TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#şiddet

şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekim ayında erkek şiddeti: 21 kadın öldürüldü! Haber

Ekim ayında erkek şiddeti: 21 kadın öldürüldü!

Yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlenen haberlere göre; erkekler Ekim ayında en az 21 kadını ve bir çocuğu öldürdü. Aynı ay içerisinde 25 kadının ölümü basına ‘şüpheli’ olarak yansıdı. Erkekler, en az 69 kadına şiddet uyguladı, en az 13 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 291 kadını taciz etti. Ekim ayında erkekler en az üç kadına ise tecavüz etti. GEÇEN YIL AYNI AY BU SAYI 32 İDİ Ekim’de en az 21 kadın öldürüldü; geçen yıl aynı ay bu sayı 32 idi. Erkekler, en az altı kadını koruma kararına rağmen öldürdü. Kadınları öldüren erkeklerden biri polisti. Kadınlardan biri Gürcistan vatandaşıydı. Erkekler, kadınların yanındaki iki erkeği de öldürdü. Erkekler dokuz kadını ‘ayrılmak istediği, barışmak istemediği’, iki kadını ‘kıskandığı’ için öldürdü. Bir kadını ‘gasp’ etmek için öldürdü. Erkeklerin dokuz kadını öldürme ‘bahanesi’ ise basına yansımadı. 13 kadını kocası, eski kocası, sevgilisi erkekler, dört kadını baba, abi, oğul gibi aile üyeleri, bir kadını akrabası, bir kadını damadı, bir kadını komşusu erkekler öldürdü. Bir kadını öldüren erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı. Erkekler, 15 kadını ateşli silahlarla, üç kadını kesici aletle, iki kadını taşla ezerek öldürdü. Erkekler, bir kadını da boğdu. Üç kadın sokakta, bir kadın metruk binada, 17 kadın da ev içinde öldürüldü. BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR- BM kuruluşları: Gazze'de 2 bin 326 kadın ve 3 bin 760 çocuk öldürüldü

TTB: Sağlıkta şiddetin önlenmesine dönük somut adımlar atılmıyor Haber

TTB: Sağlıkta şiddetin önlenmesine dönük somut adımlar atılmıyor

Türk Tabipleri Birliği (TTB); sağlık kurum ve kuruluşlarında silah kullanımını engellemeyerek, önleyici tedbirler almayarak, gerekli yasal düzenlemeleri yapmayarak sağlıkta şiddetin tırmanmasına göz yuman tüm sorumlu yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu. Türkiye’de sağlık alanının giderek bir çatışma ortamına dönüştüğüne dikkat çekilen dilekçede, sağlıkta şiddete neden olan unsurlar sıralandı. TTB’nin, Türk Ceza Kanunu’nda yasal değişiklik teklifi hazırlayarak TBMM’ye sunduğu hatırlatılan dilekçede, bu teklifteki önerilerin uygulanmaması sonucu sağlıkta şiddetin cezasızlık ile karşı karşıya kaldığı vurgulandı. YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLİYOR TTB’nin sunduğu teklifte 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’da düzenlemeye gidilerek ‘sağlık kurum ve kuruluşlarında silah kullanımının yasaklanması’nın istendiği anımsatılan dilekçede, teklifin sunulmasından sonra sağlık kurum ve kuruluşlarında yaşanan silahlı saldırılardan örnekler verildi. Dilekçenin son bölümünde ise devletin pozitif yükümlülüğü kapsamındaki önleme sorumluluğu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri anımsatılarak şu ifadeler kaydedildi: “Gerek Sağlık Bakanlığı gerekse TBMM tarafından sağlıkta şiddetin önlenmesine dönük somut adımlar atılmamakta, analiz tutulması ile yetinilmektedir. Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik önleyici tedbirler alınması gerekmektedir. Her geçen gün artan silah kullanımına dair önleyici sorumluluğu bulunan yetkililer pozitif yükümlülüğü çerçevesinde adım atmamaları daha fazla sağlık çalışanının yaşam hakkını ihlal eder niteliğe ulaşmıştır.” TTB SORUŞTURMA TALEP EDİYOR “Görevi kötüye kullanma; kamu görevlisinin görevini yapmaması veya hukuka aykırı bir şekilde yapmasıdır” denilen açıklamada, “Kamu görevlisinin yapmakla görevli olduğu görevini yapmaması, kamu görevlisinin görevini kanunun öngördüğü şekilde yapmaması, kamu görevlisinin görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermesi görevi kötüye kullanma suçuna sebep verir. Türk Tabipleri Birliği tarafından ısrarla ve sürekli bir şekilde sağlık kurum ve kuruluşlarında silah kullanımının yasaklanması talep edilerek kanuni düzenlemenin yapılması talep ediliyorsa da herhangi bir düzenleme yapılmamakta ve önleyici tedbirler de alınmamaktadır. Önleyici tedbirleri alma sorumluluğu bulunan öncelikle Sağlık Bakanı ve diğer sorumlu yetkililer tarafından suçun islenmesine sebebiyet verilmiş ve verilmeye de devam etmektedir. İlgililer tarafından suçun maddi ve manevi unsurları oluşmuştur. Anlatılan sebeplerle önleyici tedbirleri almayan, yasal düzenleme yapmayan ilgililerin tespiti ile haklarında soruşturma başlatılmasını talep ederiz” bilgisi paylaşıldı. TTB’nin başvurusunun tamamına erişmek için: https://www.ttb.org.tr/userfiles/files/ttb_siddet_sucduyurusu_30Ekim2023.pdf BU HABER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Ekim ayında 19 kadın cinayeti!

Mor Çatı’dan kolluk kuvvetlerine yönelik öneriler Haber

Mor Çatı’dan kolluk kuvvetlerine yönelik öneriler

Mor Çatı tarafından ‘Türkiye’de Erkek Şiddetiyle Mücadelede Kolluk Uygulamaları’ raporu yayınlandı. O raporda çözüm önerilerine de yer verildi.  Mor Çatı, “Şiddetle mücadele mekanizmalarının her birinde kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynakladığı bilinciyle hizmet sunulmalıdır. Kolluk birimleri şiddete maruz kalan kadınlar için birincil başvuru merkezi işlevi görmektedir. Kolluk birimlerinden bu görev alınarak kadınların ihtiyacını kapsamlı olarak anlayıp kadınlarla birlikte planlama yaparak sosyal destek sunabilecek kurumlara bu görev verilmeli” ifadelerine dikkat çekti.  PERSONELİN KEYFİ DAVRANIŞLARININ ÖNÜ KESİLMELİ “ŞÖNİM’ler bu kurumlar arası koordinasyonu üstlenmelidir” denilen raporda, “Özellikli sosyal hizmet sunacak kurumlar tarafından kadınlara adli süreçler ve hukuki haklarına dair bilgilendirme yapılmalı ve bu destek kolluk birimlerinden beklenmemelidir. Gizlilik ihlali, yanlış/eksik bilgi verme, yasada belirtilen görevleri yerine getirmeme gibi görev ihlalleri titizlikle kovuşturma ve soruşturmaya tabi tutulmalı. Uygulanacak yaptırımlar aracılığı ile personelin keyfi davranışlarının önü kesilmelidir. Personel eğitimlerine toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri eklenmeli. Düzenli aralıklarla tekrarlanan eğitimler ile personelin bilgisi güncel tutulmalı ve bu eğitimlerin uygulamadaki yansımalarını anlamak için etki ölçüm analizi yapılmalıdır. Kolluk birimlerinde şiddet nedeniyle başvuran kadınlar için yapılan risk analizinin etkisi alanda deneyimli kadın örgütlerinin dahiliyeti sağlanarak değerlendirilmelidir” cümleleri vurgulandı.  ÇOCUĞUN DURUMU ANNEDEN BAĞIMSIZ DÜŞÜNÜLMEMELİ  Raporda ayrıca, “Kolluk birimlerinin 6284 sayılı Kanun ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı’nda tanımlanan görevlerine dair uygulaması periyodik izleme ve değerlendirmeye tabi tutularak etkililiği araştırılmalıdır. Kolluk birimine yapılan şiddet başvurularına dair nitelikli veri tutulmalı ve bu veriler düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Savcılık ve Aile Mahkemeleri tarafından kadınların şiddet öyküleri ve ihtiyaçlarını gözetmeden, birbirinin kopyası tedbirler verilmesinin önüne geçilmelidir. ŞÖNİM’lerin de dahiliyeti ile kadınların ihtiyacına uygun süre ve kapsamda tedbir verilmeli, ihtiyacın devam ettiği durumlardan kadınların başvurması gerekmeden uzatma sağlanmalıdır. Verilen tedbir kararlarının, çocuğun anne ile birlikte olduğu durumlarda çocuk için de uygulanması mutlaka sağlanmalı ve çocuğun durumu anneden bağımsız düşünülmemelidir” bilgisi de paylaşıldı.  Raporun tamamına buradan erişebilirsiniz: https://morcati.org.tr/wp-content/uploads/2023/08/kolluk-kades-rapor-web.pdf BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Yükselt SES’ini! Podcast Serisi yayında… Savaşın ortasında kadınlar ve kız çocukları

Düzce Üniversitesi’nde kadına yönelik şiddet konuşuldu Haber

Düzce Üniversitesi’nde kadına yönelik şiddet konuşuldu

Cumhuriyet Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şule Ay Doç. Dr. Şule Ay; şiddetle dünya çapında mücadele edilmesi gerektiğini dile getirerek konuşmalarına başladı. Kadın erkek eşitliğine değinerek kadın ve erkeğe biçilmiş görevlerin yanı sıra herkesin eşit olduğunu belirten Şule Ay, bu görevlerin ayrıştırılmaması gerektiğinin üzerinde durdu. Renklerin, mesleklerin, sorumlulukların tek bir cinsiyet üzerinde toplanmayarak kadın ve erkeğin eşitliğine dikkat çekti. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nden Sosyal Çalışmacı Yasemin Yılmaz “Kadına Yönelik Şiddet ve Mücadele” konu başlığıyla toplumda farkındalık oluşturulmasının önemine vurgu yaparak, şiddete maruz kalan kişileri ve bunların hangi türlerde şiddet gördüklerini dile getirdi. Geçmişten günümüze örf, adet, gelenek ve göreneklerin kadın üstündeki baskıyı artırdığını ve kadınların destek almaktan korktuklarını da sözlerine ekledi. Programın bir diğer konuşmacısı Sosyolog Emine Barış, “Erken Yaşta ve Zorla Evlilikler” konulu sunumunda “Erken yaşta evlilikler çocuklara ve kadınlara yönelik şiddettin biçimidir” diyerek kız çocuklarının, erkek çocuklarına nazaran çok daha erken yasta evlendirildiğini ifade etti. Bu durumun kız çocuklarında daha ağır deneyimlerle sonuçlandığını dile getiren Barış, kadınların şiddetle mücadelede hizmet sunan kurumlara müracaat edilebileceklerini belirtti. Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliğinde görev yapan yetkili Emniyet personeli ise kadınların şiddete maruz kalma ya da maruz kalana şahit olma durumunda, KADES uygulamasını ücretsiz kullanılabileceğini belirterek, uygulama hakkında bilgiler verdi. 112, 183 gibi numaralardan da yardım desteği alınabileceğini ifade etti. Program, davetli konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından sona erdi. BU HABER DE DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR: Öğrenciler müjde! Burs ve kredi başvuruları başladı

Sağlık çalışanları bu kez imza kampanyası ile ses yükseltti Haber

Sağlık çalışanları bu kez imza kampanyası ile ses yükseltti

Sağlık çalışanlarına yönelik devam eden saldırılar, Türk Tabipleri Birliği’nin de söylediği gibi ‘terör’ boyutuna ulaştı. Her geçen gün ya bir hekim öldürülüyor ya da yaralanıyor. Meslektaşlarını kaybeden sağlık çalışanları yaşamlarından endişe ederken, Türkiye’nin dört bir tarafından kitlesel iş bırakma eylemleri de gerçekleştiriliyor. Öte yandan, sosyal medya platformlarından da ses yükselmeye başladı. Op. Dr. Murat Molu tarafından ‘Sağlıkta şiddete hayır’  başlığıyla imza kampanyası oluşturuldu. Kampanya şimdiden 88 bin 946 destekçiye ulaştı. GÜNDE YAKLAŞIK 80 BEYAZ KOD! Kampanya metninde yer alan ifadeler şöyle: “Şubat 2023’de yaşadığımız deprem felaketlerinden sonra ülke olarak yaralarımızı sarmaya devam ediyoruz. 1999 depreminden ders almadığımız, yaşadığımız yıkımdan ve acı kayıplarımızdan anlaşılmaktadır. Deprem bölgesine ulaşmadaki gecikmeler, kurtarma çalışmalarındaki yetersizlikler ve organizasyon eksikliklerini hep birlikte yaşadık. Kaybettiğimiz yurttaşlarımız için Allah’tan rahmet, geride kalanlara metanet, şifa ve baş sağlığı dileriz. Bu dönemde ‘Sağlıkta şiddete hayır’ kampanyası için sessiz kalmayı uygun bulduk. Ne var ki, sağlıkta yaşanan şiddeti unutmamız mümkün değil. TTB’nin verilerine göre ortalama günde 80 kadar Beyaz KOD uygulaması olmaktadır. Son 10 yılda ise toplam 110 bine ulaşmıştır. Yine Sağlık-Sen’in hazırladığı raporda bu durum farklı boyutları ile rapor edilmiştir.” YILLARDIR TEKRAR ETTİĞİMİZ GİBİ… TBMM iktidar ve muhalefet partilerinin, sağlıkta şiddeti çözmek için özel bir oturumla derhal toplanması gerektiğini kaydeden Molu, açıklamasına şunları ekledi: “Tüm şiddete karşı olmakla birlikte, sağlıkta yaşanan şiddeti sonlandırabilmek için çabalamak bizlere düşen kutsal bir görevdir. Yıllardır tekrar ettiğimiz gibi... Öncelikle yetersiz kalan yasalar tekrar gözden geçirilerek yeni yasalar çıkarılmalı ve caydırıcı hukuki yaptırımlar uygulanmalı. Güvenlik önlemleri artırılmalı. Hasta ve hasta yakınları için eğitici kamu spotları hazırlanmalıdır. Sağlıklı olmak her vatandaşın hakkıdır. Unutmayalım ki sağlık çalışanlarının da sağlıklı yaşama ve arkalarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin olduğunu hissederek, huzur ve güven içerisinde çalışma ve yaşama hakları vardır. Ülkedeki huzur ve barışı sağlamak ise TBMM’nin çıkaracağı yasalara bağlıdır. Bunları hayata geçirmek ise Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin görevidir.” Kampanya metnine buradan ulaşabilirsiniz: https://www.change.org/p/sa%C4%9Fl%C4%B1kta-%C5%9Fiddete-kar%C5%9F%C4%B1-etkili-bir-yasa-%C3%A7%C4%B1ks%C4%B1n-g%C3%BCvenlik-%C3%B6nlemleri-art%C4%B1r%C4%B1ls%C4%B1n-sa%C4%9Fl%C4%B1ktasiddetehay%C4%B1r?utm_source=grow&utm_medium=tr_instagram&utm_campaign=com BU İÇERİK DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: TTB: İyi hekimlik yargılanamaz!

Mor Çatı'dan iki yeni video Haber

Mor Çatı'dan iki yeni video

Mor Çatı'nın farklı çizgi karakterlerle hazırladığı videolarda çocukların şiddete ya da istenmeyen dokunuşlara maruz kaldıklarında güvendikleri bir yetişkinden yardım isteyebilecekleri vurgulanıyor. Mor Çatı, bu videoların çocuklara ‘hayır’ deme haklarını hatırlatsa da, çocukların şiddetten ve her türlü ihmal ve istismardan korunmalarının, yetişkinlerin ve kamu kurumlarının sorumluluğunda olduğunun altını çiziyor. Bu videolar aracılığı ile yetişkinlere de kendi sorumlulukları hatırlatılıyor. Mor Çatı’ya maruz kaldığı şiddet nedeniyle ulaşan kadınların deneyimleri, çocukların da ev içi şiddetten etkilendiğini gösteriyor. Çocuklar ev içinde erkeklerin uyguladığı şiddete doğrudan maruz kalabildiği gibi, annelerinin şiddet gördüğü ortamda bu şiddetin etkilerini de yaşıyor. Bu nedenle Türkiye’de çocukların maruz kaldıkları her türlü ihmal, istismar ve şiddet destek sistemleri içerisinde görünmez durumda. KAFA KARIŞIKLIĞI, KIZGINLIK VE ÖZLEM… Şiddet ortamında büyüyen çocuklar maruz kaldıkları şiddet nedeniyle içe kapanma, kendini ve duygularını ifadede güçlük, kaygı, agresyon, öfke patlamaları, özellikle ergenlikten itibaren rastgele ve güvensiz ilişkilere girme, madde kullanımı, yoğun suçluluk, kafa karışıklığı, kızgınlık ve özlem gibi duygular ve davranışlar ortaya koyuyor. Alt ıslatma, gece uyuyamama, ilişki kuramama, dissosiyatif bozukluklar, intihar düşüncesi ya da girişimi, dikkat eksikliği, tikler, obsesif kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları, konuşma bozuklukları, tekrarlı davranışlar, konuşma geriliği, uyaran eksikliği kaynaklı zekâ geriliği gibi psikiyatrik zorluklarla da karşılaşılabiliyor.  BU HABER DE DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR: Dünya Kız Çocukları Günü mesajları

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.