İslam dini, itikat, ibadet ve muamelattan oluşan bir inançtır. İtikat kısmının ihlali küfrü diğerlerinin ihlali ise günahı gerektirir. Kişi mürted olmadıkça günah işlemekle dinden çıkmaz. Küfür dışında günah işleyen kişi, imandan çıkmaz. Bu nedenle İslam’da tövbesi olmayan günah yoktur.     

Allah mealen:  “Ey iman edenler, samimi bir tövbe ile Allah’a dönün” (Tahrim, 66/8.) buyurarak günah işledikleri halde kişilere iman kelimesiyle hitap etmiştir. Ancak bu durumdaki kimse helalleri ve haramları inkar etmeyecektir. Etmesi durumunda İslam dairesinden çıkar onun tövbesi şahadet getirip yeniden İslam’a dönmesidir. 

Fakat şunu da bilmek lazım tövbe etmekle kul hakkının sorumluluğundan kurtulmaz. Bunun için hak sahibinin hakkını ödemek ve helalleşmek gerekir. 

Camın veya bardağın kırılması hayra alamet midir?  

Bu deyim halk arasında dolaşan batıl ve hurafe olan inançlardan birisidir. Bardak ya da camın kırılması ne bir hayra ne de bir uğursuzluğa işaret etmez. Bu tarz inanışlar tamamen halk arasında dolaşan hurafelerdir inanmamak gerekir. 

Evlilik için kardeşler arasında büyük küçük şartı var mıdır?

Dinimizde evlilik sırası diye bir sıra söz konusu değildir. Böyle bir sıra mecburiyeti yoktur. İslam dinin de büyükler beklerken küçüklerin evlenmesi caiz olmaz ya da günah ve saygısızlık olur diye bir hüküm mevcut değildir. Bu düşünce daha çok bir örf ve adet meselesidir. Yani bir anlamda örfün din haline getirilmesidir. 

Cenazeyi alkışlamak dinen caiz mi?

Cenazenin arkasından mezara kadar gitmek sünnettir. Cenazeye mezara kadar eşlik etmek ölene karşı son bir vazife olduğu gibi aynı zamanda, yaşayanlara yönelik ölümü hatırlatmak ve ahireti düşünerek ibret almaktır. Bundan dolayı cenazede bağırmak, yüksek sesle ağlayıp üst baş yırtmak, ıslık çalmak ya da alkışlamak dinen uygun değildir. Dinimiz ölümle bağdaşmayan bu davranışları yasaklamıştır. Buna göre cenaze merasiminde hazır bulunanların sükûnet ve vakarla cenazeyi takip etmeleri gerekir. Bu durum ölüye gösterilecek saygının bir ifadesi, kalanlar için de ölümden ibret almaktır.

Erginlik yaşından sonra Akika kesmek gerekir mi?

Yeni doğan bebeğin başındaki ilk saçlarına akîka; bu çocuğun doğumundan yedi gün sonra başındaki tüyleri kısmen veya tamamen tıraş edip adını koyduktan sonra Allah’a şükür için kesilen kurbana akîka kurbanı denir. Doğumun yedinci gününde çocuğa güzel isim vermek, aynı günde akikasını kesmek, sonra saçını tıraş edip, ağırlığı kadar, altın, altına güç yetirilmezse gümüş sadaka olarak vermek, sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet getirmek sünnettir. Akîka kurbanı, Hanefi mezhebine göre mubah.  Şafii mezhebine göre ise sünneti müekkededir. Bu kurban çocuğun doğduğu günden baliğ olacağı erginlik yaşına kadar kesilebilir. Ancak doğumun yedinci gününde kesilmesi daha efdaldir. Akîka kurbanının etinden bunu kesen kimsenin yiyebileceği gibi ev halkı da bu etten yiyebilir. Ancak erginlik yaşından sonra akika kesilmez. Aynı şekilde akika, canlı doğana kesilir. Yani ölü doğan bir kimse için akika kesilmez

Günün Ayeti

Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder.” 

Zümer, 39/53.

Günün Hadisi

“Akıllı kişi, nefsine hakim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Aciz kişi de nefsini duygularına tabi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup durandır (bunu yeterli görendir).” 

(Tirmizî, “Kıyamet” 25.)

Günün Sözü 

“Allah’a dost olan, hiçbir şekilde dünyaya dost olamaz; dünya dostu olan, asla Hakk’ın dostu olamaz.” 

Ebû İshak 

Günün Duası

Allah’ım güne ve haftaya hayırla başlamayı ve maddi ve de manevi kazançlarla bitirmeyi nasip eyle.

Bunları biliyor muyuz? 

Vera Nedir? 

Haramlardan ve helâl ve haram olduğu bilinmeyen şüpheli şeylerden sakınmak demektir. 

Günün Nüktesi

Dualarımız niçin kabul edilmiyor?

İbrahim Ethem Hazretlerine dualarımız niçin kabul olmuyor? Diye soranlara kalpleriniz sekiz haslet üzere ölmüştür, diye cevap veriyor.

1. Allah’a inanıyorsunuz, fakat itaat etmekte hakkını yerine getirmiyorsunuz.

2. Kur’an okuyorsunuz, fakat mucibince (gereğince) amel etmiyorsunuz.

3. Peygamberi sevdiğinizi söylüyorsunuz, fakat sünnetine uymuyorsunuz.

4. Cehennemden korktuğunuzu söylüyorsunuz, fakat bütün işleriniz de kendinizi cehenneme hazırlıyorsunuz.

5. Cenneti sevdiğinizi iddia ediyorsunuz, fakat ona hazırlanmıyorsunuz.

6. Ahirete inanıyorsunuz, fakat ölümden korkmuyorsunuz, ahiret için hazırlık yapmıyorsunuz.

7. Nimetleri yiyip, içiyorsunuz, fakat şükretmiyorsunuz.

8. Başkalarının kusurunu araştırıyor, fakat kendi kusurlarınızla meşgul olmuyorsunuz.