DSÖ verilerine göre dış ortam hava kirliliği her yıl dünyada 4.2 milyon erken ölüme neden oluyor. Prof. Dr. Karababa, “Her yıl hava kirliliğine bağlı 35-40 bin arası erken ölüm vakası yaşanıyor” dedi

Türk ekonomisine üretim gücümüzle katkı koymaya hazırız Türk ekonomisine üretim gücümüzle katkı koymaya hazırız

BURCU YANAR

Halk Sağlığı Uzmanı Prof.Dr. Ali Osman Karababa, Sultan Gümüş Kaya İle Birinci Sayfa programına konuk oldu. Kentte hava kirliliğinin kritik eşiğe ulaşmasıyla birlikte toplum sağlığı da her geçen gün riske atılırken, Prof.Dr. Karababa, “Temiz Hava Hakkı Platformu’nun hesaplamalarına göre her yıl hava kirliliğine bağlı 35-40 bin arası erken ölüm vakası yaşanıyor” bilgisini paylaştı. Hava kirliliğinden en çok etkilenebilecekler için uyarılarda bulunan Karababa, “Bu illerde başta çocuklar, yaşlılar ve kronik solunum ve kalp-dolaşım sistemi sağlık sorunu olan insanların sokağa mümkün olduğunca çıkmamaları, özellikle ısınma için kömür yakıldığı saatlerde kapalı mekanlarda bulunmalarını öneririz. Bu hava kalitesi koşulları altında sağlıklı insanların da dış ortamda olabildiğince kısa süre kalmaları, fiziksel aktiviteden (örneğin spor için koşu, tempolu yürüyüş vb.) uzak durmaları sağlıkları açısından yararlı olacaktır. Sigara içenler ve sanayi işletmelerinde çalışanlar zaten kirli havaya maruz kaldıklarından, bu günlerde sağlıkları açısından çok daha dikkatli olmalılar” dedi.

TÜRKİYE’DE DE DURUM ÇOK CİDDİ

Prof.Dr. Karababa, hava kalitesini olumsuz etkileyen kirleticiler arasında özellikle partikül maddelerin altını çizerek şöyle dedi: “DSÖ verilerine göre dış ortam hava kirliliği her yıl dünyada 4.2 milyon erken ölüme neden oluyor. Türkiye’de de durum çok ciddi. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun hesaplamalarına göre her yıl hava kirliliğine bağlı 35-40 bin arası erken ölüm vakası yaşanıyor. Hava kirliliği başta kalp-damar ve solunum yolu hastalıklarına neden oluyor. Hava kirliliği, 2013 yılında DSÖ ve Uluslararası Kanser Ajansı (UKA) tarafından ‘Grup 1 Kanser Nedeni’ olarak tanımlandı. Akciğer kanseri açısından kesin olarak karsinojen olarak sınıflandırıldı, ek olarak mesane kanseri acısından da riski artırdığı bildirildi. Ayrıca dış ortam hava kirliliğinin ana bileşeni partikül madde (PM) ayrı olarak değerlendirildi. Buna göre DSÖ, partikül maddeyi insanda kanser yapan birinci grup etmenler arasında sınıflandırdı.” Karababa, “Hava kirliliğini oluşturan önemli kirleticiler arasında bulunan partikül maddenin toplum sağlığına etkileri gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yapılan çalışmalarla artık çok iyi tanımlanmış durumda. Partikül maddenin solunum sistemi, kalp-dolaşım sistemi ve sinir sistemi etkileri başta olmak üzere sağlık etkileri çok geniş. Bu açıdan, partikül madde kirliliğinin izlenmesi halk sağlığı açısından özel bir önem taşıyor” dedi.

ASTIM, ZEKA GERİLİĞİ, ZATÜRRE…

Kirli havanın yol açtığı diğer sağlık sorunlarını da sıralayan Prof.Dr. Karababa, son olarak “Solunum sistemi sorunları: Akciğer solunum kapasitesinde azalma, solunum sistemi savunmasının etkisizleşmesi ve solunum sistemi enfeksiyonlarına duyarlılık, solunum sistemi enfeksiyonlarında artış ve iyileşme süresinin uzaması, KOAH (kronik tıkayıcı akciğer hastalığı), astım, KOAH ve astım ataklarının gelişmesi, hastane acil servis başvurularında artış. Kalp-dolaşım sistemi sorunları: Kanın akışkanlığında azalma, damar sertliği, hipertansiyon, kalp yetmezliği, akut miyokard enfarktüsü, kalp ritim bozukluğu ve buna bağlı ani ölüm. Sinir sistemiyle ilişkili sağlık sorunları: Baş ağrıları, anksiyete, inmeler (felç), alzheimer hastalığı, parkinson hastalığı, nörogelişimsel hastalıklar. Çocuk sağlığı sorunları: Düşük doğum ağırlığı, otizm, diyabet (Tip 1), ani bebek ölumu sendromu, astım, KOAH, bronşiolit, bronşit ve zatürre gibi solunum hastalıkları, zeka geriliği” bilgisini paylaştı.