Büyükşehir’in iştiraki Grand Plaza’da çalışan engelli bir emekçinin işyerinde yaşadığı mobbing sonucu kalp krizi geçirdiği iddia edildi. Anjiyo yapılan kadın emekçinin yaşadıklarının ilk olmadığını belirten EÇSAV Sözcüsü Kılıç, “Engelli çalışanlar köle değildir” tepkisinde bulundu

ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Türkiye’de hayatın pek çok alanında yok sayılan engelli bireyler, çalışma hayatında da mobbing ve baskılarla mücadele ediyor. Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’ya aykırı ayrımcı davranışların son mağduru İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Grand Plaza’ya bağlı Halk Ekmek Fabrikası’nda çalışan ve kalp rahatsızlığı bulunan 50 yaşındaki engelli bir kadın emekçi oldu. İddiaya göre; engelli raporunda ‘Efor gerektirmeyen hafif işlerde çalıştırılabilir’ ibaresi bulunmasına rağmen temizlik işleri yapmaya zorlanan engelli kadın, sözlü hakaret ve ağır iş yükü sonucu kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılarak anjiyo yapılan ve tedavisi süren kadının yaşadıklarına Engelli Çalışanların Haklarını Savunma, İzleme ve Geliştirme Platformu’ndan (EÇSAV) tepki geldi. Büyükşehir bünyesindeki çeşitli şirketlerde çalışan ve iş yaşamında sorunlarla karşılaşan engelli işçiler tarafından kurulan EÇSAV’ın sözcüsü Ezgi Kılıç, “Engelli çalışanlar köle değildir. Onlar da diğer çalışanlar kadar temel insan hakları ve çalışma haklarına sahiptir. İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerini göreve çağırıyoruz. Hem uluslararası sözleşmeler hem de anayasal olarak net bir biçimde ifade edilmiş olan çalışma hakkımızın görmezden gelinmemesi konusunda gerekli sorumluluklarını yerine getirsinler” sözleriyle isyan etti.

MOBBİNG SONUCU KALP KRİZİ GEÇİRDİ

Grand Plaza’da çalıştığı dönemlerde kendisinin de benzer baskı süreçlerini yaşadığını ve dilekçe vererek başka bir şirkete geçtiğini anlatan Kılıç, “Büyükşehir bünyesinde çeşitli birimlerde çalışan iki kadın çalışanımızın yaşadığı baskı ve mobbing süreçleri bizi bu mücadele alanına itti. Engelli kadın çalışanlara yönelik mobbinglerle ün salan Grand Plaza A.Ş yönetimi, daha önce 16 yıllık yüzde 70 ortopedik yürüme engeli olan santral görevlisi bir kadın arkadaşımızı İmbat Kafe’ye garson olarak göndermek istedi. Grand Plaza da çalıştığım dönem ben de benzer baskılara maruz kaldım. Engelli çalışanların iş güvenliği meseleleri hiç dikkate alınmıyordu. Tüm bunlara karşın sendikaların duyarsız ve tepkisiz tutumları ile karşılaştık. Son olarak Grand Plaza’ya bağlı Halk Ekmek Fabrikası’nda 14 yıldır çalışan ve kalp rahatsızlığını bulunan 50 yaşındaki engelli kadın arkadaşımız, dayatılan baskı ve mobbinglere dayanamayarak kalp krizi geçirdi. Yaşanan bu olay bizi derinden etkiledi. Arkadaşımızın engelli raporunda ‘Efor gerektirmeyen hafif işlerde çalıştırılabilir’ ibaresi bulunmasına rağmen temizlik işleri yapmaya zorlandı. Sürekli olan heyet raporunun yenilenmesi istendi. Bunun yanı sıra sözlü hakarete maruz bırakıldı ve ağır iş yüküyle cezalandırılması sonucu kalp krizi geçirerek anjiyo olmak zorunda kaldı” dedi.

‘GEÇMİŞ OLSUN’ BİLE DENMEDİ

1185 artçı sarsıntı oldu 1185 artçı sarsıntı oldu

Engelli işçilerin çalışma yaşamında yaşadığı bu ayrımcılıkların uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’ya aykırı olduğunu hatırlatan Kılıç, “Tüm bu yaşananlar sonrasında ne Grand Plaza A.Ş. yönetimi ne de Halk Ekmek Fabrikası yönetiminden bir kişi arayıp arkadaşımızın durumunu sormadı. Yalnızca kalp krizi geçirdikten sonraki gün fabrikadan aranıp hastanede olduğunu bildiren raporu istenmiş ve geçmiş olsun bile denilmemiş.  Öyle ki hem şirket yönetimine hem Büyükşehir Belediyesi’ne konu defalarca sözlü ve yazılı olarak iletilmesine rağmen mobbing ve iş yükü ortadan kalkacağına daha da artmıştır. Engelli personel her türlü ayrımcılık, aşağılanma, görmezden gelinme ve dışlanma biçimleri ile cezalandırılmakta; insanca ve onurlu biçimde çalışma hakları göz ardı edilmektedir. Özellikle engelli ve kadın personele yönelik insan onuruyla bağdaşmayan her türlü olumsuz uygulama ve yaklaşımlar bu şirket yönetimi tarafından rutin bir alışkanlık ve yerleşik bir kültür halini almıştır. Oysaki engelli çalışanı engel durumuna uygun görevlerde çalıştırmamak, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini engel durumuna uygun bir şekilde planlamamak cinayete teşebbüstür. Engelli çalışana, çalışma yaşamında ayrımcılık yapmak Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin ihlalidir. Çalışma yaşamında engelli bireye yönelik ayrımcılık yapmak, Anayasası’nın 10, 49, 50 ve 70’inci maddelerinin ihlali olmakla beraber, 5378 sayılı Engellilerin Haklarına İlişkin Kanun’un 14. maddesinin açık ihlalidir” ifadelerini kullandı.

ENGELLİ ÇALIŞANLAR KÖLE DEĞİLDİR

Yaşanan hak ihlalleri karşısında Büyükşehir bürokratlarını sorumluluk almaya davet eden Kılıç, şunları söyledi: “Engelli çalışanlar köle değildirler. Onlar da diğer çalışanlar kadar temel insan hakları ve çalışma haklarına sahiptir. Konuyla ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerini göreve çağırıyoruz. Hem uluslararası sözleşmeler hem de anayasal olarak net bir biçimde ifade edilmiş olan çalışma hakkımızın görmezden gelinmemesi konusunda gerekli sorumluluklarını yerine getirsinler. Platformumuz bundan sonra da söz konusu şirketlerde engelli çalışanların temel çalışma haklarını sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Ayrıca engelli ve kadın çalışanlara yönelik düşmanca tutumunu her fırsatta ortaya koyan Grand Plaza A. Ş. ve Halk Ekmek Fabrikası yönetimi hakkında gerekli hukuki girişimleri başlatacağız. Engelli çalışanların her türlü insani ve çalışma haklarını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.”