafından yapılacaktır?Gaziemir ‘in 16 yıllık sürecinden sorumlu kurumlar tarafından yapılan çalışma ve denetimler güvenli midir? Bağımsız bir denetim süreci gerçekleştirilecek midir?” ifadelerine yer verdi.