Çocuklarımız, kadınlarımız ölüyor: “Bizim büyük kıyametimiz!”

Müslüme Bebek, Elif Ada Bebek ve 28 yaşındaki Başak Cengiz… Onlar, bozulan sistemin kurbanları. Çocuklarımız ve kadınlarımız her geçen gün yok olurken, şiddet yine şiddet ile çözülmek isteniyor

Güncel 07.12.2021, 11:04 07.12.2021, 11:09
Çocuklarımız, kadınlarımız ölüyor: “Bizim büyük kıyametimiz!”

SULTAN GÜMÜŞ KAYA / RÖPORTAJ

Yaklaşık 2 yıldır uluslararası mücadele edilen bir konu olan Kovid-19 pandemisi yurt genelinde ciddi sorunları beraberinde getirirken, karantina, yasaklar ve yeni normal ile vatandaşların ruh sağlığı problemleri daha da derinleşti… Fakat derinleşen bir sorun daha var ki toplumu özellikle kadınları ve çocukları tehdit etmeye devam ediyor. Dedesi tarafından önce cinsel istismara uğrayan ardından yaşamını kaybeden Müslüme bebek, ailesi tarafından dövüldüğü anların videosu çekilen ve gördüğü ağır şiddet sonrası yoğun bakıma alınan Elif Ada bebek, sokak ortasında tanımadığı bir kişi tarafından samuray kılıcı ile öldürülen 28 yaşındaki Başak Cengiz bozulan sistemin kurbanları… Peki, tüm bunlar yaşanırken geride kalan, sağ kalmayı şimdilik başarabilmiş bizler yaşamlarımıza nasıl devam edeceğiz? Konuya ilişkin sorularımızı yanıtlayan Uzman Klinik Psikolog ve Avrupa Birliği Uzmanı Metin Olataş, özellikle pedofili konusunun tam bir devlet sorunu olarak çok çeşitli açılardan ele alınması gerektiğini vurguladı.

CEZA SİSTEMİ YETERLİ DEĞİLDİR

Uzman bir psikolog olarak toplumun ulaştığı bu noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Çünkü durum oldukça vahim? Öyle bir aşamadayız ki katiller ölümü şekillendirmeye başladı. Samuray kılıcıyla öldürülen bir genç kızdan bahsediyoruz… Bebeğini döverken videoya alan bir ebeveynden bahsediyoruz. Bu bizim aslında büyük kıyametimiz.

Kesinlikle size katılıyorum. Hatta bu küçük değil oldukça büyük bir kıyamet. Çünkü esasında ateş gerçekten düştüğü yeri yakar. Bütün saydığınız ve sayamadığımız kadar çok olan olaylar ailelerin ve toplumun kıyameti. Artık hepimizde aynı korku hakim: ‘Acaba benim de başıma bir şey gelecek mi?’ Çünkü bütün bu vahşetler hem en yakınlarca hem de hiç ama hiç tanımadığımız kişilerce gerçekleştirilmekteler. Minik Müslüme bebeğin yaşadığı durum bir yandan aslında bir pedofili örneği. Bu tarz kişilerin hem ceza sisteminde en ağır şekilde cezalandırılması hem de mümkün olan en etkili şekilde sağlık açısından ele alınması gerekmektedir. Pedofilinin hem psikolojik gelişimsel hem toplumsal bir yanı olduğu bir gerçek. Ancak hiçbir gerçek yapılan eylemi haklı kılamaz ya da cezasız bırakamaz. Onun için pedofili konusunun tam bir devlet sorunu olarak çok çeşitli açılardan ele alınması ve ona göre ciddi düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Bu ve benzeri durumların yaşanmasının önüne geçebilmek için sadece ceza sistemi yeterli değildir. Kişilerin bebeklikten itibaren sağlıklı ve güvenli ortamlarda yetişmesini ve yaşamasını sağlayarak bu tarz olayların önüne geçmek mümkündür. Yani cezanın yanı sıra koruyucu önleyici önlemler alınmalıdır. Bu da toplumun her kesiminin biyolojik ve psikolojik gelişiminin sistemli bir şekilde sağlanması ile mümkün olabilir. Bir başka yakınlarca yapılan şiddet ise bahsini ettiğiniz cani ebeveyn örneği. Bunun hiçbir şekilde bir izahı olamaz. Sorsanız bir sürü sebep sayabilir. Ancak hiçbir sebep, hiçbir gerekçe minicik ve savunmasız bir canın işkence görmesini açıklamaya yetmez.

Suçluların sonrasında ‘psikolojik rahatsızlık’ bahanesinin arkasına sığınmasına ne diyorsunuz peki?

Demin bahsettiklerimiz yakınlardan gelen şiddet örnekleri idi. Bir de resmen ‘şansa yaşıyoruz’ dedirten olaylardan samuray kılıcı ile öldürülen genç kızımız var. Yanlış ya da eksik bilmiyorsam bu iki kişinin birbiri ile bir bağlantısı yok. Sadece savunmasız gördüğü için gerçekleşen bir vahşet durumu. Daha sonrasında da arkasına sığınmaya çalışılan bir psikolojik rahatsızlık bahanesi. Bu durumun da bir bahanesi olamaz, olmamalı. Yapılan canice bir hareket ve mutlaka bunun da bir cezası olmalı. Verilen cezanın yanı sıra eğer gerçekten psikiyatrik bir rahatsızlık varsa da bunun devlet eli ile rehabilitasyonunun sağlanması gerekir. Ayrıca burada bu cani kişilerin ailelerine de görev düşmekte. Çünkü bu tarz tehlikeli bir rahatsızlık durumundan haberdar olup önlem almamak bir sorun; ayrıca böyle bir tehlikeli ruh halinin farkında olmamak başka bir sorun. Bireyleri, özelliklede çocukları en yakından gözlemleyip; onları takip edip gerekli desteği sağlayabilecek olan kişiler ailelerdir. Bunun yapılmaması da ayrıca ciddi bir ihmal konusudur. Yapılan bu ihmaller de buradaki gibi masum başka canların hayatlarına sebep olmaktadır.

ŞİDDET YENİ MAĞDURLARI YARATIR

Yukarıda bahsini ettiğim tüm olayları sosyal medya aracılığıyla öğrendik. Sosyal medya bu noktada bir araç mı yoksa silah mı? Çünkü doğru kullanımı sağlanmadığı takdirde insanları canavar hale getiren unsurlardan biri de sosyal medya.

Sosyal medya ile ilgili bu çelişkili yaklaşım konusunda oldukça haklısınız. Sosyal medya artık her şeyimiz olmuş durumda. Bahsi edilen olayları ve daha fazlasını sosyal medyadan öğrenirken; zaman zaman aslında adaletin de sosyal medya üzerinden sağlanan farkındalıkla sağlanmasına katkıda

bulunulduğuna şahit oluyoruz. Aynı zamanda sosyal medya üzerinden de insanların hayatları ile oynamak mümkün oluyor. Kısacası sorunuza cevap olarak iki tane ‘evet’ diyorum. Sosyal medya hem bir araç hem de bir silah. Silah kısmından bahsedecek olursak; sosyal medyada gördüğümüz her şeyi teyit etmeden doğru kabul etmek bizleri bilgisiz ve sığ yaparken; sosyal medyanın sağladığı anonim olabilme imkanı da insanları kolayca ‘canavar’laştırabilmektedir. Anonimliğin vermiş olduğu sağlıksız öz güven ile insanlar birbirlerinin hayatlarına olumsuz anlamda müdahale etme imkanı bulmaktadırlar. Araç olma yönünden bahsedecek de pek de parlak şeyler söylemek ne yazık ki mümkün değil. Çünkü her şeyi sosyal medyadan elde etmeye çalışan bir toplum haline geldik ne yazık ki. Alışverişi de, eğitimi de, sağlığı da, bilgiyi de ve aklıma gelmeyen pek çok şeyi sosyal medya üzerinden kısa yoldan elde etmeye çalışıyoruz. Bu da hayatlarımızın yüzeyselleşmesine sebep oluyor. Bir şey ne kadar hap bilgi şeklinde olursa o kadar derinlikten yoksun olur. Bu da kişilerin de aynı şekilde derinliklerini kaybetmesine ve yüzeysel-sıradan kişiler olmasına sebep oluyor.

Geride kalan bizler dedim… Sahi bizler ne yapmalıyız? Artık insanlar sakin kalamıyor. ‘İdam’ diye hashtagler açıldı. Sayfalar karartıldı. Olumlu bir toplumsal dönüşüme nasıl geçebiliriz?

Şiddetin şiddetle çözüldüğü bugüne kadar görülmüş bir şey değil. Çünkü her yeni şiddet kendi yeni mağdurlarını yaratır. Bu mağdurlar da kendi mağdurlarını yaratacaklardır. O yüzden bahsini ettiğiniz (adını ağzıma bile almak istemediğim bir kelime) hashtag’lerin ne bireysel ne de toplumsal huzur, sağlık, barış ortamına bir katkısı olamaz. İnsanlar doğal olarak sinirlenirler ancak bu sinirle baş etmenin sağlıklı ve faydalı yolları vardır. Kendisi için ve toplumu için iyi işlerde bulunmak bu iyi oluşun bir adımı olabilir. Keşke ülkemizdeki sağlık sistemi bütün bireylere psikolojik destek hizmetlerini ücretsiz olarak sunabilse. Bu olana kadar bizler birbirimize destek olarak başlayabiliriz.

Daha sağlıklı ve sığ olmayan bir toplum olmanın tek yolu internet ile aramıza sınır koymaktan geçmektedir. Daha çok okuyan, araştıran ve sorgulayan bir toplum olmadıkça bu ve benzeri olaylardan kurtulmamız ne yazık ki pek de mümkün değil. Bunu yapabilirsek o zaman şiddete karşı da büyük bir zafer elde edebilmek mümkün olacaktır… Yaşayacağımız bir hayatımız var ve onu anlamlı kılmak büyük ölçüde bizim elimizde. Lütfen bunu unutmayalım ve insana yakışır şekilde insanca yaşamak ve yaşatmak için gayret gösterelim. 

Yorumlar (1)
Edanur Aydemir 2 ay önce
Daha çok sorun odaklı değil de çözüm odaklı haberler izleyebilsek, okuyabilsek ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum çünkü biliriz ki olumsuzluk ardından olumsuzluğu getiriyor örneğin birisi çıkıp da testere ile kadınları doğradığında ardından bunun gibi vahşet olaylarını da getiriyor, bunlar birbirlerine bakarak bir şiddet zinciri oluşturuyor. Sultan hanımın haberi de güzel konuya değinmiş tebrik ederim. Hep birlikte güzel günler görelim, güzel ve güneşli günler..
0
az bulutlu
Namaz Vakti 26 Ocak 2022
İmsak 06:50
Güneş 08:15
Öğle 13:29
İkindi 16:10
Akşam 18:33
Yatsı 19:53
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11