banner18

banner19

14.06.2017, 10:33

İslam ve Çevre

Bir toplumda ahlaki değerlerin yerleşmesinde ve korunmasında olduğu gibi, toplum düzenini bozucu insanların rahatını ve huzurunu kaçıran işlerin önlenmesinde de bir kontrol sisteminin bulunması ve buna ilave olarak sorumluluk bilincinin oluşturulması sosyal bir varlık olan insan için son derece önem arz etmektedir.

Allah’ın yeryüzündeki halifesi konumunda olan insanın yaratılışı sorumluluk esası üzerine kuruludur. İslam’ın yaratılış inancına göre, sorumluluğu yüklenme bilincine sahip olan tek yaratık insandır.

İslam bilginleri Ahzab suresinde geçen;

“Biz emaneti dağlara taşlara teklif ettik, onlar bu emaneti taşımaya yanaşmadılar bunu insan yüklendi.” (Ahzâb, 33/72.) Ayetinde dile getirilen emanetten kasıt en genel anlamda sorumluluk olduğunu söylemişlerdir. Kur’an-ı kerimin bir başka ayetinde geçen;

“Cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 51/56)

Emri ise sorumluluğun en önemli boyutuna işaret edilmektedir. Buda insanı yoktan var eden Allah’a ve onun istediği imanın esaslarına inanmaktır.

Ancak insanın sorumluluğu inanmak ile bitmemektedir. Evet, inanma insan için bir zorunluluktur. Ama inanmanın bir gereği olarak insanın başka görevleri de vardır.

Bunun için Resulü Ekrem Efendimiz insanın daha başka sorumlulukları bulunduğunu çeşitli vesilelerle ifade etmiştir. Nitekim bütün zamanını ibadet ve taatle geçiren bir sahabeye peygamberimiz “Sırf ibadetle meşgul olma. Kendinin kendin üzerinde, çoluk çocuğunun senin üzerinde hakkı vardır. Her hak sahibine hakkını vermelisin” (Buhârî, “Savm”, 51) diyerek sorumluluğun diğer bazı boyutlarına da dikkat çekmiştir.

İslam dini, insanın hak ve sorumluluğunu hem Allah hem de kul hakkı olarak tasnif etmiştir. Bu anlamda sosyal bir varlık olan insan, Allah’a ve Allah’ın kullarına karşı görevleri olmakla beraber, kendisine sosyal sorumluluk bilinci ve sosyal çevre görevi de yüklenmiştir.

Çevre sorumluluğu denince ilk akla gelen doğal çevredir ancak çevre yalnızca bundan ibaret değildir. İnsanın sosyal çevresi de vardır. Nasıl ki, doğal çevre insanın daha huzurlu ve mutlu yaşaması için gerekli ise sosyal çevrenin ve bu çevredeki düzenin korunması aynı ölçüde, hatta daha da gereklidir.

Çevrenin bu iki yönünün korunması ile ilgili olarak peygamber efendimizin sözlerine bir kulak verelim: “İman altmış küsür şubedir. Bu şubelerden birisi insanlara sıkıntı verecek şeyleri gidermektir. Bu manada yol ortasında bulunan bir taşı kaldırmak imanın gereğidir.” (Buhârî, “Îmân”, 3)

Başka bir hadisinde ise; “İçinizden her kim, çirkin bir davranış veya nahoş bir şey gördüğünde onu eliyle değiştirsin, eli ile gücü yetmiyorsa dili ile değiştirsin buna da gücü yetmiyorsa kalbi ile bunu buğzetsin buda imanın en zayıf şeklidir.” (Müslim, “Îmân”, 78)

Bu hadislerde sorumluluk bilincinin iman çerçevesine alınmış olması inanan bir şahsın hayat anlayışının iman ile bağlantısını göstermesi bakımından son derece önemlidir.

Evet çevremizden sorumluyuz hem de bütün yönleri ile…

İnsanın sağlıklı mutlu ve huzurlu yaşaması için doğal çevrenin korunması gereklidir.

Peki, çevre sorumluluğu bu kadar mı?

Çevremizdeki aç, açık insanları unutarak, onlar için bir şey yapmayarak, toplumdaki manevi kirlenme ve bozulmaya, insan ilişkilerinin özünü ve ahlaki temelini yitirip bir çıkar kavgasına dönüşmesine seyirci kalarak çevre sorumluluğundan söz etmek eksik olmaz mı?

Peygamberin “komşusu açken tok yatan bizden değildir.” (Buharî, Edeb, 12) Sözüne kulak vermek gerekmez mi?

Bu sorulara olumlu cevap verbildiğimiz zaman Allah’a onun emirlerine, çevreye, topluma karşı görevlerimizi yapmış oluruz.

Yaratana karşı gösterilemeyen, insanlara karşı gösterilemeyen bir hassasiyetin doğaya ve çevreye karşı gösterileceğini sanmıyorum.

SORU VE CEVAPLAR

Oruçluyken tavla veya okey oynayan kimsenin orucuna bir zarar gelir mi?

Tavla, okey veya kağıt oynamak dinen yasaklandığı ve kumar kabul edildiği için haramdır. Dolayısıyla Müslüman kimse ister parasına, ister çayına, isterse zaman geçirmeye olsun kumar oynayamaz oynadığında haram işlemiş olur.

Ancak kağıt, tavla, okey tarzı oyunlar yasak ve haram olmakla beraber orucu bozmaz. Zira orucu bozanlar arasında manevi şeyler yoktur. Yeme, içme, cinsel ilişki gibi maddi hususlar orucu bozar. Buna göre oruçluyken tavla, okey, kağıt oynayan kimse oynadığı oyun haram olmakla beraber orucunu bozmaz ancak sevabında eksiltme yapar.

Fakir zannedilerek zengine zekat verilirse o zekatı yeniden ödemek lazım mı?

Zekat çıkaracak kimse, zekatı gerçekten onu hak edenleri araştırıp bularak vermelidir. Zekat çıkaran kimse bu konuda gereken titizliği göstermez ve zekatın ehil olmayana verirse borcundan kurtulmuş olmaz, zekatını yeniden vermesi gerekir, çünkü zekata ehil olan kimseyi araştırmada kusur etmiştir.

Ancak zekat çıkaran kimse gereken araştırmayı yapar fakir zannederek zekat verdiği kişinin zengin veya gayr-i müslim olduğu ortaya çıkarsa İmam-ı Azam, Ebu Hanife’ye göre onun yeniden zekat vermesi gerekmez.

İmam Şafi’ye göre ise, insanın borcunu alacaklıya değil de başkasına ödediği zaman nasıl borcu düşmezse aynı şekilde zekat borcu da ehline ödenmediğinde mükellefin borcundan düşmüş olmaz.

Araç-gereç ve malzemeye zekat düşer mi?

Sanat ve mesleğin icrası için gerekli olan araç gereç, makine ve malzemeler, aslî ihtiyaçlardan olup bunların zekatının verilmesi gerekmez. Ancak, kendi mesleğinin icrası için değil de, ticaret için üretilen veya alınıp satılan araç gereç, malzeme ve makinelerin zekatının verilmesi gerekir.

Oruç fidyesi bir yoksula mı, yoksa birkaç yoksula mı verilmelidir?

Tutulamayan oruçların fidyeleri bir yoksula verilebileceği gibi birçok yoksula da pay edilebilir. Önemli olan bu fidyenin hak eden fakire verilmesidir.

Elde olmayan ve ele geçeceği umulmayan mala zekat çıkar mı?

Elde olmayan ve ele geçeceği umulmayan malda Hanefi mezhebine göre zekat yoktur. Kimi Hanefilere göre ise faydalanılmayan malda da zekat yoktur. Bu ikinci görüşe göre inkar edilen, gasbedilen, düşman tarafından alınan, kaybolan, denize düşen, bir yere gömülüp yeri unutulan mallar tekrar sahipleri tarafından ele geçirilmedikçe zekata tabi değildir. Çünkü bu mallarda elde bulundurma ve tasarruf imkanı yoktur.

Şafii fıkıhçılarına göre ise malın bulunmayışı zekat ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Buna göre gasbedilen, kaybolan, çalınan, denize düşen mallar sahibinin eline geçince tahakkuk eden bütün zekatları verilmelidir.

Geçmiş yıllardan kalan altının zekatı nasıl verilir?

Zekât, fakirlerin, zenginlerin malındaki hakkıdır. Nitekim Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Mallarında, muhtaç ve yoksular için bir hak vardır.” (Zâriyât, 51/19)

Kişinin vermediği zekâtlar, zimmetinde borç olarak kalmaya devam eder. Onun için kişi bu hakkı geçmişe dönük olarak vermelidir.

Buna göre kişi faraza altının üç yıldır zekâtını vermemişse, geriye dönük olarak altınını hesaplayacak ve üç yıllık zekatını verecek.

Zekatın bu hesabını ise şöyle yapar: Elindeki altının tamamı 100 gr kabul edilirse ilk yıl için bunun kırkta biri olan 2,5 gr; ikinci yıl için kalan 97,5 gramın kırkta biri olan 2,43 gr; üçüncü yıl için de 95,07 gramın kırkta biri olan 2,37 gr altını zekât olarak verir.

Ödeme anında zekâtı altın olarak vermek caiz olduğu gibi günün fiyatı üzerinden paraya da çevirmek caizdir.

Günün Ayeti

Namazı dosdoğru kılın zekatı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz onu Allah indinde bulacaksınız. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görendir.

Günün Hadisi

Nice oruçlu kimseler vardır ki oruçtan nasibi, sadece açlık ve susuzluktur. Çünkü bu tür insanlar dedikodu eder, hak yer, zulüm ederler. Oruçtan nasip alamazlar.

Günün Sözü

Senden aşağı olana acı ki, senden üstün olan da sana acısın.

Mevlana

Günün Duası

Allah’ım bugün bana geçmiş günahlarımdan kurtaracak bir amel nasip et.

Ramazan kavramları

İtikâf nedir?

Bir mescitte belirli kurallara uyarak ibadet niyetiyle kalmak demektir. Buradaki kalma zaruri ihtiyaçlar olmadıkça dışarıya çıkılmayacak şekilde olmaktadır.

Hz. Peygamber, Medine’ye hicret ettikten sonra vefat edinceye kadar her yıl Ramazan ayının son on gününde itikâfa çekilirdi.

Bir Müslüman’ın Ramazan ayının son gününde itikâfa girmesi, sünnet-i müekkede olarak kabul edilmiştir.

Günün Nüktesi

Sabır…

Ebû Saîd el-Hudrî’nin naklettiğine göre,

Ensâr’dan bazı kimseler Resûlullah’dan ihtiyaçlarını karşılayacak kadar mal istemişlerdi.

Resûlullah isteyen herkese muhakkak verirdi ve öyle de yaptı. Nihayet yanında infak edilecek hiçbir şey kalmayınca, onlara şöyle buyurdu:

“Yanımda bulunan ne kadar mal varsa, onları sizden asla esirgemem. Şunu da iyi bilin ki, kim (istemeyip) iffetli kalmayı dilerse, Allah onu iffetli kılar. Kim de sabretmeye çalışırsa, Allah ona sabır ihsan eder. Kim insanlardan müstağni olmak isterse, Allah onu müstağni kılar. Sizlere sabırdan daha hayırlı ve daha büyük bir ihsanda bulunulmamıştır!”

Buhari, “Rikâk” 20.

Peygamberlerin Sıfatları

Adalet:

Peygamberler hiç zulm ve haksızlık yapmazlar. Kimsenin hâtırı için adâletden ayrılmazlar. Onlar her daim adalet sahibidirler.

Ramazan Manileri

Sâlih olan seçilir
Gök kapısı açılır.

Oruçlunun üstüne
Ne rahmetler saçılır.

Secdeye varan başla

Gözlerden akan yaşla

Müslüman arkadaşla

Ne güzeldir Ramazan

 

İzmir’in Camileri

Kemeraltı Camii:

İzmir Anafartalar Caddesi’nde Kemeraltı Çarşısı içerisinde 853. Sokak’ta bulunan bu camiyi Yusuf Çamazade Ahmet Ağa 1671 yılında yaptırmıştır. Cami dükkânlar ve yapılar arasında sıkışmış durumdadır.

Kesme taştan yapılan caminin önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. İbadet mekânı kare planlı olup üzerini merkezi tromplu bir kubbe örtmektedir. Caminin dış kenarları saçak hattından yüksek yuvarlak kemerli dışa taşkın birer pencere ile aydınlatılmıştır. Bunun dışında ibadet mekânı iki sıra halinde pencerelerle aydınlatılmıştır. Bunlardan alt sıradakiler yuvarlak kemerli olup ikinci sıra pencereler daireler halindedir.

Minber ve mihrabı bir özellik taşımamaktadır. Caminin içerisi XVIII. yüzyıla tarihlenen kalem işleri ile bezenmiştir. Bu bezeme XX. yüzyılın ikinci yarısında yapılan onarımlar sırasında eski izlere dayanılarak yenilenmiştir.

Yorumlar (0)
11
açık
Günün Anketi Tümü
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i başarılı buluyor musunuz?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i başarılı buluyor musunuz?
Namaz Vakti 07 Mart 2021
İmsak 06:07
Güneş 07:28
Öğle 13:28
İkindi 16:42
Akşam 19:17
Yatsı 20:33
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 27 60
2. Galatasaray 27 57
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 28 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 28 43
8. Karagümrük 28 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 28 31
14. Kayserispor 27 31
15. Kasımpaşa 27 29
16. Başakşehir 28 29
17. Rizespor 27 28
18. Ankaragücü 27 26
19. Erzurumspor 27 26
20. Denizlispor 27 24
21. Gençlerbirliği 27 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 25 53
2. Samsunspor 25 50
3. İstanbulspor 25 47
4. Adana Demirspor 25 45
5. Altınordu 25 45
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 25 40
9. Bursaspor 25 34
10. Ümraniye 25 34
11. Bandırmaspor 25 32
12. Boluspor 25 29
13. Menemenspor 25 27
14. Adanaspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 25 22
17. Ankaraspor 25 16
18. Eskişehirspor 25 7
Takımlar O P
1. Man City 28 65
2. M. United 28 54
3. Leicester City 28 53
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. West Ham 26 45
7. Liverpool 28 43
8. Tottenham 26 42
9. Aston Villa 26 40
10. Arsenal 27 38
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 28 35
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 27 33
15. Burnley 28 30
16. Newcastle 27 27
17. Brighton 27 26
18. Fulham 28 26
19. West Bromwich 28 18
20. Sheffield United 28 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 25 59
2. Barcelona 26 56
3. Real Madrid 26 54
4. Sevilla 25 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 26 37
8. Celta de Vigo 26 33
9. Granada 25 33
10. Levante 25 32
11. Athletic Bilbao 24 30
12. Valencia 26 30
13. Osasuna 26 28
14. Cádiz 26 28
15. Getafe 26 27
16. Real Valladolid 26 25
17. Elche 25 24
18. Eibar 26 22
19. Deportivo Alaves 25 22
20. Huesca 26 20