EGOD Başkanı Torun, ikinci el araç yenileme işinin sanayi sitelerindeki küçük esnaf ve siteleri etkileyeceğini belirterek, “Bütün araç üreticileri aynı şekilde iş modelini benimsese, sanayi siteleri kepenk kapatır” dedi

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN-ÖZEL HABER

Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi alıyor Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi alıyor

Renault, Avrupa’dan sonra Türkiye’de de ikinci el araç yenileme işine 2023’ten itibaren gireceğini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre bunu Renault-OYAK Fabrikaları’nda gerçekleşecek olan yenileme işlemi sonrasında araçlar banttan sıfır ikinci el olarak çıkacak. Ege Otomotiv Derneği (EGOD) Başkanı Mehmet Torun da Renault’un almış olduğu kararın yedek parça üreticileri ve tedarikçileri için sevindirici olduğunu, sanayi sitelerindeki küçük servisler için ise iyi olmadığını belirtti. Renault’un almış olduğu kararın birçok açıdan değerlendirilebileceğini belirten Torun, “Söylenecek çok söz var üzerine. Renault için sevindirici ve içinde bulunduğumuz durumda yedek parça üreticileri için sevindirici olabilir yanları var. Ancak bir yandan baktığımız zaman da Renault’un işi bu değil. Renault’nun verdiği kar kayıplarını aradaki masrafları çıkarabilmek ya da aradaki kayıpları engelleyebilmek için yaratılmış bir iş modeli” dedi.

ESNAFLARI DÜŞÜNMEK LAZIM

Türkiye’de satışından sonra yetkili servise giden araçların 3 yaşına kadar ortalama oranının yüzde 80 civarında iken satışından sonra yetkili servise giden 3 yaşını geçmiş araçların oranının yüzde 20 bandında yetkili servise gittiğinin altını çizen Torun, “Yetkili servislerin 10 yaş üzerindeki araçlarda bu oran çok daha aşağılara düşüyor. Sırf yenilenmiş aracı sattığı zaman buna garanti vermek durumunda. Bu garanti süreci boyunca da yine servislerini canlandıracak. Harika bir iş modeli, tebrik etmek lazım. Ama bir yandan da sanayi sitelerindeki esnafları da düşünmek lazım. Renault’un işi bu değil derken ki kastım bu. 10 yaşındaki araçlar sanayi sitelerindeki esnafın, ustaların, servislerin ekmeği diyelim. Bir yandan da oradan da değerlendirmek gerekir. Bu noktada ne kadar etik diye bir soru geliyor akla bu haksız rekabete sebebiyet verebilir mi bilemiyorum. Zamanla göreceğiz. Çünkü bunu modelleyecek olan diğer araç üreticileri düşünsenize Türkiye’de sıfır araç satan bütün araç üreticilerinin aynı şekilde iş modelini benimsediklerini, sanayi siteleri kepenk kapatır. Yedek parça üretimi yapan birçok üretici var ama arka tarafta halkın orta sınıfın, halkın geçimini sağladığı yerler için de ciddi riskler doğurabilir” ifadelerini kullandı.

İHTİYATLI OLMAKTA FAYDA VAR

Bu yıl için sıfır araçtaki satış tahmin rakamlarının 850 bin civarında olduğunu ve bu rakamları yakalayacaklarını da sözlerine ekleyen Torun, “İkinci el araç fiyatlarında da eylül ayındaki sonuçlara göre bir önceki döneme göre temmuz-ağustos ayları bir düşüş vardı. INDICATA’nın raporuna göre Temmuz 2022’de 102 bin 806 adet araç satıldı. Bir önceki yıl 144 bindi bu rakam. Eylül ayı da bir önceki aya göre yüzde 21 artış gerçekleşti. Ağustosta 124 bin iken eylülde 136 bin 500 araç ilana çıktı ve satıldı. Rakamlar bunu söylerken piyasalar galerici meslektaşlarımız ile konuştuğumuz zaman işlerin biraz yükselse bile maliyetlerin satışa oranla aynı oranda artmamasından kaynaklı olarak her sektörde olduğu gibi ciddi sorunlar var. Maliyetler üç-dört katı artarken gelirler ya aynı kalıyor ya da çok az bir farkla yukarı gidiyor. Bu daha ne kadar devam edebilecek bilmiyorum. Bir yandan da baktığınızda ekonomide çok ciddi ve hızlı bir şekilde birtakım kalıcı ve bütün piyasaları rahatlatıcı önlemleri daha da artırılması gerektiğini düşünüyorum. İkinci aşamada baktığınız zaman da önümüzde bekleyen siyasi sürecin ekonomiye ne şekilde etki yapacağı ile ilgili olarak değerlendirdiğimizde kişiler beklemeye geçecektir. Çünkü yılbaşındaki konuşulan zam oranları, fiyatlardaki artışlar devam edecek gibi görünüyor. Bu yüzden ihtiyatlı olmakta fayda var. Herkes böyle düşünecektir” şeklinde konuştu.