TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#ege üniversitesi

ege üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, ege üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EÜ, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından akredite edilen 5 başvuru arasında ilk sırada yer aldı Haber

EÜ, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından akredite edilen 5 başvuru arasında ilk sırada yer aldı

Ege Üniversitesi, 2024 Dönemi Yükseköğretim Hareketlilik Konsorsiyumu Akreditasyonu (KA130) kapsamında yaptığı ilk başvuruda, değerlendirme kriterlerini en iyi şekilde sağlayarak akredite oldu. İzmir Bakırçay Üniversitesi Koordinatörlüğünde; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Demokrasi Üniversitesi, İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu ve Vestel Beyaz Eşya AŞ ortaklığında başvurusu yapılan Yükseköğretim Hareketlilik Konsorsiyumu Akreditasyonu (KA130), Türkiye Ulusal Ajansı tarafından kalite değerlendirmesi sonucunda başarılı görülen 5 başvuru arasında ilk sırada yer aldı. Uluslararasılaşma hedefleri kapsamında öğrenci ve personel hareketliliğinde öncü olmayı sürdüren Ege Üniversitesi, Ulusal Hareketlilik Akreditasyonu ile 2021-2027 Erasmus+ program döneminde yükseköğretimde öğrenci ve personel hareketliliği proje türlerinin (KA131 ve KA171) başvurularında bulunabilecek. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Değişim programları kapsamında yürüttüğü çalışmalar ve iş birlikleri ile tam akredite, öğrenci odaklı araştırma üniversitemizin, uluslararası arenada tanınırlığına ve görünürlüğe katkı sunmaya devam eden Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü çalışanlarımızı tebrik ediyorum” dedi. İlk başvuru ile edinilen başarının bir tesadüf olmadığını belirten Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Prof. Dr. A. Candaş Adıgüzel Zengin, “Bu sonuç, İzmir’in güçlü yükseköğretim kurumları ile bilime katkı sağlamayı amaç edinmiş özel sektör temsilcilerinin el ele verdiğinde neler yapabileceğinin kanıtıdır. Öğrenci ve öğretim üyelerinin hayallerinin projelere dönüşebileceği daha güçlü işbirlikleri yapmak için sabırsızlanıyoruz. Sürece katkı sağlayan kurum temsilcileri ile Üniversitemiz konsorsiyum sorumlu uzmanlarımız Özlem Derbent ve Kadriye Merdin’e de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Ulusal Hareketlilik Akreditasyon Belgesi Nedir? Ulusal Hareketlilik Akreditasyon Belgesi ile Yükseköğretim Öğrenci ve Personel Hareketliliği Erasmus+ Ulusal Hareketlilik Akreditasyon Belgesi, öğrenci ve personel için yükseköğretim hareketliliği organize etmede başarısını ispatlamış kurum ve kuruluşları yeni başlayan kuruluşlarla birlikte yükseköğretim kurumlarının tek başlarına elde edemeyeceği Avrupa düzeyinde katma değerli faaliyetler yapmalarını teşvik etmek amacıyla tasarlanmıştır. Ulusal Hareketlilik Akreditasyon Belgesi, belge sahiplerine 2021-2027 Erasmus+ genel teklif çağrısında Erasmus+ Ana Eylem 1 Yükseköğretim Öğrenci ve Personel hareketliliğine konsorsiyum kapsamında başvuru yapma imkânı sağlıyor.

EÜ Tanıtım Günlerine yoğun ilgi Haber

EÜ Tanıtım Günlerine yoğun ilgi

Ege Üniversitesi (EÜ) Büyük Spor Salonu’nda düzenlenen etkinliğin açılış törenine; EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, akademik birimlerin yöneticileri, Ege Bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinde eğitim öğretimlerine devam eden liselerin öğrencileri katıldı. Etkinlik kapsamında Ege Üniversitesinin fakülte ve yüksekokulları, sosyal ve spor tesisleri, akademik ve idari birimleri ile barınma ve beslenme olanakları tanıtıldı. Etkinliğe ilginin yoğun olduğunu belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan; “Üniversite adayı öğrencilerin stantlara yoğun ilgi gösterdiğini görüyoruz. Bu, öğrencilerin Ege Üniversitesine olan ilgilerini, okulumuzu daha yakından tanıma arzularını gösteriyor. Biz de üstyönetim olarak onların beklentilerini anlamak adına buradayız. Öğrencilerden aldığımız geri dönüşler ışığında üniversitemiz ailesine katılmayı ne kadar çok istediklerini gördük. Onların ilgisinden çok memnunuz, zannediyorum onlar da okulumuzdan memnun kaldılar” dedi. Çiğli Bilim Doğa Koleji öğrencilerinden Eylül Dolgun; “Ben 10.sınıf öğrencisiyim. Önümde iki yıl var. Diş Hekimliği istiyordum, buraya geldiğimde de bu konuda aklımda sorular vardı. Burada sorularıma yanıt buldum. Aklımdaki çoğu sorunun cevaplandığını söyleyebilirim. Artık geriye sadece kazanmak kaldı. Ayrıca bu etkinlikle birlikte burada okuma isteğim daha da arttı” diye konuştu. Etkinlikte; Modern Danslar Topluluğu, Hip-Hop Topluluğu ve Türk Dansları Topluluğunun hazırlamış oldukları dans gösterileri sergilendi. Aday öğrencilerin keyifli vakit geçirdikleri etkinlik iki gün boyunca devam edecek. 

EÜ, 13 yıl sonra yeniden UTOK’a ev sahipliği yapıyor Haber

EÜ, 13 yıl sonra yeniden UTOK’a ev sahipliği yapıyor

Bu yıl, “Tarımda İnovatif Çözümler” teması ile EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın onursal başkanlığında düzenlenen kongreye; EÜ Rektör Yardımcısı ve Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Banu Yücel, İzmir İl Tarım Müdür Yardımcısı Dr. Fatih Kılıç, Türkiye İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Birim Müdürü Hatice Erkiletlioğlu, EÜ Tarım Topluluğu Eski Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Karahan, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Oğulcan Christopher Coşkun, akademisyenler ve 20 üniversiteden 750 lisans ve lisansüstü̈ öğrenci katıldı.  “10 bölümü ile akreditasyonu olan ilk ve tek ziraat fakültesiyiz” EÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Banu Yücel, “Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, kurulduğu 1955 yılından günümüze değin, 69 yıldır gelişen bilim ve teknolojik sürece uygun olarak ziraat ve peyzaj bilim disiplinindeki gereksinimlere göre eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam ediyor. İlk mezuniyet yılı olan 1959’da toplam 4 bölüm ve 48 mezun ile başlayan bu güzel yolculuk, değerli öğretim üyelerinin yoğun emek, özveri ve gayretleri ile sürüyor ve bugün Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, 7 bine yakın mezununu Türkiye ziraat sektörüne armağan etmiştir. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültemiz; verdiği kaliteli, güncelliğe sürekli açık eğitim programı, öğrenci odaklı yaklaşımıyla başarısını ulusal ve uluslararası platformlarda sürekli artıran ve 10 bölümü ile eğitim akreditasyonu olan ilk ve tek ziraat fakültesi olmanın gururunu yaşıyor. Bununla yetinmeyen Ziraat Fakültemiz; alanında dünya üniversiteleri sıralamasında, Tarım ve Ormancılıkta ilk 201-250 bandında ve Türkiye’de birinci sırada yer alarak, fakültemiz prestijini ve marka değerini giderek artırmaktadır” dedi. EÜ Ziraat Fakültesinin önemli uluslararası başarılara ve ilklere imza attığını belirten Prof. Dr. Banu Yücel, “Başarımız sadece ulusal düzeyde kalmamış, son yıllarda üniversitemizin de misyonu olan uluslararasılaşma faaliyeti içerisinde fakültemizde yine bir ilk olan, Türkiye’de de tek yürütülen Azerbaycan Devlet Tarım Üniversitesinde dört bilim programı içerisinde ‘Çift Diploma Programı’, Taşkent Devlet Tarım Üniversitesinde lisans düzeyinde, Cartagena Teknik Üniversitesi ile de yüksek lisans düzeyinde çift diploma programı yürütmektedir. Fakültemiz artık Avrupa’nın batısından Türk Cumhuriyetlerine kadar bilim ihraç eden bir fakülte noktasına gelmiştir” dedi. “13 yıl sonra bir arada olmanın gururunu yaşıyoruz” Prof. Dr. Banu Yücel, “Son yıllarda karşı karşıya kaldığımız pandemi, kuraklık, iklim değişikliği, doğal afetler gibi küresel sorunlar ve bunların getirdiği olumsuz etkiler nedeniyle önemi gitgide artan ve anlaşılan ziraat mühendisliği, ülkemizin gelecek vizyonunun en önemli meseleleri arasında yer almaktadır. Gençlerin perspektifinden tarım ve doğa disiplinindeki bilgi ve fikirleri dile getirme, tarımsal faaliyetleri günümüz teknolojisi ama geçmişin kadim tecrübesiyle harmanlayarak, global ölçeğe çözümler üretmek amacıyla ziraat fakültelerindeki öğrencilerimizi bir araya toplayan ‘Ulusal Tarım Öğrenci Kongresi’nin ilki 2011 yılında yine Ege Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilmişti. Günümüze kadar her yıl farklı bir üniversitenin ev sahipliğinde yapılan bu kongreyi, 20’yi aşkın tarım eğitimi veren üniversite ve 700’ün üzerinde katılımcıyı, tarımda öncü, inovatif gelişmelere imza atmış bilim insanlarını, kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan seçkin konuşmacı topluluğunu ve topraktan sofraya kadar sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek bu kongreyi 13 yıl aradan sonra yine Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlemenin gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. “Gençlerimiz ülkemizi daha iyi yerlere getirecekler” İzmir İl Tarım Müdür Yardımcısı Dr. Fatih Kılıç, “Yaşamın her alanında etkili olan tarımsal üretimde siz gençleri görmek bizler için büyük bir mutluluk. ‘Tarım ve Ormanın Geleceği’ misyonuyla siz kıymetli kardeşlerimizle birlikte oluşturacağımız ve ‘Tarımda Türkiye Yüzyılı’ dediğimiz bugünlerde, bakanlığımız tarımsal üretim planlaması konusunda çok yoğun bir çalışma içerisinde. Siz gençlerin bu çalışmalara sahadan ve bu özel kongre ile sahip çıktığınızı görmek bizleri mutlu ediyor. Siz gençlerimizin enerji ve dinamizminin, stratejik bir sektör olan ve ülke ekonomimizi direkt etkileyen tarımda ülkemizi daha iyi yerlere getireceğine inancımız tamdır” diye konuştu. Gençlerin, ülkenin milli ekonomisine ve milli üretimine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Dr. Kılıç, “Güçlü ekonominin temeli olan tarımda siz gençlerin ve inovatif düşünce yapısının büyük payı var. Bugün düzenlenen bu önemli ve özel kongrede ülkemizin çeşitli yerlerinden siz temsilcilerle ülkemize yeni bir tarım vizyonu ve inovatif düşünceler üretmeye çalışacağız. Sonucunda edindiğiniz bilgilerle, bizlerin görev süresi bittikten sonra bu görevleri devralan sizler sayesinde yeni ve sürdürülebilir tarımın ilk adımlarını burada atmış olacaksınız. Bu vesileyle, düzenlenen bu kongreye katkı sağlayan tüm katılımcılara teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum” dedi. “Gelecekte tarıma bizler yön vereceğiz” Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Oğulcan Christopher Coşkun ise, “Başta İzmir ardından Ege Bölgemiz ve Türkiye tarımının başarılı örneklerini ve çalışmalarını aktarmak üzere oturumlar sunumlar ve farklı etkinlikler planladık. Tarım gibi önemli bir sektörün ilerleyen süreçte yürütücüleri olacağımızı hatırlatmak isterim. Biliyorum ki, ileride tarımsal faaliyetleri yürütecek, kurumlarda görev alacak, geleceğin tarım politikalarını belirleyen ve yön veren kişiler bizlerin arasından çıkacaktır. Özellikle öğrencilik yıllarımızda katıldığımız bu derece önemli etkinlikler bizleri gelecekteki meslektaşlarımız ile ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren değerli büyükleri ve iş hayati vizyonu doğrultusunda buluşturuyor” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından, EÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Okan Ceylan moderatörlüğünde; Ankara Üniversitesi Eski Rektörü ve TARGET Kurucu Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ’un konuşmacı olduğu “Cumhuriyetin Gözbebeği: Tarım” konulu panel, İş Bankası “Ana Sponsor Oturumu” ve “Eş Zamanlı Öğrenci Oturumları” gerçekleştirildi. İki gün süren kongre kapsamında 24 sözlü bildiri, 230 poster bildiri, tarım alanında başarılarıyla adını duyurmuş kamu ve özel sektör temsilcilerinin yer aldığı panel oturumları gerçekleştirildi.

"Kızılelma" temalı Uluslararası Turan Film Festivali başladı Haber

"Kızılelma" temalı Uluslararası Turan Film Festivali başladı

Türk dünyasının ortak değerlerini ve kültürel bağlarını vurgulamak üzere bu yıl ilk kez düzenlenen festivalin EÜ İletişim Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen açılış töreninde sanatçılar Hülya Koçyiğit ve Sinan Akçıl öğrencilerle buluştu. Programda "Yaşam Boyu Onur Ödülü" verilen sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit, yaptığı konuşmada İzmir'de 1963 yılında çekilen "Susuz Yaz" filminde rol aldığını, filmin Berlin Uluslararası Film Festivali'nde ödül aldığını hatırlatarak, bu nedenle kenti çok sevdiğini ifade etti. Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Hülya Koçyiğit, "Uluslararası Turan Film Festivali inşallah sonsuza kadar devam edecek. Çünkü Türk topluluklarını bir araya getiren, birlikte iletişimimizi güçlendiren bir festival olacağına inanıyorum. Sizler de iletişim fakültesinin talebeleri olarak yarın öbür gün belki akademik kariyer yapacaksınız, belki içinizden aktörler çıkacak, yönetmenler çıkacak. Kim bilir ne başarılı gençler olarak göğsümüzü kabartacaksınız. Sizleri o zaman sizin beni alkışladığınız gibi ben de yürekten alkışlayacağım. Hepinize başarılar diliyorum." diye konuştu. Öğrencilerle sohbet eden Sinan Akçıl ise sahnede sevilen şarkılarını seslendirdi. Film gösterimlerinin yapılacağı festivale 77 ülkeden bin 55 film başvurdu. Festival, yarın ödüllerin verilmesiyle sona erecek.

 ‘Hayallere Açılan Kapı: Masallar’ Haber

 ‘Hayallere Açılan Kapı: Masallar’

Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türkçe Öğretim Biriminin hazırlamış olduğu Sosyal Sorumluluk Projesi "Hayallere Açılan Kapı Masallar-5, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Mehmet Ersan, Enstitü Müdür Yardımcısı Prof. Dr.Alimcan İnayet ve Bornova İlçe  Milli Eğitim Şube Müdürü Aysel Yiğit, Proje koordinatörü Öğretim Görevlisi Ömür Özütemiz; proje üyeleri Öğretim Görevlisi Sezgi Balcı, Öğretim Görevlisi İpek Yalçın Meydan ve Öğretim Görevlisi Zeynep Karagüler'in katılımlarıyla Aşık Veysel Görme Engelliler Okulunda gerçekleştirildi.  Ege Üniversitesi TÖBİR’de Türkçe öğrenen uluslararası öğrencilerden oluşturulan Proje grubu, öncelikle kendi ülkeleri hakkında kısa bir tanıtım yaparak sonrasında geleneksel müzikleri eşliğinde ülkelerine ait masalları görme engelli kardeşleriyle buluşturdular.   Sınıflarda dünya masallarının öğrencilerin hayal dünyalarını zenginleştireceği konusuna vurgu yapan ve masalların anafikirleri hakkında neler düşündüklerini soran Prof.Dr.M.Ersan, öğrencilerle yakından ilgilendi. Proje koordinatörü Öğretim Görevlisi Ömür Özütemiz "Aşık Veysel Görme Engelliler Okulunda 5.sini gerçekleştirdiğimiz "Hayallere Açılan Kapı: Masallar" adlı projede Enstitüde Türkçe öğrenimi gören uluslarası öğrenciler tarafından, kendi ülkelerine ait masallar seçilerek Türkçeye çevirileri; yaş gruplarına göre masalların tasnifi; daha sonra telaffuz , diksiyon, okuma çalışmaları yapılmış;  masal anlatma teknikleriyle çalışılan bir hazırlık sürecinden sonra proje uygulamaya konmuştur. Proje amacımız; farklı ülkelerden gelen öğrencimizle görme engelli kardeşlerimizi tanıştırmak; bu ülkelere ait masallar ve geleneksel müzikler aracılığıyla onlara hiç tanımadıkları dünyaların kapılarını açmak zihinlerinde her şeyin ulaşılabilir olduğu ve önlerinde bir engel olmadığı algısını yaratabilmek; aynı zamanda yabancı öğrencilerimizin Türkçe eğitimine destek olmaktır"  ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin tek kadın kanun yapım ustası İzmir’de atıklardan enstrüman yapıyor Haber

Türkiye’nin tek kadın kanun yapım ustası İzmir’de atıklardan enstrüman yapıyor

Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Çalgı Bölümü mezunu Burçin Bayar Babaoğlu, Türkiye’deki tek kadın kanun yapımı ustası olarak biliniyor. Çeşitli enstrümanların minyatür ve profesyonel hallerini de yapan Babaoğlu, son yıllarda atık malzemelerden müzik aletleri tasarlamaya başladı. Atölyesinde atık malzemelerden yapılan çok sayıda çeşitli enstrümanı bulunan Babaoğlu, son olarak disiplinler arası sanatçı ve eğitimci Fırat Karapınar ile birlikte, atık malzemelerden yaptıkları kadın heykelini ‘çelloya’ dönüştürdü. Babaoğlu ve Karapınar, ‘çelloyu’ açık artırmada satıp, kazanılan para ile ihtiyaç sahiplerine ve deprem bölgesine yardımda bulunmayı hedefliyor. Kömür, patates çuvalı, abiye kumaşı Karşıyaka Belediyesi Mahmure Handan Hanım Müzik Aletleri Yapım Atölyesi’nde yaklaşık 4 aylık bir süre içerisinde yapılan ‘çello’ heykeli, Türk mitolojisindeki ‘umay’ figüründen esinlenildi. Kömür, patates çuvalı, halat ipi, plastik kasa, baza altı, mobilya dolap kapağı ve abiye kumaş atıklarından yapılan heykelin iskeleti ise pencere kasasından oluşuyor. Metruk binaların üstlerine atılan atıkları da toplayarak onlardan faydalandıklarını belirten disiplinler arası sanatçı ve eğitimci Fırat Karapınar, heykelin içeriğinde Karabağlar ve Gaziemir çevresindeki mobilya atıklarının kullanıldığını söyledi. Atık malzemeleri toplama aşamasını ekip halinde gerçekleştirdiklerini aktaran Karapınar, şunları kaydetti: “Dolap kapağı, ağaç kasası, plastik şişeler, vitrin mankenleri, denize atılmış ipler, kumaşlar, portakal kasaları, çöp kovaları ve çeşitli gemilerden atılan ipler kullanıldı. Toplama aşaması biraz uzun. Üretim aşamasında da bunlar parçalanıyor ve daha küçük hallere getiriliyor. Sonra iskelet halinde kurulup birleştiriliyor. Sıfır malzeme kullanılmadı. Çalışmayı Karşıyaka Belediyesi iş birliği ile gerçekleştiriyoruz.” “Kadın harekâtı” Heykelin ortaya çıkış hikayesini anlatan Burçin Bayar Babaoğlu, “Avrupa Hareketleri Haftası’nda Fırat Hocamızla bir sergi durumlarımız vardı, orada tanıştık. Müzik aletleri hep doğadan ya da farklı şeylerden etkilenerek yapılmıştır. Ben de bu heykele baktığımda, bir kadın hatlarını gösterdiğini ve bunu bir müzik aletine nasıl çevirebilirim diye düşündüm. Bu heykel için Fırat Hocama ‘bu heykeli bana bırakın ve ben bunu bir müzik aletine çevirmek istiyorum’ dedim” diye konuştu. Sokak malzemesi Heykelde bulunan çiçek süslemelerinin, düğün salonlarından toplanan atık çiçeklerden oluştuğunu vurgulayan Babaoğlu, “Heykelin bir yerinde ahşap kullanacaktım ama heykelin orijinalliğini kapatacağı için yavana atılmış bir pleksi malzemeyi kullandım. Kullandığım çoğu malzemeyi sokakta yürürken buldum. Bulduğum vidayı bile kavanozumun içine atıyorum ve müzik aletini ya da yapacağım ürünlerde kullanmaya çalışıyorum. İki sanatı birleştirdik. Şu an sahnede istediğiniz gibi icra edebileceğiniz bir çello oldu. Aslında kontrbas olarak düşünmüştüm ama bazı müzik aletlerinin malzemelerini çok rahat bulamıyoruz” ifadelerini kullandı. Yaptıkları heykel ile ilgili ortak bir fikirlerinin bulunduğunu kaydeden Babaoğlu, şu sözlere yer verdi: “Çelloyu açık artırmada satıp kazanılan parayla da ihtiyacı olan birilerine yardım olsun isteriz. Ya da deprem bölgesine gönderilsin. Buradan gelen gelirle de kime ne kadar dokunursak biz çok mutlu oluruz.”

EÜ’den Uluslararası Hemşirelik Araştırmalarında İşbirliği Sempozyumu Haber

EÜ’den Uluslararası Hemşirelik Araştırmalarında İşbirliği Sempozyumu

Çevrimiçi gerçekleştirilen sempozyumun açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, “Hemşirelik Fakültemiz, eğitim ve araştırmada ulusal ve uluslararası başarılara imza atmıştır. Lisans programımız, Mayıs 2016 tarihinden Eylül 2026 tarihine kadar Hemşirelik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (HEPDAK) tarafından akredite edilmiştir. Fakültemiz bünyesinde, 2022 yılından itibaren sadece öğretim üye ve elemanlarımızın yürütücü ve araştırmacı olduğu TÜBİTAK projelerimiz başta olmak üzere çok sayıda dış kaynaklı proje, TÜBİTAK projeleri ve Türk Patent ve Marka Kurumundan tescilli 6 adet Faydalı Modele sahip çalışma yürütülmüştür. 2006 yılından itibaren Hemşirelik Fakültemiz önemli bir uluslararası hemşirelik ağı olan Florance Network üyesi olmuş, bununla birlikte Erasmus ve Orhun hareketliliği ile Avrupa ve Türk Devletleri değişim programlarında, İrlanda, ABD, Almanya, Özbekistan ve Gürcistan ile işbirliği protokolleri imzalanmıştır. İlki 2022 yılında gerçekleştirilen Uluslararası Hemşirelik Araştırmalarında İşbirliği Sempozyumu, Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Necdet Budak hocamızın tensipleriyle üniversitemizde ‘İyi Uygulama Örneği’ olarak seçilmiştir. Bu sempozyumun da aynı etkiyi göstermesi temennisinde bulunuyor, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. “Son yıllarda Hemşirelik mesleğinin önemi daha iyi anlaşılmıştır” Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şafak Dağhan ise, “Son yıllarda dünya genelinde yaşanan pandemiler, savaşlar, göçler sağlık alanında yürütülen hizmetleri oldukça etkilemiştir.  Yaşanan bu zorluklarla başa çıkarken, sağlık sistemleri içerisinde hemşirelik hizmetlerinin ne denli önemli olduğunun hepimiz bir kez daha farkına vardık. Bu noktada, hemşirelik araştırmalarının sadece hemşirelik mesleğinin bilimsel temelini güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda uygulamalar yoluyla toplum sağlığının geliştirilmesine ve sağlık hizmet alanında etkili çözümler sunulmasına da önemli bir katkı sunmaktadır” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından, “Hemşirelik Araştırmalarında Proje Süreçleri” isimli panel gerçekleştirildi. Panel kapsamında EÜ Bilim Teknoloji ve Uygulama ve Araştırma Merkezinde (EBİLTEM) uzman olarak görevli Dr. Ayşe Durğan Dbyes tarafından “Araştırma Fonlarına Erişimde Uluslararası Proje Ortaklıkları” isimli konuşma gerçekleştirilirken, Paracelsus Medical University’de görevli Prof. Piret PAAL tarafından da “Hemşirelik Araştırmalarında COST Projeleri ve İzlenecek Yollar” isimli konuşma gerçekleştirildi. “Hemşirelik alanındaki çalışmaların yüzde 65’i atıf almaktadır” Moderatölüğünü; Prof. Dr. Aynur Uysal Toraman ve Doç. Dr. Aslı Kalkım’ın yaptığı konferansta ise, Clarivate Kıdemli Çözüm Danışmanı Uzm. Derya Soğuksu “Web of Science: Hemşirelik Araştırmalarında Yayınlar, İşbirliği ve Atıf Değerlendirmesi” konulu konuşma gerçekleştirdi. Uzm. Soğuksu, Clarivate ve Web of Science veritabanının araştırmacılara sunduğu ayrıntılı bilgilerden bahsederek, uygulamalı bir şekilde araştırmacılara bu bilgilere erişimi ve kullanımını gösterdi. Araştırmaların, yapılan atıflarla değerli olduğunun altını çizen Derya Soğuksu, “Araştırmaların yüzde 8 gibi bir oranı uluslararası iş birlikli araştırmalardan oluşurken binde 5’i endüstri ortaklı araştırmalardan oluşmaktadır. Hemşirelik alanında gerçekleştirilen çalışmaların ise yüzde 65’i atıf almaktadır” dedi. “Üniversitelerin Ulusal/ Uluslararası Kuruluşlarla Araştırma İşbirliği Örnekleri” isimli panelde ise EBİLTEM bünyesinde uzman olarak görevli Serkan Yalçın,  “Medikal Sektör için Enterprise Europe Network-Avrupa İşletmeler Ağı Fırsatları” isimli konuşmasında Enterprise Europe Network hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Panelde, Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Burcu Akpınar Söylemez, “Üniversite ve Endüstri Ortaklıkları: İşbirliğine Dayalı Araştırmalardan Çıkarılan Dersler” isimli konuşmasında, giyilebilir kıyafetler ve simülasyon yöntemini kullanarak ileri yaş bireylerle yürüttüğü proje sürecini ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Panelde, üçüncü konuşmacı olarak yer alan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Hemşirelik Fakültesi/Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Teknoloji Transfer Ofisi öğretim üyesi Doç. Dr. Yeliz Doğan Merih ise “Bir Kamu Örneği: Hemşirelik Araştırmaları için Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Destekleri” isimli konuşmasında hemşirelikte inovasyon çalışmaları ve bu çalışmaların hayata geçirilmesinde Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Proje Desteklerinin neler olduğu ve başvuru süreçlerine ilişkin bilgi verdi.

Egeli bilim insanı radyasyonun insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı Haber

Egeli bilim insanı radyasyonun insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı

Radyasyonun bir kaynaktan enerjinin elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar şeklinde yayılması veya aktarılması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yuşan, “Genellikle elektromanyetik dalga ve parçacık olmak üzere iki ana tipe ayrılır. Elektromanyetik radyasyon, elektromanyetik alanlar aracılığıyla yayılan enerjinin bir formudur. Güneşten gelen ışık, radyo ve televizyon sinyalleri, X ışınları ve cep telefonlarından yayılan sinyaller elektromanyetik radyasyona örnektir. Parçacık radyasyonu ise atomik ve nükleer olaylar sonucunda ortaya çıkan yüklü parçacıkların yayılmasıdır. Bu tür radyasyon, genellikle nükleer reaktörler, radyoaktif maddeler ve kozmik ışınlardan kaynaklanmaktadır. Ayrıca, parçacık radyasyona alfa ve beta ışınları ile nötronlar örnek verilebilir” dedi. İnsanın günlük hayatında radyasyonun önemli bir yer kapladığını vurgulayan Prof. Dr. Yuşan, “Tıpta hastalıkların teşhis ve tedavi edilmesi için X ışınları ve radyoterapi gibi teknikler, gıdaların işlenmesi, korunması, raf ömrünün uzatılması, tohum-bitki ıslahı, tarım verimliliğinin artırılması, yeraltı suyunun akışının izlenmesi, yeraltı kaynaklarının haritalanması ve malzeme dayanıklılığının arttırılması gibi alanlarda kullanılmaktadır” dedi.  “Yasal düzenlemelere uyulmalı” Radyasyon kullanımının, belirli güvenlik protokolleri ve lisanslama süreçleriyle düzenlendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yuşan, “Radyasyon kullanımıyla ilgili yasal düzenlemelere uyulmalı ve yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından verilen lisanslar alınmalıdır. Uyulması gereken temel prensiplerden biri de Radyasyon Dozunun Kontrolü olup; radyasyona maruz kalma düzeyi, mümkün olan en düşük seviyede tutulmalı ve radyasyon dozunu kontrol etmek için dozimetri cihazları kullanılmalı, maruz kalma seviyeleri izlenmelidir. Personel, radyasyonun potansiyel riskleri konusunda bilgi sahibi olmalı ve güvenli çalışma prosedürlerini mutlaka uygulamalıdır. Radyasyon yayan cihazlarla çalışan kişiler Radyasyondan Korunma Sorumlusu belgesi mutlaka almalıdır. Ayrıca, gereksiz radyasyon uygulamalarından kaçınılmalı ve yalnızca gerekli durumlarda kullanılmalıdır. Radyasyon kullanımında, çevresel ve toplumsal etkilerin dikkate alınması ve bu süreçte özellikle radyasyon kaynaklarının depolanması, taşınması ve imhası gibi prosesler çevresel etkileri en aza indirmek için uygun prosedürler çerçevesinde yönetilmelidir. Bu nedenle, radyasyonun kullanımıyla ilgili herhangi bir faaliyet, titizlikle planlanmalı, uygulanmalı ve izlenmelidir ” diye konuştu. “Çevresel endişeler göz önünde bulundurulmalı” Nisan 1986’da gerçekleşen; insan, hayvan ve bitki dünyasını derinden etkileyen Çernobil Nükleer Kazasında radyasyon nedeniyle pek çok genetik değişim meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Yuşan, “Radyasyon genetik dizilimi DNA hasarı, kromozom kırılması ve gen ekspresyonu değişmesi şeklinde etkilemektir. DNA hasarı, genetik materyalin bozulmasına ve hücrelerin normal işlevlerini yerine getirememesine yol açabilir. Bu hasar, hücre bölünmesi sırasında kalıcı mutasyonlara ve genetik değişikliklere yol açabilir. Yüksek düzeyde radyasyon maruziyeti, kromozomlarda kırılmalar ve anormalliklere neden olmaktadır. Bu, hücre bölünmesi sırasında yanlış kromozom dağılımına ve genetik materyalin değişmesine yol açmaktadır. Son olarak da Gen Ekspresyonunu değiştirebilmekte ve bu süreçte hücrelerin normal fonksiyonlarını etkilenip, genetik materyaldeki değişiklikler ortaya çıkabilir” dedi.     

Endemik bitki türleri için iklim değişikliği uyarısı: Artan sıcaklıklar bitki hastalığına neden oluyor Haber

Endemik bitki türleri için iklim değişikliği uyarısı: Artan sıcaklıklar bitki hastalığına neden oluyor

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Demiray, iklim değişikliğinin endemik türleri tehdit ettiğini, bu bitkilerin genetik kaynaklarının korunması için çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Demiray, yaptığı yazılı açıklamada endemik bitkilerin yalnızca kendi yöresine özgü türler olduğuna dikkati çekti. Çevresel sorunların başında gelen ve insanoğlunun faaliyetleriyle artan iklim değişikliğinin bu bitkileri tehdit ettiğini ifade eden Demiray, özelleşmiş ekolojik nişlere ihtiyaç duymaları, kararlı, durağan ve değişime duyarlı bir çevrede yetişmeleri gibi özelliklerinin endemik bitkilerin yok olmaya karşı özellikle duyarlı hale gelmesine yol açtığını kaydetti. Prof. Dr. Demiray bu türlerin korunması gerektiğini belirterek, şunları ifade etti: "Nadir ve endemik türlerin yaşama ortamları, insan etkinlikleriyle bozulursa ya da bu ortamlar parçalara bölünürse, önce bu türlerin dağılış alanları ve popülasyon büyüklükleri azalmakta, sonra da bu türler, diğer türlere kıyasla yok oluşa doğru daha hızlı gitmektedir. Bu durum, endemik türlerin genetik kaynaklarının korunması çalışmalarında öncelikle ele alınmalı ve dikkatlice izlenip yönetilmelidir." Artan sıcaklıkların bitki hastalığına neden olduğunu aktaran Demiray, "Sıcaklık, bazı bakteriyel hastalıkların yerleşimi için hayati rol oynar. Sıcaklığa bağlı olan hastalıkların görülmediği yerlerde bakteriyel enfeksiyonların başladığı görülebilir. Sıcaklık artışıyla, ekstrem yağış ve daha da artan atmosferik nem konsantrasyon söz konusu olmaktadır. Bu durum bitkilerin daha düzenli ve güçlü gelişmesine neden olsa da uzun periyodlar dayanıklılık ve kök hastalıkları başta olmak üzere diğer yaprak hastalıklarının artışına neden olur." ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.