banner18

banner19

banner3

Toplum olarak gülmeye ve umutlanmaya ihtiyacımız var

Uzman Pedagog ve Aile Danışmanı Sedat Baş, son dönemde televizyon kanalarında sıkça görmeye başladığımız psikolojik şiddet içeren dizileri eleştirerek, “Toplum olarak gülmeye ihtiyacımız var” dedi

Güncel 29.04.2021, 10:54 29.04.2021, 11:22
Toplum olarak gülmeye ve umutlanmaya ihtiyacımız var

BURCU YANAR/ÖZEL HABER

Son dönemde televizyon kanalarında sıklıkla rastladığımız Masumlar Apartmanı, Camdaki Kız, Kağıt Ev, Kırmızı Oda gibi psikolojik gerilim içeren diziler hakkında pek çok köşe yazısı yazıldı ve eleştiriler yayınlandı. Şimdi ise Change.org internet sitesi üzerinde Saliha Yelek tarafından başlatılan “Ahlaksızlığa özendirme ve kötü örnek içeren diziler/haberler hakkında yaptırım uygulanması” başlıklı imza kampanyası gündeme geldi. Kampanyanın açıklamasında “Türk özel televizyonlarında yayınlanan dizilerin (Sefirin Kızı, Zalim İstanbul, Çukur, Ramo, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Yasak Elma, Zümrüdüanka vb.) eşler arası aldatmayı, yalan söylemeyi, hırsızlığı; kadına, erkeğe, çocuğa karşı fiziksel ve psikolojik şiddeti, devletin yegane kurumları olan polis ve askeri yapısına karşı gelinebileceğinin vb. daha bir çok toplumsal etiğe uygun olmayan fiilin yayınlanarak yaygınlaştırılmaya çalışılması toplumu olumsuz yönde etkilemektedir. Dizilerdeki karakterleri, yukarıdaki T.C. Anayasasına göre suç barındıran fiilleri işledikleri halde "iyi insanlar" olarak gösterilmesinden doğan özendirmeyi engellemek başta RTÜK olmak üzere, devletin geleceği olan gençleri kötüye yönlendirmesinin engellenmesi de T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın en temel vazifelerindendir” ifadelerine yer verildi.

PSİKOLOJİK BİR OYUN!

Uzman Pedagog ve Aile Danışmanı Sedat Baş, son dönemde Türk televizyonlarında sıkça yerini alan psikolojik gerilim içerikli dizilerin toplum üzerindeki etkisini değerlendirdi.

Sedat Baş, özellikle evlere kapandığımız bu pandemi sürecinde ağır drama yüklü dizilerin insan psikolojini olumsuz etkilediğini belirterek, “Zaten insanlık olarak hepimiz zor bir dönemden geçiyoruz ve oldukça karamsarız. İnsanlar işlerini kaybetti, yakınlarını kaybetti ve bu senaryoların içerisinde herkesin kendince bir şeyler bulabileceği drama şekli de var” dedi.

Bu tarz dizilerin öğretici olmadığını savunan Sedat Baş, insanların bu kurguları fazlasıyla gerçekçi bulduğunu söyledi. Dizilerde geçen ‘Gerçek bir hayat hikayesi’ ibaresinin psikolojik bir oyun olduğunu da vurgulayan Baş, “Dizi yapımcıları ve senaristler böyle şeylere başvurarak çok daha fazla reyting alınacağının farkında. Bu sebeple her başlangıçta bir toplumsal kodlama yaratılıyor. Bu dizilerin sayısı çok fazla. Bir yandan baktığımızda toplumsal farkındalık anlamında güzel. Çünkü insanlar arasında psikoloğa veya bir danışmana gitmek ‘delilik’ olarak nitelendiriliyordu. Şimdi ise psikolojik desteğe başvurmanın olağan bir durum olduğu anlaşıldı. Ancak bunun yanında kurguya ve senaryolara baktığımızda hep hüzün ve dert konu ediliyor” diye konuştu.

Gençlerin büyük bir çoğunluğunun hayata güven duymadığını ve giderek insanlara olan güvenlerinin de azalmaya başladığını kaydeden Sedat Baş, “İçinde şiddet, tecavüz, adam öldürme, aldatma gibi konuları ne kadar göz önüne getirirseniz toplumda da bunların sayısı doğru orantılı olarak artıyor. Çünkü insanlar artık bunda duyarsızlaşıyor. Siz ne kadar çok şiddeti görürseniz yanınızda birisi bir başkasına şiddet uyguladığında dönüp bakmayacak hale gelirsiniz. Çünkü bu bilinç altınıza ‘nomal’ olarak kodlanmış olur” dedi.

YETKİLİLERE SESLENDİ

Dizilerin hepsinde tüketime ve zenginliğe özendirmenin söz konusu olduğunu da belirten Baş, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Aile Çalışma ve sosyal hizmetler Bakanlığı ve diğer yetkili kurumlara seslenerek, “Dizilerde hazır yoldan hiç çaba sarf etmeden zengin olma durumu özendiriliyor. Topluma baktığımız zaman da bunun yansımalarını çok net bir biçimde görüyoruz. Dolandırıcılık aldı başını gidiyor. Çünkü üniversite mezunlarını iş bulamıyor ancak sosyal medyaya yönelen ya da kısa yoldan para kazanmanın yolunu bulan herkes bunu uyguluyor. Hz. Mevlana’nın çok güzel bir sözü vardır: ‘Hamdım, piştim, yandım’ bu söz insan olmanın süreçlerini anlatıyor aslında ama dizilerde bu öğretilmiyor. Şiddet olayları dizilerden yok edilmeli. Dizilerin senaryosunun bir uzman kurul tarafından okunup yayınlanmadan önce denetlenmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Yapımcılara ve senaristlere de seslenen Baş, “Öğretici ve toplumu iyi yönde dönüştürebilecek içeriklere ye vermelisiniz. Bu belki kısa vadede size bir gelir getirmeyecek ama uzun vadede toplum içerisinde büyük bir dönüşüm gerçekleşecektir” dedi.

Kendine has ve özgün olmanın hayattaki en büyük zenginlik olduğunu da dile getiren Baş, “Dizilerdeki davranış kalıpları ve şaka biçimleri dahi topluma yayılıyor ve insanlar bunu taklit ederek ‘Ben farklıyım’ havasına bürünüyor. Oysaki o dizi bir kurgu ve gerçeklikte olmayan bir şey. Önceden televizyon dizilerine baktığımızda aşklar vardı, aile olmak vardı. Şimdi ise hep hastalıklı ve kurban rolüne bürünmüş karakterler gösteriliyor. Kimseye minnet etmeyen ve kendi ayakları üzerinde durabilen karakterler anlatılmıyor. Politikacılardan rica ediyorum. Buna bir dur desinler. Yoksa bizler de toplumsal olarak hastalanacağız” diye belirtti.

MİLLİ AHLAK HİÇE SAYILIYOR

Şu dönemde toplum olarak gülmeye ve umutlanmaya ihtiyacımız olduğunun önemle altını çizen Sedat Baş, “Yeşilçam filmlerine bile baktığımız zaman içinde umut ve sevgi içeriyor ama televizyon dizilerinde sürekli çarpık ilişkiler ve aile yapısını yok sayan bir durum söz konusu olduğunu görüyoruz. Örneğin, ‘Çukurova’ isimli dizide eş değiştirme konusu işleniyor ve aile kurumuz değersizleştiriliyor. Bu tarz şeyler toplumu kötü anlamda dönüştürüyor. Tüm bunları ne yazık ki gençler ve çocuklar da izliyor ve kritik olarak gördüğümüz durumu onlar normal olarak algılıyorlar. Asıl problem de burada başlıyor” ifadelerine yer verdi.

Yorumlar (0)
18
açık
Namaz Vakti 06 Mayıs 2021
İmsak 04:27
Güneş 06:02
Öğle 13:13
İkindi 17:02
Akşam 20:14
Yatsı 21:43
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 37 81
2. Fenerbahçe 37 76
3. Galatasaray 37 75
4. Trabzonspor 37 64
5. Sivasspor 37 58
6. Alanyaspor 38 57
7. Hatayspor 37 57
8. Gaziantep FK 37 54
9. Göztepe 37 51
10. Karagümrük 37 51
11. Konyaspor 37 45
12. Rizespor 37 45
13. Antalyaspor 38 43
14. Başakşehir 37 43
15. Malatyaspor 37 41
16. Kasımpaşa 37 40
17. Kayserispor 37 39
18. Ankaragücü 37 38
19. Erzurumspor 38 37
20. Gençlerbirliği 37 35
21. Denizlispor 37 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 33 50
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 33 39
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 33 29
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 33 8
Takımlar O P
1. Man City 34 80
2. M. United 33 67
3. Leicester City 34 63
4. Chelsea 34 61
5. West Ham 34 58
6. Tottenham 34 56
7. Liverpool 33 54
8. Everton 33 52
9. Arsenal 34 49
10. Aston Villa 33 48
11. Leeds United 34 47
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 33 38
14. Brighton 34 37
15. Southampton 33 37
16. Burnley 34 36
17. Newcastle 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 34 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 34 76
2. Real Madrid 34 74
3. Barcelona 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 34 53
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Granada 34 45
9. Athletic Bilbao 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Osasuna 34 40
12. Cádiz 34 40
13. Levante 34 38
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 34 31
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 34 30
19. Elche 34 30
20. Eibar 34 26