HPV aşısının ücretsiz uygulanması için başlatılan ve 18 ayın sonunda kazanımla sonuçlanan mücadelenin mimarı Cem Kılınç, Bakan Koca’nın ‘medeni hal’ gözetilerek aşılama yapılacağına yönelik ifadelerinin bilim dışı ve Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi: Mücadeleye devam edeceğiz!

Üretken akademisyenin buluşu tescillendi Üretken akademisyenin buluşu tescillendi

ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Boyun Eğmeyen İlaç Emekçileri’nden eczacı Cem Kılınç’ın başlattığı, ardından büyük bir ‘halk hareketi’ne dönüşen ‘HPV aşı dayanışması’ ve ‘HPV aşısı ücretsiz olsun’ mücadelesi 18 ayın sonunda kazanımla sonuçlandı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, HPV aşısının aşılama programına alınması için çalışmaların başlayacağını duyurdu. Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir ruhsatlı olan fakat SGK tarafından karşılanmayan aşının bugün mücadeleyle gelinen noktada aşı programı kapsamına alınacak olmasını ‘Çok geç alınmış bir karar’ sözleriyle eleştiren Kılınç, aşılanmadıkları için kansere yakalanarak hayatını kaybeden kadınları hatırlattı. Hayatını kaybeden kadınlar ve yakınlarının hikayelerinin de mücadelenin bir parçası olduğunu söyleyen Kılınç, Bakan Koca’nın HPV aşısıyla ilgili ‘medeni hal’ gözetilerek aşılama yapılacağına yönelik ifadelerine de tepki gösterdi. Kılınç, “Bir kişinin evli ya da bekar olmasının bilimle bağlayıcılığı yok. Anayasa’nın eşitlik ilkesine de aykırı. Bir kişinin sağlık hakkı alıp almamasına medeni haline göre karar verilemez” yorumunu yaptı.

HER DAKİKA EMEK HARCADIK

HPV aşısının ücretsiz uygulanması için verilen mücadelenin kazanımla sonuçlanmasının kendileri için sürpriz olmadığını belirten Kılınç, “Çünkü biz başlarken kazanacağımıza olan inancımızı sürekli dile getirdik. Doğru bir şekilde yurttaşlarımıza anlatıp, talebimizi iyi örgütlersek kazanacağımıza emindik. O yüzden hiç gündemden düşürmedik. 18 ay boyunca her gün, her dakika emek harcandı bu mesele için. 15 yıldır bu aşıya karşı geliştirilen politik gerici tavrı düşününce, bunu 18 aylık bir sürede alt etmiş olmak gerçekten güzel bir şey. Ne yaptığımızın, neyi ne için söylediğimizin farkında, sağlık hakkı için aklı başında bir halk örgütlenmesi yarattık. Ördüğümüz mücadelenin yaşamdaki birçok mücadeleye örnek olacak deneyimi olduğunu düşünüyoruz” dedi.

SIKINTILI İFADELER OLSA DA BÜYÜK KAZANIM

Bakan Koca’nın aşının bundan sonra ücretsiz olacağına yönelik açıklamasını duyduğunda çok heyecanlandığını dile getiren Kılınç, “Bakanın açıklamalarını o gece defalarca dinledim. ‘Kazandık değil mi?’ diye kendi kendime çok sordum. Bir zafer coşkusuydu. Bakanın açıklamasında ‘medeni hal’ gibi kimi sıkıntılı ifadeler olsa da bu büyük bir kazanımdır. Yılların emeği var bu meselede. 15 yıldır bu aşı hakkını yurttaşlara sunmayanlara Meclis kürsüsünden bunları söylettirebilmek, normal insanların örgütlü hareket ettiği anda herkesten daha güçlü olduğunu hissettirir bir şeydi. Bu gerçekten bambaşka bir duyguydu. Bunu mücadelemizin ortağına dönüşmüş binlerce kişi, o gece hissetti” ifadelerini kullandı.

HALK HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ

Elde edilen kazanımın mücadelenin önemini bir kez daha gösterdiğini kaydeden Kılınç, şunları söyledi: “Eğer mücadele olmazsa ne yazık ki kimse size hakkınızı vermiyor. Zaten öyle bir şey olsaydı 15 yıldır bu aşı hakkı mutlaka sağlanırdı. 2006 yılından beri ruhsatlı ve ülkemizde gerici bakış açısıyla politikleştirilmiş bir aşıydı. Biz de tam oradan bam tellerine basarak ilerledik. Sağlık okuryazarlığı açısından geride bırakılmış bir ülkede bunu yapmak başta eczacılara düştü. Böyle bir mücadele olmasa, bu mücadele bu şekliyle örgütlenmemiş olsa, basit bir sivil toplumcu anlayışla yapılsa yine olmazdı. Bu bir halk hareketine dönüştü. 1,5 yıl önce mücadeleye başladığımızda şunu söyledik: Biz buna öyle emek harcayalım ki aşının ücretsiz olduğunun açıklandığı gün ‘Halkın örgütlü gücünden daha büyük bir güç yok’ diyebilelim.”

GEÇ KALINMIŞ BİR KARAR

Bunun çok geç alınmış bir karar olduğunu ve bu sebeple birçok kadının hayatını kaybettiğine dikkat çeken Kılınç, “Biz her ne kadar mücadele edip sonuç aldığımıza sevinsek de dünyanın en geri kalmış ülkelerinin bile gerisindeydik bu konuda. Jinekolog Onkolog Cem Murat Baykal Hocamız, ‘Cem, 10 yıl önce aşılayamadıklarımızın kanser tedavisini yapıyoruz, ne acı’ demişti. Bu süreçte rahim ağzı kanseri ve diğer rahatsızlıkları yaşayanları düşündüğümüzde keşke en başında yapılsaydı diyoruz. Bu çok maliyetli bir mesele değil. Kızını 28 yaşında rahim ağzı kanserinden yitirmiş Ferda Hanım vardı. O insanların acılarını biliyoruz biz. Aşı yıllar önce ücretsiz uygulanmaya başlasaydı şimdi hepsi hayatta olacaktı. Onlar bu şekilde yaşama veda etmemiş olacaktı. Onların hikayelerini de mücadelemizin parçası kıldık. Onların hikayeleri de aramızda olmasalar bile mücadelemizin bir parçasıydı” dedi.

MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ

Bakan Koca’nın tepki çeken “Yaş gruplarını ve medeni hal durumlarını dikkate alan bir plan hazırlığındayız” sözlerini değerlendiren Kılınç, “Bakanın açıklaması hem sevindiğimiz hem de mücadelenin devam etmesi gerektiğini bizlere gösteren bir açıklamaydı. Çok yanlış, anlamsız ve bilim dışı buluyoruz bu şerh düşüşü. Geri çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mücadeleye devam edeceğiz. Öncelikle 9-14 yaş arası çocukların kitlesel olarak aşılanması gerekiyor. Çünkü cinsel yaşam aktif olmadan bu aşılar yapılmalı ki koruma sağlasın ve yetişkin olduklarında bu rahatsızlıkları yaşamasınlar. ‘Medeni hal’ kavramı bilimsel açıdan herhangi bir anlam ifade etmiyor. Bir kişinin evli ya da bekar olmasının bilimle bağlayıcılığı yok. Anayasa’nın eşitlik ilkesine de aykırı. Bir kişinin sağlık hakkı alıp almamasına medeni haline göre karar verilemez. Bundan acilen dönmeleri gerekiyor” açıklamasını yaptı.