TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Eylem Tok ve oğlu iade edilecek mi? ABD ile Türkiye arasında suçluların iadesine ilişkin antlaşma var

ABD ile Türkiye arasında suçluların iadesine ilişkin ikili bir antlaşma var. Prof. Dr. Hasan Sınar: “Suçlu, bu durumda ABD vatandaşı olsa bile iade edilebilir”

Haber Giriş Tarihi: 15.03.2024 11:57
Haber Güncellenme Tarihi: 15.03.2024 11:57
Kaynak: HABER MERKEZİ
Eylem Tok ve oğlu iade edilecek mi? ABD ile Türkiye arasında suçluların iadesine ilişkin antlaşma var

Son günlerin en çok tartışılan ve kamu vicdanını rahatsız eden olayı, yazar Elif Tok’un, ölümle sonuçlanan trafik kazasına sebebiyet veren 16 yaşındaki oğlunu ülkeden kaçırmasıydı. Herkesin aklındaki soru ise suçlular iade edilecek mi?

Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Hasan Sınar, hukuki sürecin karmaşıklığına dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Kural olarak bu iade sürecinin bir mahkûmiyet kararına bağlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hasan Sınar, ancak bu somut olaydaki gibi bir tutuklama kararı varsa ona ilişkin olarak da talepte bulunabilineceğini söyledi.

Bunun için öncelikle ilgili yargı makamları tarafından Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla ilgili ülkeye iade talebini iletmeleri gerektiğini belirtti. Hasan Sınar, bu olayda söz konusu ülkenin ABD olduğunu işaret ederek, iade kararı verilen kişilerin, karara itiraz hakkı bulunduğunun altını çizdi.

TÜRKİYE İLE AMERİKA ARASINDA BÖYLE BİR ANTLAŞMA VAR

Uluslararası Ceza Hukukundaki temel prensibe göre, ülke vatandaşları iade edilmez. Ancak bu kuralın istisnaları da olduğunu kaydeden Hasan Sınar, “Bizim anayasamıza göre bir Türk vatandaşı, yabancı bir ülke talep ettiği zaman iade edilmez. Ancak Uluslararası Ceza Divanına taraf olmaktan doğan yükümlülüklerimiz saklıdır. Aynı şekilde Amerika'da da kural olarak kendi vatandaşını iade etmez. Ancak talep eden ülke ile mütekabiliyet esasına yani karşılıklılık esasına bağlı bir ikili antlaşma var ise o zaman işler değişebilir. Nitekim Türkiye ile Amerika arasında böyle bir antlaşma var. Aynı zamanda Avrupa kıtasındaki Avrupa Konseyi Suçları İadesi Sözleşmesi'ne de tarafız. Dolayısıyla biz bu iade müessesini işletebiliriz. Oraya kaçan kişi Amerikan vatandaşı olsa dahi aradaki mütekabiliyet karşılıklılık prensibi uyarınca Türkiye’ye iadesi mümkün olabilir” açıklamasını yaptı.

HAKLARINDA BİR MAHKEME KARARI HENÜZ ÇIKMAMIŞSA ÜLKE DEĞİŞTİREBİLİRLER

Bunun hem idari hem yargısal açıdan uzun bir süreç olduğunu vurgulayan Altınbaş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Sınar, “Maalesef bu süreçlerin hukuken sonuç vermemesinin nedeni de bu. Çünkü kişiler kaçtıkları ülkede bir şekilde şu an olduğu gibi iade talebine muhatap olduklarını öğrendiklerinde, orada huzursuz tedirgin hissettiklerinde, eğer haklarında oradan başka bir ülkeye gitmelerini yasaklayan, engelleyen bir mahkeme kararı henüz çıkmamışsa, kolaylıkla izlerini kaybettirip başka bir ülkeye gidebiliyorlar” diyerek zaman kaybetmemek gerektiğini hatırlattı.

ACİL AKSİYON ALMAK ÖNEMLİ

Söz konusu kişilerin önce Mısır'a sonrada Amerika Birleşik Devleti’ne geçtiklerini belirten Hasan Sınar, “ABD’de ülke dışına çıkmalarını engelleyecek bir mahkeme kararı, bir yargı kararı henüz yok. Dolayısıyla pekâlâ örneğin Güney Amerika ülkeleri, Arjantin, Brezilya gibi iade hukukunun hiç işlemediği, suçların iadesinin hiç kabul edilmediği ülkelerden bir tanesine gidebilirler. Böylece bu süreç baştan itibaren atıl hale gelir” uyarısını yaptı.

Dolayısıyla bakanlığın bu konuda acil bir aksiyon almasının bu nedenle çok önemli olduğunu söyledi. Adalet Bakanlığı'nın bu kadar hızlı aksiyon aldığı başka vaka bilmediğini söyleyen Hasan Sınar’a göre bunda kamuoyu ve sosyal medya baskısı etkili oldu. Bununla birlikte prosesin kendisinin uzun ve yorucu bir süreç olması nedeniyle her an için bu insanların Amerika'dan kaçma olasılığına da dikkati çekti.

DİPLOMATİK İMKANLAR SEFERBER EDİLMELİ

Hasan Sınar, bu davanın ABD tarafında nasıl bir yankı bulacağının izlenmesi gerektiğini ifade etti. Aslında Türkiye’nin elinin kuvvetli olduğunu söyleyen Sınar şöyle devam etti:

“İsnat edilen suç, Amerikan hukukunda bizden daha ağır cezalandıran bir suç.  Türkiye'de bir insana bu şekilde çarpıp kaçtığınız zaman hapiste yatma süreniz çok azdır. Belki infaz sistemi nedeniyle cezaevinde kalmazsınız bile. Ama Amerika'da çok ağır cezalar alırsınız bu fiil nedeniyle. Yani suçun niteliğine göre sürecin hızlanması, diplomatik imkanların seferber edilmesine bağlı. Eğer Amerika üzerinde bir baskı grubu oluşturulursa ve derhal bu konuda bir karar alınması için çaba sarf edilirse iade mümkün olabilir” dedi.

YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞININ ÇIKMASI LAZIM

Amerika’da da yargısal bir sürecin işleyeceğini anlatan Sınar, “Netice itibariyle bu kişiler şu an özgürce sokakta dolaşıyor. Bu kişinin yakalanması için bir yakalama emri çıkacak. Aynı zamanda yurt dışına çıkış yasağının da mutlaka çıkması lazım.” değerlendirmesini yaptı.

Kaynak: HABER MERKEZİ

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.