Moralinizi yüksek tutmazsanız salgınla mücadele zorlaşır!

Psikolog Mevlüt Ülgen, yaşamımızı tehdit eden unsurların moralmen çökmemize neden olabileceğini belirterek, “Bu durum salgınla mücadeleyi zorlaştırır” uyarısında bulundu

Güncel 15.04.2020, 11:15 25.11.2020, 20:30
Moralinizi yüksek tutmazsanız  salgınla mücadele zorlaşır!
BURCU YANAR/ÖZEL HABER
Psikolog ve Aile Danışmanı Mevlüt Ülgen, tüm dünyayı etkileyen koronavirüs sebebiyle toplumun kaygı ve endişe seviyelerinin yüksek olduğunu belirterek, belirsizliklerin bu tarz duygu durum değişiklikleri yaratmasının normal olduğunu ancak bunun önüne geçebileceğimizi ifade etti.



“TÜM BUNLAR STRES KAYNAĞI”
Koronavirüs salgınının yaşamsal bir tehdit ve endişe kaynağı olarak hepimizi derinden etkilediğini belirten Mevlüt Ülgen, “Çok önemli bir salgınla karşı karşıya olduğumuz gerçeği ile yüz yüzeyiz.  Salgın, yaşamımızı tehdit etmenin yanında alınan zorunlu ve uyulması çok elzem olan önlemler günlük rutinimizin bozulmasına yol açmakta, bizleri birçok yoksunluk ve kısıtlama ile baş başa bırakmaktadır.  Salgın, aynı zamanda ekonomik ve sosyal yaşamı da tehdit ediyor.  Günlük yaşama işsizlik, yoksulluk, iflas, gelecek endişesi, başta sağlık ve gıda olmak üzere temel gereksinim ve hizmetlere ulaşamama korku ve kaygısı olarak da yansımaktadır. Tüm bunlar stres kaynağıdır. Bunların bizlerde bedensel, ruhsal ve sosyal etkileri olması,  ruhsal sorunlar yaratması beklenen bir durumdur. Tabii ki burada bireysel farklılıklar, bu süreci nasıl yaşadığımız, nasıl algıladığımız önemlidir. Bunun travmatik yaşam deneyimine dönüşmesi, tüm bu süreçlerle ve tehdit algısını nasıl hissettiğimiz, baş etme güç ve kaynaklarımızla ilintilidir diye düşünüyorum” dedi.



Ülgen, travmanın ne olduğunu ve yaşamımızı nasıl etkilediğini de şu sözlerle anlattı: “Travma, insanın ruhsal ve bedensel varlığına, bütünlüğüne tehdit oluşturan veya zarar veren, genellikle kontrol edilemeyen ve öngörülemeyen, çoklu kayıplara neden olan, günlük hayatın akışında bir kırılmaya neden olan, genel uyumu ve işlevselliği sekteye uğratan, insanın baş etme gücünü ve dayanma sınırlarını aşan, korku ve çaresizlik hissettiren, kendine, insanlara, hayata ve hatta dünyaya ilişkin inanç ve düşüncelerinin temelden değişmesine neden olabilen yaşam olaylarıdır. Salgının yaşamımıza tehdit oluşturması, çoklu ve bireysel kayıp yaşama deneyimi ve duygusu, kontrol ve güven algımızı tehdit etmesi, günlük yaşam rutinimizi bozması ve yaşamı sürdürmeye ve temel ihtiyaçlara ulaşma kaygısı oluşturması vb durumlar travmatik yaşam deneyimine zemin hazırlamaktadır. Bu sürecin bireysel ve toplumsal bellekte kaçınılmaz izleri olacağı bilinmektedir.”
“YAS SÜRECİNE GİREBİLİRİZ”
Bu süreç içerisinde ve süreç sonunda üzerinde durmamız gereken önemli bir kavramın da yas ve yas süreci olacağını dile getiren Ülgen, “Bu süreç aynı zamanda kayıp sürecidir. Kayıp derken burada sadece salgın nedeniyle yaşanan ölümden söz etmiyorum. Günlük yaşamda birçok kayıp yaşıyoruz. Rutinin bozulması bile kayıp ve yas deneyimine zemin hazırlar. Önümüzdeki süreçte bu kavramlar ile psikososyal etkilerini daha çok konuşuyor olacağız. Süreç bu açıdan da ele alınmalı, bu konuda da acil yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır. Bu süreçte hem koruyucu yaklaşım ve psiko eğitim açısından hem de iyileştirme ve tedavi açısından ruh sağlığı profesyonellerine daha çok gereksinim hissedilecektir.
Yaşamı tehdit eden durumlar ve riskler insanlar için korku ve endişe kaynağıdır.  Bu sebeple bu dönemde şok ve panik yaşamasına yol açabilir.  Böyle durumlarda bazen kendimizin de anlamlandıramadığımız duygu ve davranışlar sergileriz. Zaman zaman çaresizlik,  yalnızlık, öfke hissi yaşarız. Kızgınlık ve üzüntü, yalnızlık ve çaresizlik, depresyon, anksiyete ve fobi, aşırı tepki ve uykusuzluk gibi belirtiler görülebilir. Bazı hastalarda panik atak belirtileri görülebilir.  Kendimizi daha çok dinleme, bedenimize ve duygularımıza yöneliriz. Normal olan bedensel his ve tepkileri bile abartılı yaşayabiliriz. Bu dönemde koronavirüs belirtileri yaşıyorum hissi artar. Duygu durumuna bağlı olarak daha olumsuz değerlendirme ve algılama hali olabilir. Bunlar olağan tepkilerdir” diye konuştu.
“BELLİ BİR DÜZEYDE OLMASI KORUYUCUDUR”
Bu süreçte yaşanan duygu durum değişiklerinin normal olduğunun altını çizen Mevlüt Ülgen, “Unutmayalım afet ve salgın gibi olağandışı durumlarda bu duygu ve davranışlar olağandır.  Bu hisler hepimizin şu veya bu oranda yaşadığı ortak deneyimlerdir.  Belli düzey korku ve kaygı yaşamı tehdit eden durumlar ve hisler karşısında koruyucudur. Organizmanın kendisini koruması için uyarır.  Önlem almaya yöneltir. Bizlerin olumlu kaygı düzeyi dediğimiz bu kaygı ve korku deneyimleri yararlıdır. Yaşamı korumak ve sürdürmek için kaygı ve korkuya da ihtiyacımız var.  Salgın, afet vb. olağandışı durumlarda organizma kendini korumaya yönelir.  Tehlike ve tehdit hissi kontrol ve güvenlik ihtiyacımızı tehdit eder.  Belirsizlik ve flu alanları artırır” açıklamalarına yer verdi.
“MORALİNİZİ YÜKSEK TUTUN”
 Yaşamı tehdit eden unsurların moral olarak çökmemize yol açabileceğini de aktaran Ülgen, “İnsan olarak güvenliğimizi sağlamak için belirsizliği ortadan kaldırmaya, kendi yaşamımız üzerinde kontrol sağlamaya yöneliriz. Böyle zamanlar insanların algı ve duyarlılıklarının arttığı, antenlerinin açık olduğu dönemlerdir.  Korku ve belirsizliklerin yoğun yaşandığı durumlarda bilgi bombardımanı,  haber kirliliği,  kulaktan kulağa yayılan şehir efsaneleri ve komplo teorileri ise kaygıyı artırır. Paniğe sürükler. Sosyal medya veya televizyon programlarında salgın tehlikesine ilişkin haberlere fazlasıyla maruz kalmak kaygı ve panik durumunu artırabilir.  Korku ve panik durumunda sağlıklı karar almak zorlaşır. Stres düzeyinin yükselmesi ve aşrı uyarılmıştık hali insan olarak bedensel, zihinsel sağlığımızı tehdit eder. Salgınla mücadeleyi zorlaştırır.  Moral olarak çökmemize yol açar” diye belirtti.
(DEVAMI YARIN!!!)
 

Yorumlar (0)
24
açık
banner21
Namaz Vakti 23 Mayıs 2022
İmsak 04:05
Güneş 05:47
Öğle 13:13
İkindi 17:06
Akşam 20:29
Yatsı 22:05
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31