NURETTİN BAKİ-ÖZEL HABER
2 bin 500 yıllık geçmişe sahip Kemeraltı, Kadifekale ve Basmane bölgelerini kapsayan İzmir Tarihi Kent Merkezi’nin UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne dahil olabilmesi için ilk önemli adım atıldı. Geçici liste adaylık başvurusu, UNESCO’ya iletilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığına teslim edildi. İzmir Valiliğinin talimatı ve İzmir Kalkınma Ajansı’nın (İZKA) koordinasyonunda Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM tarafından hazırlanan başvuru dosyası İzmir’in Tarihi Kent Merkezi’nin korunması ve yaşatılması için önemli dönüm noktalarından biri olacak. Öte yandan proje; yerel seçimlere kısa bir süre kala adaylık süreci İzmir Büyükşehir Belediyesi başkan adaylarını da birleştirmiş, tüm adaylar Kemeraltı ve çevresinin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmenin önemini ve asıl liste sürecinde her türlü desteğin verileceği vurgulanmıştı. Konuyla ilgili konuşan TARKEM Yönetim Kurulu Başkanvekili Uğur Yüce, her iki siyasi partinin İzmir Büyükşehir adayının da Kemeraltı’na olan yaklaşımlarından memnuniyet duyduklarını belirterek UNESCO’ya başvurmak için hemen harekete geçtiklerini söyledi. Kemeraltı listeye alındığında İzmir turizminin canlanacağını da belirten Yüce, Türkiye’ye 2018 yılında 39 milyon yabancı turistin giriş yaptığını ancak İzmir’e 1 milyon turistin geldiğini savunarak, İzmir kent merkezinin UNESCO listesine girmesiyle beraber bu pastadan İzmir’in çok daha fazla pay alabileceğini iddia etti.



KURUMLARIN İMZASINI ALDIK
İzmir’deki kamu kurum ve STK’ların imzalarını aldıklarını söyleyen Yüce, “Her iki siyasi partinin büyükşehir adayı da Kemeraltı’nın UNESCO geçici dünya mirasına başvurulması konusunda bizlere destek verdi. Biz de bu konuda hemen harekete geçtik ve ilk müracaatımızı yaptık. İlk müracaatta İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi, İzmir Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, İMEAK Deniz Ticaret Odası, İzmir Kalkınma Ajansı, TARKEM ve Kentimiz İzmir Derneği projenin arkasında yer alıyorlar. İzmir Tarihi Kent Merkezi’nde yapılacak çalışmalar konusunda daha önce TARKEM ile ortak hareket edeceklerini beyan eden tüm kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri bu çalışmada da bir araya geldi ve başvurunun arkasında olduklarını resmen bildirdi. Asıl dosyanın hazırlanma sürecinde çok daha yakın işbirliği sağlanacak olan yerel paydaşlar, bu başvurunun bölgeye ve İzmir’e değer katacağı konusunda hemfikir. Bundan sonraki süreçte alanın Geçici Liste’ye girmesi durumunda, ilgili kurumlardan kurulacak olan koordinasyon ekibi ile Asıl Liste’ye girmek için ana başvuru dosyası hazırlanacak. Bu dosya Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verilecek, uygun görüldükten sonra bu kez UNESCO süreci başlayacak. Bu süreç 2 ile 4 yıl arasında değişiyor. Bu süreci de hep birlikte yöneteceğiz” ifadelerini kullandı.



İZMİR’İN TURİZMİ HAK ETTİĞİNİ ALACAK
Kemeraltı’nın listeye girmesiyle beraber turizm için büyük bir destinasyon alanının açılacağını belirten Yüce, şöyle konuştu: “Bütün dünyada UNESCO tarafından herhangi bir alan Kültür mirası olarak ilan edildiğinde orası turizm açısından bir destinasyon haline geliyor. Yani turizm şirketleri, tur operatörleri, bununla ilgili paket hazırlayanlar, seyahat düzenleyenler, acenteler genellikle bu ve buna benzer yerleri mutlaka programlarına alıyorlar. Dolayısıyla hem iç hem dış turizmde İzmir’e yönelik bir turizm canlanması olacak. Bu canlanmayla beraber İzmir’deki her sektör bu canlanmadan kendi payına düşenin fazlasını alacaktır. Geçen sene Türkiye’ye 39 milyon turist giriş yapmış bunun sadece 1 milyonu İzmir’e gelmiş. Bu rakam İzmir’in hak ettiği bir rakam değil. İzmir’in toplam turizmdeki payı 5.7’lerden 2 buçuklara düşmüş. Bu gerçekten kabul edilebilir bir şey değil zaten buradaki temel amaç bu pastayı büyütmek. Bu pasta büyüdükçe kentteki herkes bundan payını alacaktır. Dediğimi bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Temel amaç İzmir’in turizmini canlandırmak.”
İZMİR’İN ŞİDDETLE İHTİTACI VAR
Öbür taraftan kurulması planlanan Batı Medeniyetleri Müzesi ile ilgili de konuşan Yüce, “Batı Medeniyetler Müzesi zaten bizim aşağı yukarı 12 yıldır üzerinde uğraştığımız bir konu. Yani İzmir’in bir Batı Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne şiddetle ihtiyacı var. İzmir’de çok sayıda arkeolojik eser var ama maalesef bunları sergileyebileceğimiz dünya çapında bir müze binamız yok. Bu yüzden şimdi Kadife Kale’nin altında kazıları başlayan antik tiyatronun yanında Büyükşehir Belediyesi yeni bir yer işaretledi. Oraya; uzaktan ve yakından görenlerin, gördüğü zaman ne kadar güzel bir yapı dedikleri bir müze binası yapılacak. Zaten son derece zengin bir hazinenin üzerinde duruyoruz. Müzenin içini de bu zenginliklerimizi yerleştirip sergileyeceğiz. Şu anda arkeoloji müzelerinde İzmir’de sergilenecek potansiyelin sadece yüzde 8’i sergileniyor. Yüzde 92’si ambarlarda duruyor. Batı Anadolu Medeniyetler Müzesi, yaşayan bir müze olacak. Burada temel hedefimiz İzmir’in muhteşem bir müzeye kavuşması. Çünkü İzmir’de doğru dürüst ve üzerinde yaşadığımız kültürel zenginliklerimizi sergileyebileceğimizin bir binamız yok. Bu eksikliğimiz de giderilmiş olacak” değerlendirmesinde bulundu.
KEMERALTI 3. MİRAS OLACAK
En son geçtiğimiz yıl Göbeklitepe’nin asıl listeye girmesi neticesinde UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 18 adet varlığımızın alınması sağlanmıştı. Bu listede İzmir’den Efes ve Bergama yer alıyor. Türkiye’de İzmir dışında, aynı ilden birden fazla varlığın bulunmadığı listeye, Tarihi Kent Merkezi de dahil olduğunda toplamda 3 nokta yer almış olacak. Geçici Liste’de İzmir’den Birgi Tarihi Kenti ve Foça ve Çandarlı Kaleleri de bulunuyor.
UNESCO DÜNYA MİRASI NEDİR?
Dünya Miras Listesi, UNESCO’ya bağlı Dünya Mirasları Komitesi tarafından belirlenmiş ve bulundukları ülkenin devleti tarafın­dan korunması garanti edilmiş, tüm dünya için önemli bir değer taşıdığı kabul edilen doğal ve kültürel varlıkla­rın listesidir. Dünya Kültür ve Doğal Mirasının Korunması Söz­leşmesi’ne dayanılarak 1978 yılında oluşturulmuştur. Amaç doğal ve kültürel mirasın daha iyi tanınmasını, tartışılmasını ve korunma-kullanma şartlarında uluslararası üst normların oluşturulmasıdır.