Çiftçi Armağan Portakal, 4 yıl önce sahiplendiği ve İDA ismini verdiği yaklaşık olarak bin 200 yaşındaki zeytin ağacı adına Pintura Urla Sanat Galerisi’nde ‘İDA’nın Gölgesinde’ sergisi düzenleniyor.

NURETTİN BAKİ

Seferihisar’da çiftçilik yapan ve 2015 yılında ‘Torlak Çiftliği’ni kuran Armağan Portakal, 4 yıl önce sahiplendiği ve İDA ismini verdiği yaklaşık olarak bin 200 yaşındaki zeytin ağacı adına Pintura Urla Sanat Galerisi’nde ‘İDA’nın Gölgesinde’ sergisi düzenleniyor. İDA sergisi; 12 kadının el sanatlarıyla ortaya çıkardığı birbirinden değerli eserler, 26 Kasım’a kadar ziyaretçilerinin beğenisine sunulmaya devam edilecek. Sergiden duyduğu mutluluğu “Sanat bizi rafine eden, incelik katan, sesimizi çoğaltan müthiş bir yol. Ben naçizane buna hizmet ediyorum” ifadeleriyle açıklayan Armağan Portakal, “4 yıl önce bin 252 yaşında bir ağaç sahiplendik. İsmini de ‘İDA’ koyduk. Bahçemizi onurlandıran bir ağaç. Önünden geçerken bile insana muazzam bir enerji veriyor ve insanlar haline ve tavrına dikkat ederek geçiyor. Bin 200 yaşında bir ağaç, neler görmüş, neler geçirmiş bir blok halinde bahçemize diktik. Aradan birkaç ay geçti tırnağım ucu kadar filiz vermeye başladığında o anı tarif etmem çok kolay değildi. Biz onda yeniden yaşama dönüşü, yaşam enerjisini gördük” dedi.

Yazar Özcan’dan ödüllü kitap: “Gücünü Yitiren Kral” Yazar Özcan’dan ödüllü kitap: “Gücünü Yitiren Kral”

İDA’DAN MESAJ VAR

Bilge ağaç İDA’da da adına yapılan sergiye dair şu ifadelere yer veriyor: “Duydum ki adıma bir sergi açmaya karar vermişler. Tabi önce şaşırdım, çünkü ben kendimi hep bir Zeytin ağacı olarak gördüm; aşağı yukarı 1200 sene evvel topraktan yeşermiş, gelişmiş, yaşamaya devam eden yalnıca bir zeytin ağacı... Fakat sonradan anladım, ben, aslında çok değerliymişim. Torlak çiftliğinde geçen son 4 yılım bu büyük cüsseme, mutlak değerimin ne olduğunu hissettirdi.Ben, budaklı, girintili çıkıntılı, iri yapımın toprağa tutunan kökleri altında gerçekte bir yolun rehberiyim; doğumu, doğurganlığı, zorlukları, güçlüklere rağmen ayakta kalma mücadelesini, varoluşu simgeliyorum. Ben, bu kaba görüntümün ardında görebilenler için bir hayat felsefesiyim; emekle üretmeyi, üretirken çoğalmayı, çoğalırken paylaşmayı, paylaşırken büyümeyi, büyürken adaletli olmayı temsil ediyorum. Hayata tutunduğum bu çiftlik, iyi ki bana İda adını verdi. Ormanların ölümsüzüyken artık insanların ilham kaynağı oldum. Sergimden ayrılırken sizin bana bakışınız da çok farklı olacak. Asırlar boyu bir ağaç olarak sevilirken, şimdi hayatlara dokunan manevi bir güç olarak size görüneceğim. İda adında bilge bir Zeytin ağacı olmanın büyük gururunu yaşıyorum.”