banner18

banner19

banner3

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener: İYİ Parti, hakkını arayan her kadının daima yanında olacaktır

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, "İster bir gün sonra, ister 10 yıl sonra söylesin. Hakkını arayan her kadın onurludur. İYİ Parti, hakkını arayan her kadının daima yanında olacaktır." dedi

Güncel 23.02.2021, 14:27
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener: İYİ Parti, hakkını arayan her kadının daima yanında olacaktır

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündemi değerlendirdi.

"Bugünlerde AK Parti'nin üst düzey kadroları, milletimize tepeden bakan o çirkin tavırlarını, insanımızı sürekli kutuplaştıran o kirli zihniyetlerini, teker teker dışa vurmaya devam ediyor." diyen Akşener, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'e yönelik olarak, "Bir AK Parti milletvekili, üstelik de, kadın bir milletvekili, çıktı AK Parti'ye göre onurlu kadının tarifini yaptı. Tacize, tecavüze, utanmazlığa maruz kalan kadınlar için, utanmadan, 'Onurlu kadın bir sene beklemez, ertesi gün şikayet eder' dedi. Yani bu arkadaş diyor ki; 'Tacize, tecavüze uğrayan kadın susuyorsa, susmak zorunda kalıyorsa, onursuzdur', 'Aradan zaman geçtikten sonra konuşuyorsa, yine onursuzdur'. Milletin vekili olduğunu iddia eden bir insanın sözlerine bakar mısınız?" ifadelerini kullandı.

Bunun ibretlik olduğunu kaydeden Akşener, "Bu arkadaşların siyaset anlayışında makbul olan liyakat değil, cehalet olduğundan, özellikle, bilmedikleri, anlamadıkları konularda, üst perdeden konuşmayı marifet sayıyorlar. Doğrusunu anlatmak da, mecburen bizlere düşüyor. Bu arkadaşların, bilimle pek ilgileri olmadığını biliyoruz ama psikologlar, araştırmacılar diyor ki; 'Kadınların yaşadığı travma ne kadar ağırsa, ortaya çıkması da o kadar zordur', 'Toplum baskısı ne kadar ağırsa, bu konuları konuşmak da o kadar zordur.'" dedi.

Bir televizyon kanalında 7 Haziran 2015'te kendisine "eşini aldattığına" dair imalı bir iftira atıldığını anlatan Akşener şöyle devam etti:

"Buna ben susmadım, çok sert bir tavır, tutum aldım, anında konuştum. Bu kadın milletvekilinin 'Niye zamanında konuşmuyorlar' dediğini söylüyorum. Bana göre gök kubbeyi aşağıya indirmeye çalıştım. Sonra dördüncü gün sayın Erdoğan beni aradı. Bu arada herkes sustu, içerden bilgi bu, şuradan bilgi. O zaman neyi gördüm biliyor musunuz; Arkadaşlarımız çok üzüldüler ama kadındır, rencide olur mu diye sustular. Benim arkadaşlarım öyle sustu ama diğerleri ise ya doğruysa diye sustu. Sonra dördüncü gün sayın Erdoğan, beni aradı. Uzunca bir telefon konuşması yaptık. Ondan sonra AK Parti'nin içinden insanlar beni aradılar. Fakat sayın Erdoğan'ın aramasıyla beraber o defteri kapatmamı beklemiş bu hanımefendiler, AK Parti bünyesinden bahsediyorum. Bunların yazar, çizer takımının tamamı, 'Bu Meral Akşener de ne yapmak istiyor. Bu kadar yeter, Cumhurbaşkanı aradı. Bu kadın ne yapmak istiyor? Yeter, sen bir kadınsın, sus' dediler ve yazdılar. Şimdi kalkıp da tecavüze, tacize uğrayan bir kadının veya çocuğu tecavüze veya tacize uğrayan bir annenin hemen konuşmamasını onursuzluk olarak nitelendiriyorsanız aynaya bakın muhteremler."

Herkesin bu açıklıkta konuşamadığını dile getiren Akşener, "Mesela şöyle olmuştu. 'Çocuğun, oğlun var cinayet işlemesin. Kocan var şunu yapmasın. Abin var böyle olmasın. Uzatma büyütme Meral' bu da dendi bana. Aileler bile devreye giriyor. Dostlar, arkadaşlar devreye giriyor. Herkes bir sağduyu timsali olarak o kadına 'sus' diyor. Susmadığın zaman da çirkeflikle suçlanıyorsun." dedi.

Bütün dünyada, kadınlara cesaret aşılayan bir "meToo" hareketi olduğuna işaret eden Akşener, "meToo" hareketinin, toplumun baskısından korkan, binlerce taciz mağduru kadına cesaret verdiğini söyledi.

Bu hareketin, 10 yıldır, 20 yıldır saklanan taciz olaylarının ortaya çıkmasına vesile olduğunu anlatan Akşener, "Ama tüm bunlar, torunu yaşındaki bir kadın siyasetçiye, sırf kendinden değil diye, 'vitrin süsü' diyebilen bir genel başkan ve onun meclis grup başkanvekilinin umurunda bile değil. Ne kadar acı değil mi? Oysa bizlerin görevi, kadınları, uğradıkları felaketlere karşı cesaretlendirmektir. Haklarını aramaları için cesaretlendirmektir. Şikayet edeni onursuz ilan ederek, bir travma daha yaşatmak değildir. Vicdan bunu gerektirir. Ahlak bunu gerektirir. Ve aynı zamanda onurlu siyaset bunu gerektirir." değerlendirmesinde bulundu.

"Hakkını arayan her kadın onurludur"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Bir siyasi partiyi sakıncasız bulmuşsunuz, logosunu seçim pusulasına koymuşsunuz, o logoya mühür vuranı 'Allah senin belanı versin.' diye suçluyorsun. Böyle bir şey olabilir mi? O zaman o logoyu niye koyuyorsun? Niye seçime girmesine müsaade ettiniz? Hukuki manada söylüyorum." dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Cinsel tacize, tecavüze uğrayan kadınlar için, başvuru süresi mi var? Üç iş günü içinde şikayetçi olmayana namussuz mu diyeceksiniz? Kadın haklarını içine sindiremeyen erkekler yetmedi, bir de seninle mi uğraşacağız? Zihniyetiniz batsın. İster bir gün sonra, ister 10 yıl sonra söylesin. Hakkını arayan her kadın onurludur. İYİ Parti, hakkını arayan her kadının daima yanında olacaktır." ifadesini kullandı.

AK Parti'nin bir genel başkan yardımcısının bu ülkenin 6 milyon vatandaşına "Allah belanızı versin." dediğini savunan Akşener, milletine bela okuyan bir siyasetçinin Türk siyasi tarihinde bir ilk olduğunu söyledi. Akşener, "Bu, Türk siyasi tarihinde utançla hatırlanacak bir terbiyesizlik. Nereden nereye geldi Türkiye değil mi? Dün kendinden olmayana terörist diyen bu zihniyet, bugün, işi iyice abartıp, kendine oy vermeyene bela okur hale geldi. Bir yandan Apo'nun mektubunu okutturup, el birliğiyle teröriste güzellemeler yapacaksınız, kırmızı bültenle aranan kardeşinin ayağına, devletin televizyonunu gönderip, röportaj yapacaksınız, sonra çıkıp, sırf size oy vermiyorlar diye, bu memleketin insanlarına bela okuyacaksınız. Yazıklar olsun." diye konuştu.

"Nihayet geçen hafta, iktidar, pandemiyle daha da artan ekonomik krizin farkına varabildi"

Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın öncülüğünde Türkiye'nin, büyük bir yönetim krizi yaşadığını, AK Parti iktidarının Türkiye’yi yönetemediğini savundu. Türk milletinin Hazinesinden milyarlarca liranın, eşe, dosta, yandaşa dağıtıldığını iddia eden Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Millete hepi topu, '53 milyar lira destek olduk' diye övünürken o beş müteahhide bunun kat kat üstünde garanti parası ödüyorlar. Nihayet geçtiğimiz hafta, iktidar, pandemiyle daha da artan ekonomik krizin farkına varabildi. Farkına vardı varmasına da, bilin bakalım ne yaptı? Kendi esnafının feryadını duymayıp, 'Japon esnaf zorda' diye haber yapan bu zihniyetin patronu, düşündü taşındı, geliri azalan müteahhidinin yardımına koştu. Havalimanlarını işleten şirketlerin, 2020 yılı içinde düzenlenen ve vadesi 31 Ocak'a ötelenen faturalarının iptaline karar verdi. 2021-2022 dönemine ait kira bedellerinin de 2 yıl boyunca, yüzde 50 indirimli uygulanmasına karar verdi. Mesela, yıllık 1 milyon 300 bin yolcu garantisi verdiği havaalanını, sadece 7 bin 235 yolcu kullanınca, milletin kesesinden 60 milyon lira ödeyen iktidar, bununla da yetinmeyip, fatura iptal edip, kirada indirim yaptı. 5 bin lira, 10 bin lira kira ödeyen esnafımıza 750 lira kira yardımı yapan iktidar, bu kararla o beş müteahhidine milyarlarca liralık kıyak yaptı. Yine milletini duymadı, yine esnafını görmedi, yine işsiz insanlarını düşünmedi. Sayın Erdoğan, millete gelince, cebinde akrep var. Müteahhidine gelince, 'Buyur dükkan senin.' diyorsun. Devletin, o beş müteahhitten alacağı milyarlarca liralık kiradan vazgeçiyorsun ama utanmadan yokluk çeken milletimin kafasına çay atıyorsun. Adı da keyif çayı... Ayıptır, yazıktır, günahtır. Seni o makamlara getiren, o kodamanlar değil, millettir millet. Senin artık milletimize verecek bir şeyin kalmadı. Bunu kabullen artık. İktidar olmayı, partinin ve şahsi iktidarının, ömrünü uzatmak zanneder oldun. Oysa bir iktidarın amacı, partisinin ve şahsının iktidar ömrünü uzatmak değil, kendisine her türlü makamı, her türlü imkanı veren milletine, hizmet etmek olmalıdır. Saraya kapanmış, milletine yabancılaşmış bir siyasetin, sonu gelmiş demektir. Siyaset tarihi, millet komşusuna gidemezken 'Ay'a gidiyoruz' diyen hayal tüccarlarının hazin sonlarıyla doludur. Sayın Erdoğan, algı karın doyurmuyor. Siyaset iletişimiyle ay sonu gelmiyor. Yapay gündemler faturaları ödemiyor."

"Pandemi, engelli vatandaşların yaşamlarını en başta ekonomik olarak etkiledi"

Türkiye'deki dezavantajlı gruplar için, sorunların büyük olduğunu söyleyen Akşener, engellilerin iş fırsatlarından kent mimarisine kadar birçok alanda sorun yaşadığını ifade etti.

Akşener, konuşmasının bu bölümünde, engelli Aysun Karaemir'e söz verdi. Karaemir, kürsünün önünde, tekerlekli sandalyesinde oturarak yaptığı konuşmada, engelli vatandaşların sorunlarını ve taleplerini dile getirdi.

Karaemir'e teşekkür eden Akşener, "Burası, Türkiye Büyük Millet Meclisi. Burası, milletimizin her ferdinin sorunlarına çare beklediği yer. Gördünüz, engelli bir kardeşimiz, burada kürsüye ulaşamıyor. Bu duruma pansuman bir çözüm bulabilir miydik? Bulabilirdik. Ancak, yapsaydık o taktirde, buranın gerçeğini de gizlemiş olurduk. Engelleri kaldırmak, vatandaşlarımızın, kimseye ihtiyaç duymadan yaşamalarını sağlamaktır. Onların dertlerini çözecek binada bile düşünülmemiş olmaları büyük ayıp. Türkiye’nin Meclisindeki tablo buysa varın sokağı siz düşünün." dedi.

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne işaret eden Akşener, "Sözleşmeyi imzalamış Türkiye'de, bunlar yapılıyor mu? Engelli dostu kaç devlet binası var? Engelli dostu kaç sokak var? Engelli dostu kaç turizm işletmesi var? Hastanelerde işaret dili bilen kaç sağlık personeli var? Toplumun bilinçlendirilmesi için bir çaba var mı? Bunlar olmadığı gibi, normal zamanlarda bile görmezden gelinen, sesleri duyulmayan, en ufak destek için bile, kapı kapı dolaşmak zorunda bırakılan engelli vatandaşlarımız, pandemi döneminde de iktidarın yanlış politikalarından en kötü etkilenen kesimlerden biri oldu." ifadesine yer verdi.

Akşener, pandeminin engellilerin yaşamlarını en başta ekonomik olarak etkilediğini ama iktidarın Kovid-19 öncesinde de oldukça sorunlu bir alan olan engelli istihdamı konusunda hiçbir çaba sarf etmediğini iddia etti.

OECD ülkelerinde, engellilere ayrılan kamu yardımlarının milli gelirin ortalama yüzde 2'si olduğunu aktaran Akşener, Türkiye'deki engellilere ayrılan kamu yardımlarının milli gelirin sadece binde 1'i olduğunu söyledi. Akşener, "Bu bir zihniyet meselesi. O nedenle ülkemizde engelli olup çalışmak isteyenlere yönelik iktidarın bakış açısı, 'Engellidir yapamaz, engellidir çalışamazdan' öteye geçmiyor." şeklinde konuştu.

Engellilerin, yıllardır korumalı iş yerlerinde istihdam edilmeye çalışıldığını dile getiren Akşener, şunları kaydetti:

"Bu yanlış bakış açısı, kendisini en fazla kamu kurumlarında gösteriyor. İktidar, sanki hiç engelli avukat, mühendis, doktor, yazılımcı, nitelikli işçi yokmuş gibi, tüm engellileri, bir blok halinde, nitelikli olmayan işçi sınıfında görüyor. Bu durum da 'Sana iş verdik daha ne istiyorsun?' diyerek kendi mesleğini yapmak dışında bir talebi olmayan engellileri hayata daha da küstürüyor. Engelli vatandaşlarımızın çilesi burada da bitmiyor. İstihdamda yaşadıkları sorunlar yalnızca işe girişle sınırlı değil. Çalıştıkları süre boyunca engelliler, iş sağlığından, yeterli ekipman desteğine kadar, onlarca sorunla baş etmek zorundalar. Tüm bunlara ek olarak engellilerin 15 yıl çalıştıktan sonra emeklilik hakları olduğu için, bazı şirketler, 15 yılın ardından onları zorunlu emekli etmeye çalışıyor."

Akşener, İYİ Parti'nin iktidarında engellilere iyi bir hayat kalitesi sunacaklarını belirterek engelli vatandaşlara yönelik çalışmalarını ve projelerini anlattı. AA

Yorumlar (0)
16
açık
Günün Anketi Tümü
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i başarılı buluyor musunuz?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i başarılı buluyor musunuz?
Namaz Vakti 27 Şubat 2021
İmsak 06:19
Güneş 07:40
Öğle 13:29
İkindi 16:37
Akşam 19:09
Yatsı 20:25
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Konyaspor 25 31
12. Sivasspor 24 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 23 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemenspor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 25 32
9. Athletic Bilbao 24 30
10. Granada 24 30
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19