TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#uyuz

uyuz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, uyuz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uyuz vakalarında artış: Uzmanlar uyarıyor! Haber

Uyuz vakalarında artış: Uzmanlar uyarıyor!

Vücut ve eşya teması ile kişiden kişiye bulaşan uyuz hastalığı, son günlerde sıkça görülüyor. Özellikle yurtdışından gelen göçlerle birlikte Türkiye’de adeta salgın haline geldiği belirtilen uyuz hastalığı, hasta beyanı ve muayene ile teşhis edilebiliyor. Deri altında bulunan ‘Sarkopt’ böceğinin kaşıntıya neden olmasıyla oluşan uyuz hastalığı, temas kaynaklı bulaştığı için aile tedavisiyle son buluyor. Toplu yaşamın yaygınlaşmasıyla uyuz vakalarının son yıllarda çok büyük artış gösterdiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Olcay Korkmazel, “Son zamanlarda gördüğümüz uyuz vakalarındaki artış epidemiyi andırıyor” dedi. “Türkiye’nin çok göç almasıyla son zamanlarda salgın haline geldi” Ülkemizin son yıllardaki aldığı göçle birlikte hijyen koşullarındaki problemlerin uyuz vakalarını arttırdığını belirten Uzman Dr. Olcay Korkmazel, “Uyuz hastalığı aslında insanlık tarihi kadar eski bir hastalık. Uyuz hastalığını yapan ve deri altında seyahat eden bir böcek var. Buna sarkopt diyoruz. Son zamanlarda sahada da çok görüyoruz. Medyada da sıkça çıkmaktadır. Hastalık, Türkiye'nin çok göç alması ve uygun olmayan hijyen koşulları gibi nedenlerle son zamanlarda büyük salgınlar yapıyor. Uyuz vakalarında genellikle gece artan kaşıntılar görmekteyiz. Bu çok tipik bir bulgudur. Hastalar genelde “Doktor hanım yatağa girdiğim zaman çok şiddetli kaşınıyorum. Yataktan çıktığım zaman kaşıntı geçiyor” şeklinde şikayetlerini dile getiriyorlar. Genelde sıcak ortamlarda ve gece uyuduktan sonra bu böcekler deri altında hareketleniyor ve kaşıntıya neden oluyor. Çoğunlukla bu böceği deri üstünde göremiyoruz. Şüphelendiğimiz vakalarda ya mikroskobik incelemeler yapıyoruz veya klinik olarak tanı koyup ön bulgu olarak değerlendirdikten sonra ilacımızı veriyoruz. Bazen aile tedavisi uyguluyoruz. Çıkarılan kıyafetlerin dezenfekte edilmesi, 60 derece gibi yüksek bir ısıda yıkanması ve bazen kızgın ütüden geçirilmesi şart oluyor” dedi. “Yaşadığımız ortamlarda temizliğe çok dikkat etmemiz lazım” Uyuz hastalığının kişi ve eşya temasıyla bulaştığını hatırlatarak temizliğe önem verilmesi gerektiğini söyleyen Korkmazel, “Uyuz böceği karşılıklı durmakla bulaşan bir hastalık değildir. Öncelikle uyuz böceğini taşıyan birilerinin size gelip gitmesi, evinizde misafir olması ya da sizin bir otele gitmeniz ve bir kamp ortamında bulunmanız gibi nedenlerle bulaşır. O sebeple gittiğimiz, kaldığımız, yaşadığımız ortamlarda temizliğe çok dikkat etmemiz lazım. Kaşınan insanlar varsa mutlaka şüpheyle bakmak lazım ve mutlaka bir uzman hekimden görüş alıp ona göre tedavi yapmak lazım. Kaşıntı bir semptomdur ve birçok nedeni var. İnsanlar kaşınırlar ama alerjik nedenlerle veya başka nedenlerle de de kaşınabilirler. Alerji de pek çok şeye karşı olabilir. Yenilen, içilen, alınan ilaçlar, ev tozu, çiçek tozu ve polen gibi birçok maddelere karşı alerji olabilir. O nedenle de kaşınılabilir. Öncelikle uyuz olunması için kişinin mutlaka bir uyuzluyla temas halinde olması lazım ve hem muayene bulgularına hem de anamnez denilen ifadeye çok dikkat ederek bir uzman görüşü alınması lazım” diye konuştu. “Son zamanlarda gördüğümüz uyuz vakalarındaki artış epidemiyi andırıyor” Toplu yaşamdaki artışla birlikte son yıllarda görüle uyuz vakalarındaki artışın epidemiyi andırdığını söyleyen Özel Anadolu Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Olcay Korkmazel, şu ifadeleri kullandı: “Ben 40 yılın üzerinde hekimlik yapan bir uzman hekimim. Biz uyuzu her zaman görüyorduk fakat son birkaç yıl içerisinde sayısında çok şiddetli bir artış oldu. Bir epidemi yapıyor adeta. Burada da Türkiye'nin göç dalgası altında kalmasının, toplu yaşamların daha fazla yaygınlaşmasının rolü olduğunu düşünüyorum ben. Bir de o tür ortamlarda hijyen şartlarına çok dikkat edilmiyor. Bunun Türkiye'deki uyuz vakalarını arttırdığına inanıyorum.” BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR- Uyuz bulaşıcı mı? Uyuz nasıl bulaşır?

Alışveriş yaparken dikkat: Kıyafet denerken uyuz bulaşabilir Haber

Alışveriş yaparken dikkat: Kıyafet denerken uyuz bulaşabilir

Dermatoloji (Cildiye) Uzm. Dr. Enkhjargal (Egi) Losol, uyuz hastalığı artışının sebepleri, tanı koyma aşaması ve tedavi süreçleri hakkında açıklamalarda bulundu. “Salgın kalabalık yaşamın olduğu yerlerde başlar” Uyuz hastalığının insanlık tarihinde neredeyse 2500 yıldır insanların hayatlarını olumsuz etkileyen ve en sık görülen ektoparaziter hastalıklardan biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Losol, “Uyuz oldukça ciddi bir toplum sağlığı sorunudur. Uyuzun yayılmasını hızlandıran nedenler arasında kalabalık yaşantı, primer olguların zamanında tedavi edilememesi ve halkın bu konuda yeterince bilgiye sahip olmaması sayılabilir. Sıklıkla doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizler ve mülteci kampları gibi kalabalık yaşamın olduğu yerlerde salgınlar şeklinde başlamaktadır” dedi. “Dünyada 200 milyon kişi enfekte” Dünya çapında ilgili ülkelerin sosyo-ekonomik durumlarından bağımsız olarak herhangi bir zamanda enfekte olan kişi sayısının 200 milyonun üzerinde olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Losol, “Bu yüzden etkilenen bireylerde ve sağlık sistemi üzerinde ciddi ekonomik yük oluşturmaktadır. Tarihe baktığımızda her 30-40 yılda bir pik yapma sıklığı olan bu enfeksiyon hastalıkların pik döneminin bu aralar olması ve son yıllarda bütün dünya genelinde artışa neden olduğu için bu hastalıkla ilgili farkındalığın artması önemlidir” diye konuştu. “Bazı kişilerde hiç belirti vermeyebilir” İlk defa bu hastalığa yakalanmış bir kişide konağın bağışıklık durumuna göre ilk belirtilerin ortaya çıkma süresinin 2-6 hafta kadar sürebilirken, tekrarlayan hastalıklarda ise bu sürenin 24-48 saat sonra görülebileceğini belirten Uzm. Dr. Losol, “Bazı kişiler uyuzla enfeste olup ama belirti göstermeden günlük hayatlarına devam edebilirler. Bu bireylere taşıyıcı denilmektedir” şeklinde konuştu. “Geceleri ve banyo sonrası artan kaşıntılara dikkat” Uyuzun belirtilerinin klasik olarak geceleri artan, sıcak banyo ve duş sonrası şiddetlenen kaşıntılar şeklinde olduğunu aktaran Uzm. Dr. Losol, şunları söyledi: “Fiziksel tipik bulgular ortaya çıkmadan önce de belirtiler görülebileceğini unutmamalıyız. Tipik tutulum yerleri eller, parmak aralarındaki ağ bölgesi, el bileklerinin iç yüzleri, koltuk altları, kulak arkaları, bel, karın çevresi, kalçalar, ayak bilekleri çevresi ve ayak tabanlarıdır. Erkeklerde genital bölge skrotum, penis ucu sık tutulurken, kadınlarda meme başı areola bölgesi ve genital bölgeler daha sık tutulmaktadır. Bebeklerde, yaşlılarda ve immun sistemi zayıf hastalarda ise kafa derisi, yüz, yanaklar dâhil tüm deri yüzeyi tutulabilmektedir” “İlk muayenede tanı koyulamayabilir” Uyuz tanısının klinik olarak konduğunu, bir laboratuvar bulgusu olmadığını söyleyen Uzm. Dr. Losol, “Nadiren kanda alerji belirteçlerinden biri olan igE yüksekliği görülebilir ama bu başka parazitler hastalıklar ve bazı özel sendromlarla veya alerjik ürtiker dediğimiz hastalıklarda da yüksek olabileceği için tek başına uyuz bulgusu sayılmaz. Gerektiğinde deriden kazıntı yapılarak alınan örneğe mikroskop altında bakılarak tanı konulabilir. Nadiren cilt biyopsisi ile tanı konulabilmektedir. Ayrıcı tanıda atopik dermaitit, kontakt veya nummuler dermatit, id rxn, diğer böcek ısırıklarıyla ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Uyuzun bulgusu zaman içinde oturabileceği için ilk muayenede hemen tanı konamayabilir ve kolaylıkla alerjik hastalıklarla karıştırılabilmektedir” ifadelerini kullandı. “Belirti olmasa da tüm aile bireyleri eş zamanlı tedavi olmalı” Uyuzda tedavinin reçeteyle satılan ve 1 hafta arayla yapılan topikal krem tedavisi ile sağlandığını belirten Uzm. Dr. Losol, “Krem veya losyon tedaviler bebeklerde ve 5 yaş altı çocuklarda, yaşlılarda baştan ayağa kadar tüm beden yüzeyine hiçbir yer açıkta kalmayacak şekilde uygulanmalıdır. Diğer yaş gruplarında saçlı deri ve yüz bölgesi dışında kalan alanlara uygulanır. Tüm kumaş yüzeyler 60 derece üstü yüksek ısıda yıkanmalı, yıkanamayacak ürünler 7-10 gün kadar süreyle hava geçirmeyen torbada saklanabilir. Diğer aile bireylerinin de belirti olmasa bile aynı anda tedavi almaları gerekmektedir. Evcil hayvanlar uyuz paraziti için konak değillerdir, bu yüzden onların tedavi edilmelerine gerek yoktur” açıklamasında bulundu. BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR- Uyuz bulaşıcı mı? Uyuz nasıl bulaşır?

Uzmanından uyuz uyarısı: Önleminizi alın! Haber

Uzmanından uyuz uyarısı: Önleminizi alın!

Uyuz hastalığında tedavinin bireysel değil, bütün aile kapsayacak şekilde yapılması büyük önem taşıyor.  İlaç tedavisinin yanında kıyafetler, ev tekstili ve ev eşyalarının da hijyeninin mutlaka sağlanması gerekiyor Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Gürkan Yardımcı, uyuz hastalığı hakkında bilgi verdi. 15-20 dakikalık temaslar uyuzun bulaşması için yeterli oluyor Uyuz Sarcoptes scabiei var. Hominis adı verilen bir parazitin neden olduğu kaşıntılı ve bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Bu parazit insan gözü ile fark edilemeyecek kadar küçüktür. Parazitin kişiden kişiye bulaşabilmesi için 15-20 dk’lık temaslar yeterli olabilmektedir. Her iki cinsiyette, her yaş grubunda ve her sosyoekonomik düzeyde görülebilmektedir. Ancak yakın temasın sık olduğu kalabalık ortamlarda (okul, bakım evleri, öğrenci yurtları vs.) bulaşma daha kolay olduğu için daha hızlı yayılabilmektedir. Özellikle cinsel temas, aynı yatakta yatma, el ele tutuşma, havlu ve giysilerin ortak kullanımı gibi deri temasının olduğu durumlar en sık bulaşma yollarıdır. Bebek ve çocuklarda ayak tabanları ve saçlı deride kaşıntı yoğun oluyor Hastalığın bulaşmasından sonra genellikle 4 ila 6 hafta süren bir kuluçka dönemi bulunmaktadır. Bu dönemde kişide herhangi bir belirti bulunmayabilir ancak paraziti deride taşımaktadır. Kuluçka süresinden sonra özellikle geceleri ve sıcak ortamlarda artış gösteren şiddetli kaşıntı hastalığın en önemli belirtisidir. El parmakları, avuç içi ve el bileklerinde içerisinde parazitin kendisi, yumurtaları ve dışkılarını içeren tünel adı verilen yapılar sıklıkla görülmektedir. Bununla birlikte kaşıntı erkeklerde genital bölge, koltuk altı, bel bölgesi ve kalçalarda yoğun iken kadınlarda meme bölgesi, göbek deliği çevresi, koltuk altı ve kalça bölgesinde yoğundur. Bebek ve çocuk yaş grubunda ayak tabanları ve saçlı deri tünellerin gözlendiği ve kaşıntının yoğun olduğu bölgelerdir. Uyuz hastalığının tedavisi bireysel yapılmamalı Hastalığın tanısı genellikle klinik bulgular ile konulmaktadır. Dermoskopik muayene ile tüneller görülmesi tanıyı kesinleştirir. Tedavide hem ağız yoluyla alınabilen hem de deriye dışardan sürülebilen ilaçlar bulunmaktadır. Hastanın yaşı, ek hastalıklarının olup olmaması, sistemik tedavi planlanacak ise kilosu gibi bazı özellikler tedavinin belirlenmesinde önemlidir. Tedavi asla bireysel yapılmamalıdır. Aynı ortamda yaşayan her bireyin kaşıntısı olsa da olmasa da tedavi olması gerekmektedir. Tedavinin doğru bir şekilde uygulanması çok önemli Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde uyuz hastalığı daha şiddetli seyretmekle birlikte tedavi daha zordur ve tedavi süresi daha uzundur. Tedavi sonrasında bile kaşıntının ortalama 4-8 hafta kadar devam edebileceği unutulmamalıdır. Sadece ilaç kullanımı tedavi için yeterli değildir. Kıyafetlerin, ev tekstilinin ve ev eşyaların hijyeni de çok önemlidir. Çarşaf, yastık kılıfı, giysiler, iç çamaşırları gibi tekstil ürünleri mümkün olduğunca 600C ve üzerinde yıkanmalı ve yüksek ayarda ütülenmelidir. Bu şekilde temizliği yapılamayan tekstil ürünleri ise ortalama 7-10 gün süreyle ağzı sıkıca bağlanmış bir poşet içinde bekletilmesi ve sonradan yıkanıp, ütülenmesi gerekmektedir. Koltuk, sandalye, kapı kolları gibi sık temas edilen ancak yıkanamayan eşyaların ise sirkeli su ile sık sık silinmesi gerekir. Ülkemizde önerilen tedavinin doğru şekilde yapılmaması, özellikle pandemi yasakları sırasında kapalı alanlarda kalabalık bir şekilde bulunulması, parazitin bazı ilaçlara karşı direnç geliştirmesi gibi bazı nedenlerle son yıllarda görülme sıklığı oldukça artmıştır. Evcil hayvanlardan insanlara uyuz bulaşmıyor Hastalıktan korunmak için uyuz tanısı alanlarla, uyuzlu kişilerle temas etmiş ancak kuluçka döneminde olma ihtimali olan kişilerle veya uyuz şüphesi olup kaşıntı şikayeti olan kişilerle temas edilmemesi ve ortak eşyaların kullanılmaması gerekmektedir. Evcil hayvanlardan insanlara uyuz bulaşmaz, bu nedenle evcil hayvanların özel bir tedavisi gerekmemektedir. BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR- Uyuz bulaşıcı mı? Uyuz nasıl bulaşır?

Uyuz bulaşıcı mı? Uyuz nasıl bulaşır? Haber

Uyuz bulaşıcı mı? Uyuz nasıl bulaşır?

Dermatoloji Uzmanı Dr. Nevzat Mazmanoğlu, geceleri uyutmayan kaşıntı, deri döküntüleri, kızarıklık ve kabarcık şeklinde ortaya çıkan uyuz hastalığının bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Hastalığın bulaşabilmesi için en az 15-20 dakikalık temas gerektirdiğini belirten Dr. Mazmanoğlu uyuz akarlarının insan vücudu dışında 3-4 gün yaşayabileceğini ifade etti. Dermatoloji Uzmanı Dr. Nevzat Mazmanoğlu, son günlerde artış gösteren uyuz hastalığını “Sarcoptes scabiei isimli mikroskobik bir akarın cilt yüzeyinde çoğalarak, tüneller kazarak deriyi istila etmesiyle oluşan ve kaşıntıya sebep olan bulaşıcı bir hastalık” olarak tanımladı. Dünya çapında her yıl 400 milyondan fazla uyuz vakasının meydana geldiğine işaret etti. Çoğu kişinin doğrudan doğruya cilt temasıyla uyuz akarlarını aldığını belirten Dr. Mazmanoğlu, “Uyuz akarlarının aktarılması için kişiler arasında en az 15-20 dakika kadar bir cilt teması gerekir. Bu nedenle okullar, kreşler, huzurevleri, spor salonları gibi kalabalık yaşam alanlarında bulaşıcılığı yaygındır. Emziren anne de bebeğini emzirirken uyuz hastalığını bulaştırabilir. Ayrıca cinsel temas ile de kolaylıkla bulaştığı için uyuz cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak da görülmeye başlandı” dedi. Uyuz etkeni olan akarların bir insan olmadan yaklaşık üç gün hayatta kalabileceğine dikkat çeken Dr. Mazmanoğlu cinsel temas dışında kontamine olmuş yatak takımlarından, giysiler ve mobilya, sedir gibi istila edilmiş eşyalardan da akarların bulaşabileceğini ifade etti. “Gece uyutmayacak kadar şiddetli bir kaşıntı” Hastalığın karakteristik belirtilerinin parmak araları başta olmak üzere, el, ayak, bilek, dirsek, göbek, bel, kalça, koltuk altı bölgelerinde görülen kaşıntı olduğunu vurgulayan Dr. Mazmanoğlu, “Kadınlarda meme uçları ve erkeklerde genital bölgede şiddetli kaşıntı görülebilir. Çocuklarda ise yüz, kulağın arka kısmı, ayağın alt bölgesi ve avuç içi gibi bölgelerde kaşıntıya neden olabilir. Bebeklerde özellikle avuç içi ve ayak tabanlarında döküntülere sebep olur. Uyuza neden olan akarın açtığı tüneller cilt yüzeyinden çıplak gözle görülebilir nitelikte olabilir. Gece uykuda iken şiddetlenen, uyutmayan kaşıntı hissine bağlı olarak ciltte belirgin tahrişler olur” diye konuştu. Uyuzun, kaşıntılı ve oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğunu, bununla birlikte her kaşıntılı hastalığın uyuz olmayacağını belirten Dr. Mazmanoğlu teşhisi doğru konulmuş hastanın tedavisi sürerken hastaya temas eden herkesin semptom bulunmasa bile doktor kontrolünden geçerek aynı anda tedavi olması gerektiğinin altını çizdi. “Kedi ve köpekte görülen uyuz insan derisinde üreyemez” Uyuzun bir halk sağlığı sorunu olduğuna işaret eden Dr. Mazmanoğlu alınacak önlemlere dair şunları söyledi: Hastalığının sık nüksetmesinin nedenlerinden biri tedavi edilmeyen temaslılardan hastalığın yeniden bulaşmasıdır. Temasta bulunduğunuz yakınların muayene ve tedavi olmalarını sağlayın. Evcil hayvanlarınızı da unutmayın. Kediler ve köpekler kendi farklı akar türlerinden etkilenseler de, yine de insan uyuzuna yakalanabilirler, bu da geçici bir cilt reaksiyonuna neden olur ve akarların evinizde kalmasına neden olur. Uyuz için evcil hayvan tedavileri hakkında veterinerinize başvurun. Kedi ve köpek uyuz akarı insanlara geçse bile, insan derisinde üreyemez ve çoğalamaz”. Bulaşmadan itibaren kullanılan ev eşyalarını ve giyilen kıyafetleri yüksek sıcaklıkta yıkamak gerektiğinin altını çizen Dr. Mazmanoğlu, “Hastalığı alış zamanından emin değilseniz, o zaman dikkatli olun ve yıpranmış tüm kıyafetlerinizi ve çarşaflarınızı yıkayın. Çamaşır yıkama işlemi tek başına akarları öldürmeyebilir, bu nedenle kurutucunuzun mümkün olan en sıcak ayarda olduğundan emin olun. Giysilerinizi veya havlularınızı hemen yıkayamıyorsanız veya yıkanamayacak formdaki eşyaları plastik bir poşette ağzı kapalı şeklinde 3 gün saklayın. Akarlar, insan vücudunda olmadığında 3-4 gün içinde ölürler” dedi. Evdeki mobilya ve halıları süpürdükten sonra, içinde akarlar bulunabileceği için elektrik süpürgesinin torbasını mutlaka çöpe atılmasını veya haznesinin iyice dezenfekte edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. “Kaşınan yeri kaşımayın” Uyuz tedavisinden sonra her temasın dezenfeksiyon gerektirdiğine dikkat çeken Dr. Mazmanoğlu mobilya, malzeme ve insana maruz kalma oranının sınırlandırılmasını, temastan kaçınılmasını tavsiye etti. Kaşınan yeri kaşımanın rahatlama sağlamayacağına değinen Dr. Mazmanoğlu istila edilmiş bölgeyi kaşımanın, akarları vücuda daha da yayarak ikincil cilt enfeksiyonu riskini artırıp durumu kötüleştirebileceğini bu nedenle vakit kaybetmeden cildiye hekimine başvurup tedavi olmak gerektiğini dile getirdi. BU HABER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Uyuz vakalarında yüzde 30 artış

Uyuz salgını nedeniyle iç-dış parazitin önemi arttı Haber

Uyuz salgını nedeniyle iç-dış parazitin önemi arttı

Türkiye’de son dönemlerde uyuz vakaları arttı. Yeterli hijyen şartlarının sağlanamaması sebebiyle bir salgın olduğu bilinirken, vatandaşların bir bölümü uyuz hastalığının hayvanlardan kaynaklandığını düşünüyor. Konuyla ilgili bilgiler paylaşan veteriner hekim Tuğçe Kara ise, insanlarda gözüken uyuz etkenlerinin genellikle hayvanlara bulaşacak türden olmadığını ve hayvanlardan insanlara geçebilen sadece 1 uyuz türünün olduğunu ifade etti. Evcil hayvanlarda 3 ayda 1 rutin olarak yaptırılması gereken iç-dış parazit uygulamalarının önemine de vurgu yapan Kara, uyuz hastalığıyla ilgili hayvanların günah keçisi ilan edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. “Hayvanlardan insanlara geçebilen sadece 1 uyuz türü var” Tuğçe Kara, uyuz salgınıyla ilgili hayvan sahiplerine çok panik yapmamalarını tavsiye etti. İnsanlarda gözüken uyuz etkenlerinin genelde hayvanlara bulaşan türden olmadığını açıklayan Kara, “Çok panik yapılmamasını öneriyoruz. Biz zaten rutin olarak iç-dış parazit uygulamalarını hayvan evde olsa bile 3 ayda bir sıklıkla tavsiye ediyoruz. Bunları düzenli yaptıran hasta sahiplerinde ve hastalarımızda böyle problemler oluşmuyor. Ama en ufak bir lezyon, yara ya da tüy dökülmesi görüldüğünde de hayvanın muhakkak kliniğe getirilip muayene edilmesi gerekiyor. Evveliyatını insanların kendilerinin düşünmelerini söylüyorum, 3 ayda bir iç-dış parazit uygulamalarını yaptırmayan vatandaşlara da bu konuda dikkatli olmalarını öneriyorum. İnsanların düşündüğünün aksine toplumda şöyle bir yanlış anlaşılma var, sanki bütün uyuzlar hayvanlardan geçiyor. Aslında bu tam tersi. Hayvanlardan insanlara geçebilen sadece 1 tane uyuz var o da ‘Sarcoptes’ dediğimiz bir tür” dedi. “İnsanlardaki uyuzun artmasının temel sebebi hijyen kurallarına dikkat etmemeleri” Hayvanlarda sıklıkla ‘Demodeks’ ve ‘Kulak uyuzu’ ile sadece kedilerde ve köpeklerde görülen türlere rastladıklarını belirten Kara, “Bunlar insanlara geçmiyor. Dediğim gibi sadece 1 uyuz türü insanlara geçebiliyor ve o sanıldığı kadar yaygın değil. İnsanlardaki uyuzun artmasının temel sebebi, insanların birbirleriyle olan teması ve genel hijyen kurallarına dikkat etmemeleri. Tabii doktorlar bunun açıklamasını daha iyi yaparlar ama ben en azından hayvanlar yönünden olan kısmını anlatayım, sanılanın aksine hayvanlardan insana o kadar yoğun bir bulaş yok. Bir evcil hayvanda da uyuz varsa onun veteriner hekim tarafından muayene edilmesini tavsiye ediyoruz. Asla bulaşmaz demiyoruz, bulaşan bir türü var. Çok panik yapmamak gerekir, tedavisi gerek insanlar için gerek hayvanlar açısından çok zorlayıcı olmuyor. Sonuçta ölümcül ya da çözümü olmayan bir hastalık değil. Çok basit, birkaç ilaç kullanımıyla toparlayabiliyoruz. İnsanlardaki uyuzun asıl nedeni hayvanlar değil. O yüzden hayvanları günah keçisi ilan etmeyelim” şeklinde konuştu. BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Uyuz vakalarında yüzde 30 artış

Uyuz vakalarında yüzde 30 artış Haber

Uyuz vakalarında yüzde 30 artış

Uyuz vakaları hem dünyada hem de Türkiye’de artıyor. Uyuz vakasının ortaya çıktığında tüm aile bireylerinin tedavi olması gerekiyor. Hastalık, deri temasıyla bulaşıyor. Uzm. Dr. Erkan Davarcı, uyuzun insanların birbirine olan yakın teması ile bulaştığına dikkat çekti. Ortak alanda yaşayan ya da aynı ev içerisindeki kişilerde görülme ihtimalinin yüksek olduğunu belirten Davarcı, "O yüzden tedavinin aile içi olmasına çok dikkat ediyoruz. Gece kaşıntısı belirti için çok belirgindir. Ayrıca vücutta el parmak araları, el bileklerinin iç tarafı, karın, bacakların iç tarafı ve genital bölgelerde gelişen lezyonlar mutlaka uyuzu akla getirmesi gerekir” şeklinde konuştu. “Geçen yıla oranla bu yıl yüzde 30 bir artış yaşandı” Son yıllarda uyuz vakalarında ciddi bir artış yaşandığına dikkat çeken Uzm. Dr. Davarcı, “2018-2019 yılından itibaren yavaş yavaş artış gösterdi. Özellikle pandemiden çıktığımız zaman insanların birbiriyle olan temasları arttığı için daha da hızlı bir artış oldu. Geçen yıla oranla bu yıl yüzde 30 bir artış yaşandı. Polikliniğe her gün gelen hastalardan mutlaka en az 2-3 tane ya da daha fazla hasta görüyoruz. 1 yaşındaki yeni doğan çocuktan ileri yaşa kadar görünebilir. Uyuz vakalarında mutasyon gibi bir durum söz konusu değil” ifadelerini kullandı. “Bazı kremlerde tedaviye cevap alamıyoruz” Tedavi yöntemlerine değinen Uzm. Dr. Davarcı, “Hastalığın bazı tedavi yöntemlerine direnç gösterdiğini görüyoruz. Bazı kremlerde tedaviye cevap alamıyoruz, daha etkili kremler kullanıyoruz. Bunlarla tedavi ediliyoruz. Bazen bilgisiz hastalarımız ile karşılaşabiliyoruz, bunların tedavisi ayları buluyor. 15-20 gün içerisinde doğru tedavi yöntemleriyle kesin tedavi mümkündür” dedi. “Sirke veya sirkeli suyla geçebilir mi?” Zaman zaman hastalar tarafından yanlış kremler kullanılması nedeniyle tedavinin uzadığını vurgulayan Uzm. Dr. Davarcı, “Bu hastalarda 1 yıla varan tedaviler oluyor. Hastanede yatış işlemi gerçekleşmiyor. Hayvanda da uyuz mikrobu var ama insandaki ile aynı değil. İnsana insandan geçiyor. Deprem alanı gibi toplu yaşam alanlarında bulunulması, uyuz vakalarının artmasında etkisi oldu. Türkiye’de olduğu gibi birçok ülkede aynı artış var. Sosyal medyada bazen hastalarımızın bize ilginç soruları oluyor. Onlardan biri de sirke veya sirkeli suyla geçebilir mi? Böyle bir şey kesinlikle bilimsel açıdan mümkün değil” diyerek açıklamalarını sonlandırdı. BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Uyuz hastalığındaki artış salgın düzeyine yaklaşıyor

Uyuz hastalığındaki artış salgın düzeyine yaklaşıyor Haber

Uyuz hastalığındaki artış salgın düzeyine yaklaşıyor

5 yıldızlı otellerden bile bulaşla gelen hastalarımız oluyor. Çocuklarda kremler dirençli, tekrar tekrar uyuz bulaşıyor. 4-6 ay bir türlü uyuzdan kurtulamayan aileler oluyor, dikkatli olmak lazım. Bazen utanıp uyuz olduklarını söylemiyorlar, eğer kontrol altına alamazsak çok yaygınlaşacak gibi görünüyor” dedi. Kaşıntı ile kendini gösteren uyuz vakalarıyla son günlerde sıkça karşılaştıklarını ifade eden uzmanlar uyarıyor. Medicana Ataköy Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, uyuzun belirtileri, tanı ve tedavi süreçlerine ilişkin bilgi verirken yapılması gerekenler konusunda uyardı. Prof. Dr. Gençoğlan, “Neredeyse polikliniğimizin yüzde 30’unu uyuz vakaları oluşturuyor, evet, ciddi bir yükseliş olduğundan bahsetmem mümkün. Toplumun genel kesiminde de bu kadar yaygın görülüyor olması, salgına yakın düzeyde bir artış olduğunun ipucu aslında. Hastalarımız hiçbir deri lezyonu olmaksızın kuru kaşıntıdan bahseder, tacizkar bir kaşıntıdır. Uykuyu vs. bozar özellikle gece kaşıntısının şiddetlenmesi, gece kaşıntısı tipik özelliğidir. Hastalar, karın alt kısmı, eller, kollar, bacaklar ve göğüs kısmında kasıntıdan yakınır. Alerjik reaksiyona neden oluyor, artıklar, yumurtalar bırakıyor bunlar da alerjiye neden oluyor dolayısıyla uzun süre tedavi edilmediğinde ya da zaten baştan alerjik alt yapıya sahip bir bireyse hastamız, kızarıklıklara ve egzamatöz değişikliklere de bir süre sonra neden oluyor. Bir süredir toplumda olduğu için kullana kullana sürme ilaçlara karşı direnç geliştirdi. Tedaviyi aldıktan hemen sonra hastanın, yaklaşık 1 aydır temas ettiği tüm kıyafetler, çarşaflar, havlular 60 derecenin üzerinde bir sıcaklıkta mutlaka yıkanmalı. Eğer buna dikkat eder, temizliği gerçekleştirirlerse, ilaçlarını önerilen şekilde kullanılırlarsa tekrar bulaş söz konusu değil” dedi. “5 yıldızlı otellerden bile bulaşla gelen hastalarımız oluyor” Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Gençoğlan, “Gelen hastalarımız en sık seyahatlerinden bahsediyorlar aslında otelde kalmak önemli bir dezavantaj gibi görünüyor. Nevresim, çarşaf, havlular değiştirilmiş mi mutlaka emin olmak lazım çünkü 5 yıldızlı otellerden bile bulaşla gelen hastalarımız oluyor. Çocuklar bence en önemli risk faktörü çünkü 10 dakikalık temasla bulaş gerçekleşiyor. Özellikle anaokullarında vs. ellerinde lezyonu, kaşıntısı olan çocuklarda kendilerini de iyi ifade edemedikleri için bazen geç tanı alıyorlar. Dikkatli olmak lazım, el ele tutuşup oyun oynuyorlar, o yolla hepsine bulaşıyor. Özellikle okullarda kıyafetlerin üst üste asılması, tek bir askılı düzeninin olması bulaşı kolaylaştırıyor. Çocuğa herhangi bir şekilde uyuz bulaştığında ona bakım hizmeti veren herkese bulaşıyor ve çocuklarda kremler de dirençli olduğu için mevcut parazit, tedavi etmek gerçekten zor oluyor, çocuklara hap yutturamıyoruz. Ebeveynlere, bakım hizmeti verenlere, tekrar tekrar uyuz bulaşıyor, 4-6 ay sürekli bir türlü uyuzdan kurtulamayan aileler oluyor. Çocuklarını mümkün olduğunca başkalarının kucağına vermesinler. Mağazalardan ürün denerken, birebir kıyafeti çıplak kıyafetimiz üzerine giyiyorsak bulaş riski elbette var. Hastamız böyle bir parazitin bulaşmış olduğunu kendisine konduramıyor ama toplu alanları kullanan her birimize bulaşma riski var. Gece artan kaşıntılar olduğunda uyanık olmak lazım ve bir dermatologa muayeneden geçmek lazım” ifadelerini kullandı. “Utanıp uyuz olduklarını söylemiyorlar, kontrol altına alamazsak çok yaygınlaşacak gibi görünüyor” Vakalarda tanı sürecine yönelik bilgiler veren ve tedavinin doktorların tavsiye ettiği şekilde ilerlemesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Gençoğlan şöyle konuştu: “Gözle göremiyoruz bunu ama dermoskop denen küçük bir aletimiz var. Bunu kullanarak, tek tek lezyonlara bakarak paraziti tespit edebiliyoruz. Bazen tedavi konusunda defans oluyor, aile bireylerinden ‘Kaşınmıyorum ki kullanmayayım’ diyenler oluyor, bulaştan 2 hafta sonra kaşıntı şikayeti başlıyor. Kaşınmıyor olmamız parazitin bize bulaşmadığı anlamına gelmiyor. Tam salgın diyemeyiz şu anda ama eğer kontrol altına alamazsak çok yaygınlaşacak gibi görünüyor. Özellikle kış aylarında uyuzun pik yaptığını bildiğimiz için eğer hastalarımız çok geç kalmadan tedavi olurlarsa, aile tedavisine dikkat edilirse, temas ettiğimiz herkesin bu bilgiye ulaşmasını sağlarsak, bazen utanıp uyuz olduklarını söylemiyorlar. Herkesin tedavi olmasını sağlarsak o zaman salgın boyutuna ulaşmadan bunu önleyebiliriz. İlaç canlı böceklere etkili, yumurtalara etkili değil o yüzden 2 tertip kullanılması gerekiyor. İlk dozdan 8 gün sonra bir doz daha almamız lazım. İlk dozla rahatlayan hastalarımız bazen 2’inci dozu almıyorlar, ‘Ben iyileştim’ deyip ilacı yutmadıkları oluyor, tedavi ye uyum o açıdan çok önemli” BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Uyuzdan kurtulmak mümkün mü?

Uyuzdan kurtulmak mümkün mü? Haber

Uyuzdan kurtulmak mümkün mü?

Vücudun dayanılamayacak derecede kaşınması, tahriş olan deride yaraların oluşması durumunda uyuz hastalığından şüphelenilmeli ve en kısa zamanda bir dermatoloğa başvurması gerektiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Oğuz Küçükçakır, "Kadın, erkek ayırımı yapmadan her iki cinste, tüm yaş gruplarında, tüm etnik gruplarda, tüm sosyoekonomik düzeylerde görülebilir. Ciddi salgınlar yapabilmesi sebebiyle özellikle bakım evleri, yurtlar gibi toplu yaşanan yerlerde ve sosyal düzeyi düşük topluluklarda daha sık görülür. Vücut savunma mekanizması iyi olmayan kişilerde ağır seyir gösterebilir. Uyuz genellikle doğrudan fiziksel temas yoluyla bulaştığından, istila aile bireylerine, arkadaşlara ve eşinize kolayca bulaşabilir. El ele tutuşma gibi uzun süreli cilt-deri teması, cinsel ilişki, uyuz enfeksiyonu olan biri tarafından kullanılmış olan giyecekler, yatak örtüleri veya havluları paylaşma başlıca bulaş yollarıdır. Okullar, askeri kışlalar, huzurevleri, spor salonlarının soyunma odaları, hapishaneler gibi toplu yaşanılan yerler en sık bulaşma görülen mekanlardır" diye konuştu. Uyuzun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Küçükçakır, "Tedavide değişik ilaçlar kullanılabilmekle birlikte, hangi ilaç kullanılırsa kullanılsın uyulması gereken bazı kurallar vardır. Yerel tedavi ajanları kullanıldığında ilacın tüm vücut bölgelerine uygulanmasına dikkat edilmelidir. Kullanılan çamaşır ve çarşafların 60 derecede yıkanması ve ütülenmesi gereklidir. Yıkanamayacak eşyaların ağzı bağlı olan bir poşet içerisinde ortalama üç gün saklanması yeterli olacaktır. Başarılı bir tedavi sonrasında dahi hastalık belirtilerinin 2-6 hafta kadar devam edebileceği unutulmamalıdır. Aynı yaşam ortamını paylaşan kişilerin eş zamanlı tedavi edilmeleri çok önemlidir. Tedavi kişinin yaşına, bağışıklık sisteminin durumuna göre değişkenlik gösterir. Aynı yaşam ortamını paylaşan tüm aile bireylerinin, o anda aktif şikayetleri olmasa bile aynı anda tedavi edilmesi gerekliliği unutulmamalıdır. Dermatoloğunuz yaşınıza, şikayetlerinizin durumuna göre size tedavi önerisinde bulunacaktır" dedi. BU HABER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Sonbaharda vitamin depolamanızı sağlayacak 5 meyve

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.