DTO İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk, İzmir-Selanik Ropax Hattı’ndaki seferlerin durduğunu ifade ederek, “Aynı denizi kullanan 2 ülke böyle bir hattı kurdular. Ama nisan ya da mayıs ayına kadar kapanışını yapıyoruz. Ana nedeni desteksizlik. Neden destek yok ben anlamıyorum” dedi.

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN

İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi kasım ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Argun Gündüç’ün başkanlığında DTO İzmir Şubesi Meclis Salonunda gerçekleştirildi. Şubenin 2023 yılı bütçesi yapılan oylama sonucunda oy birliği ile 89 milyon TL olarak belirlendi. İMEAK DTO İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk, mecliste yaptığı konuşmada 11 Ekimde seferlere başlayan İzmir-Selanik hattının desteksizlik nedeniyle kapandığını söyledi.

PANDEMİ ÖNCESİNE YAKLAŞTI

Meteorolojiden 14 il için kuvvetli kar uyarısı Meteorolojiden 14 il için kuvvetli kar uyarısı

Meclis üyelerine yaptığı konuşmada dünya ticaretinde yaşanan daralmanın deniz ticaretini de baskı altına aldığını dile getiren Öztürk, “Dünya Konteyner Endeksi, 24 Kasım haftasında yüzde 7 düşerek, 2,404 dolara kadar geriledi. En çok düşüş yaşanan ana hat olan Şangay-Rotterdam taşımalarında, 40’lık konteyner için navlun 2,192 dolara düştü. Bu rakam geçen yılın aynı döneminden yüzde 84 daha düşük. Konteyner navlunları iki yıllık kazançlarını geri vererek neredeyse pandemi öncesi rakamlara yaklaştı. Konteyner operatörleri seferleri birleştirerek ya da iptal ederek, navlundaki çöküşü durdurmaya çalışıyorlar. 25 Kasım verilerine göre büyük konteyner operatörlerinin oluşturduğu ittifaklar, planlanmış seferlerinin yüzde 14’ünü iptal etti. Alphaliner’e göre, Şubat 2022’de 500 bin TEU’ya kadar gerileyen boşta duran konteyner kapasitesi, şu an 1,25 milyon TEU’ya ulaşmış durumda. Navlunlardaki gerilemenin Çin yeni yılına kadar devam edeceği, bazı taşıma koridorlarında pandemi dönemi öncesi navlunların görüleceği ifade ediliyor. Okyanus taşımalarının 2023’te yüzde 2,5 azalacağı tahmini ve tersanelerde suya inmeyi bekleyen yeni gemiler, kötümser yönlü beklentileri daha da kuvvetlendiriyor.  Yine dökme yük navlunları için temel gösterge olan Baltık Kuru Yük Endeksi, zayıf talebin etkisiyle 1300 puan civarlarında seyrediyor. Koster piyasasında ise ciddi bir düşüş gözlemlenmiyor” diye konuştu.

TAHIL KORİDORU 12 AY UZATILABİLİR

Türkiye’nin girişimleriyle dört ay uzatılan Tahıl Koridoru’ndan 23 Kasım itibariyle 491 geminin geçtiğini aktaran Öztürk, “Tahıl koridoru güzel bir açılım. Savaşı kimse istemiyor ama hayat devam ediyor. 10 milyon ton civarında Ukrayna tahılı dünyaya dağılmaya devam ediyor. Bunun yüzde 17’si Türk limanlarına geliyor. Yüzde 7 önemli bir rakam. Tahıl koridorunun 12 aya uzatılmasıyla ilgili çalışmalar var. Tahıl koridorunda taşımacılığı gerçekleştiren gemilerin boğazlardaki bekleme süresi inanılmaz fazla bu da denetimin aynı anda yapılamamasından kaynaklı. Eskiden 15 gemi aynı anda denetlenebilirken şimdi 8’e düşmüş durumda. Navlunlar artıyor, beklemeler fazla, boğazda demirleyecek yer olmadığından gemiler Bozcaada civarına kadar gelmiş durumda” dedi.

LOJİSTİK AVANTAJINI KAYBEDİYORUZ

Konteyner taşımacılığındaki düşüşün ihracatımızdaki durağanlığın etkisiyle limanlarımızdaki yük hacmine de yansıdığını söyleyen Öztürk, “Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre Ekim 2022’de yapılan ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5 düşüş gösterdi. Buna karşı ithalat hızlanarak devam ediyor. 10 ayda dış açık 91 milyar dolara ulaştı. Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre ise Ocak-Ekim 2022 döneminde limanlarımızda elleçlenen yük 454 milyon tona çıkarken, elleçlenen konteyner yüzde bire yakın gerileyerek 10,36 milyon TEU’ya düştü. Ticaret ve sanayi kesimlerinin krediye erişimdeki sıkıntıların yanı sıra döviz kurunun düzeyinin, ihracatta rekabet gücünü olumsuz etkilediği belirtiliyor. Tek haneye inen faize karşı üç haneli rakamlara yaklaşan enflasyon, üretim maliyetlerinin artmasına yol açıyor. Bir başka yoruma göre yüksek navlun döneminde tedarik merkezi olarak öne çıkan ülkemiz, navlunların hızlı düşüşü nedeniyle lojistik avantajını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir” diye konuştu.

MAYISA KADAR KAPANDI

İzmir’i Selanik üzerinden Avrupa’ya bağlayan İzmir-Selanik Ropax Hattı’ndaki seferlerin 11 Ekim’de başladığını hatırlatan Öztürk, “Şu ana kadar sefer sayısı 20’ye yaklaştı. İzmir Selanik’le ilgili bir miktar eleştireceğim bir miktar haklılık payı da var yok değil. Maalesef 2 ay evvel başlayan hattın Nisan veya mayıs ayına kadar kapanışını yapıyoruz. Kabul edilebilir bir şey değil. DTO olarak mütevazi olamayacağım. 8 senedir bu hatla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Defalarca Yunanistan’a gittik, Yunanistan’dan misafir kabul ettik. Ana amacı ihraç yüklerini Avrupa’ya ne kadar hızlı en maliyetsiz şekilde sokarızdı. Bugün İzmir’den çıkış yapan sadece Çeşme’den bir firmamız var o firmamızda Dresden Limanına gidiyordu. İzmir’den diğer bir firma İspanya’ya gidiyor. Daha öncesinde de başka bir firma Fransa’da Sete’ye gidiyordu. Avrupa’ya güneyden İspanya, Fransa ve İtalya’dan giriş yapılıyor. Dünyada en fazla kira geliri getiren gemi tipi Ro-Ro. Bir Ro-Ro firması, aynı denizi kullanan 2 ülke böyle bir hattı kurdular. Ama nisan ya da mayıs ayına kadar kapanışını yapıyoruz. Ana nedeni desteksizlik. Neden destek yok ben anlamıyorum. İspanya’dan Fransa’dan İtalya’dan giriş yapılıyorken İzmir’den Selanik’e gidiş, Selanik’ten Güney Avrupa’ya, Balkanlara giriş Türkiye lojistik açısından daha iyi değil mi? Yeterli destek görülemedi. Bu destek olmadığı sürece insanların para kazanması söz konusu olmadığı için büyük kayıplarla bu hattın kış sezonu boyunca kapatılmasına kadar verildi. Sadece Ro-Ro değil aynı zamanda pessenger hattı. Toplu bir zarar söz konusu. Dolayısıyla Türkiye’nin lojistik performansı diyoruz dünya bankası kriteri, niye Türkiye çok alt sıralarda? Lojistik performansımız çok iyi değil. Bu da dış yatırımı etkiliyor. Sadece böyle değerlendirmemek gerekiyordu. Lojistik firmalarımızın bu hatta büyük destek vermesi gerekiyordu ama olmadı” ifadelerini kullandı.

KRUVAZİYERDE İVME YUKARI DOĞRU

Kruvaziyer turizmi için mayıs ayını beklediklerini ifade eden Öztürk, sözlerini şöyle sonlandırdı:  “Kruvaziyer turizminde ilk 10 ayda ülkemiz limanlarına 752 gemi ile 918 bin yolcu geldi. Pandemi nedeniyle geçen yılın tamamında 45 bin yolcu geldiğini düşünürsek, artış oranı 20 kata ulaştı. Yine bu yılki yolcu sayısı, 300 bin yolcunun geldiği pandemi öncesi yıl olan 2019 yılının üç kat üzerinde. Ocak-Ekim döneminde İzmir’e 18 gemi ve 48 bin yolcu, Çeşme’ye 50 gemi ve 20 bin yolcu, Dikili’ye 26 gemi ve 5 bin 700 yolcu, Kuşadası’na 350 gemi ve 456 bin yolcu geldi. Her ne kadar Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’in devre dışı kalmasından dolayı 2023’e yönelik bazı hatlar seferlerini iptal etse de kruvaziyer turizmindeki ivmenin yukarı doğru gitmesi bekleniyor. Türkiye’yi ve İzmir’imizi kruvaziyerde cazibe merkezi yapmak için çalışmalara devam ediyoruz.”