Birinci Sayfa programına konuk olan Uzman Psikolog Psikodramatist Ulcay, psikolojik dayanıklılığın ve psikolojik iyi oluşun mutlu bireyler olma yolunda önemli bir etken olduğunu dile getirdi

BURCU YANAR

Uzman Psikolog Psikodramatist Merve Ulcay, Sultan Gümüş Kaya İle Birinci Sayfa programının konuğu oldu. Günümüzde yaşanan toplumsal saldırıları ve öfkeyi psikoloji perspektifinden değerlendiren Ulcay, psikolojik dayanıklılığın ve psikolojik iyi oluşun mutlu bireyler olma yolunda önemli bir etken olduğunu kaydetti.

Özellikle Kovid-19 pandemisi ile mücadele ederken kadına yönelik şiddet pandemisinde de artış ortaya çıktığını belirten Ulcay, “Bu sorunun kadına yönelik şiddetin engellenmesinde İstanbul Sözleşmesinin öngördüğü cinsiyet eşitliğine dayalı politikaların ve yasal düzenlemelerinin hayata geçirilmemiş olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Yüzyıllardır devam eden kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için İstanbul Sözleşmesinin tüm maddelerinin ve kapsayıcı politikaların hayata geçirilmesi şart. Koruyucu, önleyici, sağaltım temelli yaklaşımların yanı sıra dayanışma içinde olmak, kamunun kadın örgütleri, meslek odaları ve uzmanlık dernekleri ile işbirliği içinde hareket etmek bu sorunun üstesinden gelmemiz için gerekli unsurlardır. Bunun dışında toplumdaki her kesimin şiddet ve türleri hakkında bilgilendirilmesini de önemli buluyorum. Ve tabii ki en temelde erkek ve kız çocuklarının yetiştirilme tarzında köklü bir değişim gerekli olduğunu düşünüyorum” dedi.

GEMİSANDER Başkanı Kamil Önal, mali kongrede güven oyu aldı GEMİSANDER Başkanı Kamil Önal, mali kongrede güven oyu aldı

SORUNSUZ YAŞAM ALGISI

“İnsan psikolojisi kişinin yaşadığı toplumdan ve toplumun sorunlarından bağımsız düşünülemez” diyerek son zamanlarda yaşanan saldırıların toplumsal boyutunu da ele alan Ulcay, sosyal medyanın etkisine değindi. Ulcay,”Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda mutluluk ve sorunsuz yaşam algısı yükleniyor ki insanlar kendi yaşamlarını mutsuz ve yaşanılmaz olarak algılıyor. Hayatın bir parçası olan üzüntü, acı, keder gibi duyguların yok sayılması bu duygularla baş etme mekanizmalarını zayıflatıyor. Böylece mutluluk dışsal yani ekonomi, işsizlik gibi kaynaklardan sağlanan bir duygu olarak görülüyor. Dış kaynak değişken ve hareketlidir. İş hayatında veya var olan arkadaş ve aile ilişkilerinde olumlu ve olumsuz değişiklikler olabilir. Sadece dış faktörlerden beslenen kişinin olumsuz bir durum ile karşılaştığında mutluluğu yok oluyor ve hayatla mücadele becerisini zayıflatıyor” diye konuştu.

TRAVMA, TEHDİT, TRAJEDİ…

Psikolojik dayanıklılığın ve psikolojik iyi oluşun mutlu bireyler olma yolunda önemli bir etken olduğunu kaydeden Merve Ulcay, “Bir travma, bir tehdit, bir trajedi veya ailesel ve ilişkisel sıkıntılar, ciddi sağlık problemleri, işyeri ve parasal sorunlar gibi önemli stres kaynaklarına karşı, psikolojik dayanıklılık kişinin uyum sağlama süreci olarak görülmektedir. Bu uyumu arttıran ve psikolojik iyi oluşu sağlayan etmenler şu şekilde belirtilmiştir: kişinin geçmiş yaşamını ve kendisini pozitif olarak değerlendirmesi (kendini kabul), bir birey olarak büyüme ve gelişmeye devam etmesi (bireysel gelişim), bireyin yaşamının anlamlı ve amaçlı olduğuna inanması (yaşam amacı), diğer insanlarla nitelikli ilişkiler kurması (diğerleriyle olumlu ilişkiler), bireyin yaşamını ve çevresini etkili şekilde yönetme kapasitesi (çevresel hakimiyet), özgür irade hissine (özerklik) sahip olması…” dedi.